A’normal’ nükleer açıklamaları

A’normal’ nükleer açıklamaları

İlk kez Evrensel’in gündeme getirdiği Köprübaşı’da eski uranyum madeninden kaynaklı radyoaktif kirlilikle ilgili soru önergesine Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından cevap geldi. Bakanlıklar, bölgede yapılan tüm bilimsel araştırmaları yok sayarak, radyoaktif kirliliğin doğal olduğunu savundu.

Özer AKDEMİR
İzmir


İlk kez Evrensel’in gündeme getirdiği Manisa Köprübaşı’da eski uranyum madeninden kaynaklı radyoaktif kirlilikle ilgili verilen bir soru önergesine Tarım, Köy İşleri ve Hayvancılık Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından cevap geldi. Bakanlıklar, bölgede yapılan tüm bilimsel araştırmaları yok sayarak, radyoaktif kirliliğin doğal olduğunu savundu.
Manisa Köprübaşı’daki nükleer skandal, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Levent Tüzel tarafından meclis gündemine taşınmıştı. Tüzel, Tarım, Köy İşleri ve Hayvancılık Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına verdiği soru önergesinde, Köprübaşı’da normal değerlerin tam 140 katı radyasyon ölçümü yapıldığını ve Fırat Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Şaşmaz’ın 2007-2008 yılları arasında Köprübaşı’da yaptığı bilimsel çalışma sonucu bölgede uranyum kirliliği tespit ettiğine dikkat çekti. Tüzel, ayrıca soru önergesinde bölgedeki kirliliğin Gediz yoluyla Ege Denizi’ne kadar ulaştığı yönündeki bilimsel tespitlere de yer verdi. Levent Tüzel, Bakanlıklara yöredeki radyasyon kirliliğinin daha önce bilinip bilinmediğini, toprağa, yer altı suyuna ve havaya karışan radyoaktif maddelere karşı alınan önlemleri sordu.
Levent Tüzel’in sorusuna yanıt veren Tarım, Köy İşleri ve Hayvancılık Bakanlığı eski uranyum madeninin radyoaktif kirliliğe yol açtığı konusu ile ilgili çalışmaların Manisa Valiliği koordinasyonunda Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından yürütüldüğünü, kendilerinin gerekli desteği verdiklerini belirtmekle yetindi.

RADYOAKTİVİTE VAR AMA...

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yanıtında da Köprübaşı ilçesi şebeke suyundan alınan numuneler üzerinde 2011 yılında yapılan radyoaktivite analizleri sonucunda toplam alfa için 0.35 Bq/L ve toplam beta için ise 0.60 Bq/L değerleri tespit edildiği bilgisi verilerek bu değerlerin Sağlık Bakanlığının İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğinde belirtilen toplam gösterge değerinin altında olduğu ileri sürüldü.

Gazete haberlerinin ardından TAEK ve MTA uzmanları tarafından yapılan incelemelerle ilgili Bakanlık, “23-25 Ocak 2014 tarihlerinde bölgede yapılan radyoaktivite ölçümleri sonucunda doğal seviyelerin üzerinde bir anomali tespit edilmemiştir. Bununla birlikte çevredeki sularda ve toprakta ayrıntılı analiz yapılması için numuneler alınmıştır” dedi.

TÜM RAPORLAR YOK SAYILIYOR

Bakanlık, ayrıca yörede  uranyum cevherinin doğal olarak bulunduğu ve yapılan işin de “Yalnızca cevherli topraktan numune alınmasından ibaret olduğu”nu ileri sürdü. Oysa aralarında Başbakanlık Kalkınma Raporları’nın da bulunduğu çok sayıda resmi rapor ve bilimsel araştırmada, yörede tonlarca cevher çıkarıldığı, Köprübaşı’daki tesislerde işlenerek yaklaşık 1200 kg sarı pasta elde edildiği bilgisi yer almakta. 

Bakanlık, Dokuz Eylül Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Enver Yaser Küçükgül ve Greenpaece’in yaptığı ölçümlerin aksine yörede radyasyon değerlerinin “Normal doğal radyasyon düzeylerinde” olduğu yönündeki TAEK açıklamalarını yineledi.


KÖPRÜBAŞI URANYUM SKANDALI

Manisa Köprübaşı ilçesine 4 kilometre uzaklıkta bulunan Kasar köyü ve civarında 1970-1980 yılları arasında işletilen uranyum cevher alanlarında geçtiğimiz ocak ayı içerisinde Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Enver Yaser Küçükgül ve EGEÇEP Yürütme Kurulu Üyesi Jeoloji Mühendisi Erhan İçöz gama radyasyon ölçümü yaptı ve dünya genelinde izin verilen yıllık radyasyon değerinin 140 katını bulan değerler ölçüldü. Gazetemiz bu ölçümleri “Manisa’da Çernobil” manşetiyle kamuoyuna duyurdu. Haberimizin ardından çeşitli milletvekilleri TBMM’ye soru önergesi verirken, TAEK bölgede ölçüm yapmış, ama çıkan değerleri ‘normal’ olarak açıklamıştı. Greenpeace de bağımsız uzmanlarla yaptığı ölçümlerde normalin 50 katı üzerinde radyasyon ölçümü saptamıştı. Yine birçok bilimsel raporun yöredeki radyasyon kirliliğine dikkat çektiği ortaya çıkmıştı.

www.evrensel.net