13 Mart 2014 15:15

Gazi’den Gezi’ye, Gezi’den Berkin’e

Berkin, bir 12 Mart günü, soğuk havayı ışıtmaya başlayan güneşin altında son yolculuğuna uğurlanıyor. Ne tesadüf; bugün aynı zamanda Gazi katliamının yıldönümü. Bütün İstanbul küçük Berkin’e ağlıyor. İstanbul Okmeydanı’na akarken Gazi mahallesi de Gazi şehitleri için anma yürüyüşüne başlıyor.

Paylaş

Ercüment AKDENİZ

Berkin, bir 12 Mart günü, soğuk havayı ışıtmaya başlayan güneşin altında son yolculuğuna uğurlanıyor. Ne tesadüf; bugün aynı zamanda Gazi katliamının yıldönümü. Bütün İstanbul  küçük Berkin’e ağlıyor. İstanbul Okmeydanı’na akarken Gazi mahallesi de Gazi şehitleri için anma yürüyüşüne başlıyor.  

ŞENGÜL’ÜN ANLATTIĞI

Gazi’deki okullarda ne bir öğrenci ne de öğretmen bulmak mümkün. Esnafın tamamı kepenk kapatmış. Halk aradan yıllar geçmesine rağmen yargı önüne çıkarılmayan asıl katillere ve adalet kurumuna öfkeli. Gazi halkı Berkin için de haykırıyor. Gazi yürüyüşünde dikkat çekici bir şey var; Kürtler Gazi’deki yürüyüşe oldukça kitlesel katılmışlar. Onlarla konuşmak istiyorum. Arkadaşlar beni bir Kürt kadınıyla tanıştırıyor, adı Şengül Koçer. Yürüyüşe neden katıldığını soruyorum, bakın neler anlatıyor; “Babam 1994 yılında Muş’un Malazgirt ilçesinde öldürüldü. Onu yakılmış köyümüze, Nurettin köyüne götürdüler. Tırnaklarını çekip üzerine yanmış naylon damlatmışlar, cenazenin durumu perişandı. Babamın adı Ramazan’dı, onunla guru duyuyorum çünkü canı pahasına kimsenin adını vermedi. Köyümüz yakıldığı için Patnos’ta yaşıyorduk, cenazeyi oraya getirdiler. Bir de senaryo uydurmuşlar 7 teröristle birlikte ele geçirdik diye. Akşam televizyonda Berkin’in annesinin ağıtlarını duyunca yaşadıklarımız aklıma geldi. Biz Kürtler bu acılarla büyüdük, Berkin’in acısıyla acımız tazelendi.”

Şengül hanım 4 çocuk annesi ve yirmi yıllık evlilik hayatı boyunca kocasını çok az görebilmiş. Çünkü eşi ömrünün büyük kısmını cezaevinde geçirmiş. “PKK davası mı?” diye sorunca; “Başka ne olacak, biz Kürtler başka neyden yargılanırız ki!” diye cevap veriyor. Gazi anması biterken o Berkin’in annesini görmek için Okmeydanı’na doğru yol alıyor. Şengül hanıma son olarak, bu kötü gidiş nasıl son bulur diye soruyorum. “Biz Kürtler, Aleviler, ezilen bütün insanlar bir olmamız lazım, başımızda bu devlet oldukça bir şey değişmez, onu değiştirmemiz lazım” diyor.

BERKİN’İN BÜYÜDÜĞÜ SOKAKLAR…

Okmeydanı’nın daracık sokakları duvarların içine yerleştirilmiş su boruları gibi. Sokaklarda büyük bir izdiham yaşanıyor ama kaç kişi olduğunu anlayamıyorsunuz. Şişli’ye doğru yürüyüş başladığında, patlamış borulardan fışkıran sular gibi kitlelerin açıklığa doğru aktığı görülüyor. İnsanlar karınca sürüleri gibi, sonu gelmek bitmiyor. Yaşlı bir amca “Yahu bu kadar insan nerden çıktı?” diye söyleniyor.

Berkin bugün herkesin çocuğu, Berkin bugün herkesin küçük kardeşi ve Berkin bugün başından vurulmuş on beşinde bir fidan… Berkin bugün, 269 gün ölüme direnen gencecik bir bedenin halka ulaşan umudu. Sokaklarda öfkeli sloganlar onun adını çağırıyor; “İstanbul uyuma çocuğuna sahip çık!” Öfkeli gençler üstgeçitlere, büyük inşaat binalarına asılan AKP’nin propaganda afişlerini parçalıyor.    

Taraftarlar bağırıyor; “Beşiktaş Çarşı Faşizme Karşı.” Boğaziçili, Kültür Üniversiteli öğrenciler Berkin pankartlarıyla yürüyor. Kortejin her yanında liseliler “Hepimiz Berkin’iz öldürmekle bitmeyiz” diye haykırıyor.

Büyük insan selini fotoğraflamak için yolun kenarlarına, üstgeçitlerin tepesine mevzilenen insanların yüzü öfkeli olduğu kadar umutlu. Hemen her yanda aynı muhabbet;
“Sence kaç kişi var?”
“Hrant’ın cenazesi mi kalabalık yoksa bu mu?”
Ben kendi adıma şunu söyleyebilirim; Metin Göktepe cenazesi döneminin en kitlesel anti-faşist gösterisi olarak tarihe yazılmıştı. Sonra, Hrant’ın cenazesindeki kitlesellik Metin’i aştı. Polis ve devlet terörüne karşı gerçekleşen Berkin Elvan’ın cenaze töreni ise diyebiliriz ki kitlesellik açısından Hrant’ın cenaze törenini aştı!  İstanbul tarihi bir gün yaşadı. Günlerdir “hırsız” yaftası ile damgalanan Başbakan bugün üzerinde “katil” yazan yeni bir unvan kazandı. Ve şimdi sokaklar  “Hırsız, katil Erdoğan” sloganlarıyla inliyor.
Kitleselliğiyle birbirini aşarak katlanan cenaze törenleri, halkın biriken öfkesi kadar köklü ve devrimci bir dönüşüme de işaret ediyor. Haziran direnişinden bu yana sokaklarda filizlenen gençler, yüz binler halinde devrim ve demokrasi mücadelesine katılıyor.
Hükümet ve Başbakan 30 Mart seçimlerinde ne sonuç alırsa alsın, küçük Berkin’in cenaze töreni Erdoğan’ın siyaseten bittiğinin resmi olmuştur. Çünkü kitleler artık sadece bir Başbakanın değil dilden dile dolaşan bir diktatörün adını haykırıyor.

ÖNCEKİ HABER

Dünya, Berkin Elvan cenazesini böyle gördü

SONRAKİ HABER

Bursa'da otelin dış cephe temizliğini yapan sepetli vinç düştü: 2 işçi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa