12 Mart 2014 10:00

‘Yaptığımız işe muhabbet diyoruz’

Albümleri yok, olsa da sahnelerini kovalamak gerek zira doğaçlamalarıyla, gözlerindeki aşkla, muhabbetlerindeki meşkle karşılaşınca alışkanlık yapıyor. Sahnede enstrümandan enstrümana geçen bu adamlar yeni kurulmanın verdiği heyecan ve şehre yeni olduğu kadar öz’den gelen müziği sunmanın aşkıyla oturuyorlar masaya.

Paylaş

Gamze ÇELİK
Adana


Ethnic Band Adana’dan dünya müziğine açılan bir kapı olarak çıktı karşıma. Birçoğunu ayrı ayrı tanıdığım bu adamların bir araya gelip böyle güzel bir iş çıkartacağı aklımın ucundan geçmezdi. Sosyal medyada verecekleri ilk konserin programını gördüm ve bir kağıda tarihi yazıp panoma iğneledim. Sonra gün gelip çattı, gittiğimde konserin 2. yarısı başlamak üzereydi. Sahnede bir sürü enstrüman ve 6 müzisyen karşıladı beni. Santur, bass gitar, elektro gitar, kaval-ney, kopuz, flüt, tumba, bendir, efekt perküsyonlar ile oturdukları gibi başladılar isimlerinin hakkını vermeye. Çeçen kızı ,Habudiyar, Pirlere niyaz ederiz, Masar, Asfar, Kayıkçı, Hasta Siempre, Gel Gör Beni, Evare, Avlanskani, Gelin Çıkarma...
Hasta Siempre’nin melodisi öyle bir hal alıyor ki perküsyonla, santurla ve diğer enstrümanlarla eh etnik müziğe bir Küba halk şarkısı bu kadar güzel uydurulur diyorum.
Son olarak Filistinli 3 kardeşin şarkısı “ Masar” geliyor. Her zaman sona bırakıyorlar nedenini ise dinleyince anlıyorum. Masar’dan sonra ne onlar başka şarkıya geçebiliyor ne de dinleyiciler.
Albümleri yok, olsa da sahnelerini kovalamak gerek zira doğaçlamalarıyla, gözlerindeki aşkla, muhabbetlerindeki meşkle karşılaşınca alışkanlık yapıyor.
Ekip Bülent Geliç, Mustafa Altun,Yalçın Sağlık, İlker Yalgın, Delil Öncü, Onur Çevik ortaklığıyla kuruldu. Sahnede enstrümandan enstrümana geçen bu adamlar yeni kurulmanın verdiği heyecan ve şehre yeni olduğu kadar öz’den gelen müziği sunmanın aşkıyla oturuyorlar masaya.

Ethnic Band’ı nasıl  kurduğunuzla başlayalım isterseniz.
Bülent: Delil İran’a santur eğitimi almak için gidecekti. Bir dinleti yapalım dedi. Sonra diğer arkadaşlarla tesadüfen bir araya gelip çalmaya başladık. Hoşumuza
gitti. Sonrasında ayrılamadık.Ve bu muhabbet, düzenli çalışan ve ciddi işler yapan bir grup haline geldi.

Şimdi İran’a gitmiyor musun?
Delil: Gideceğim hatta birlikte gideceğiz.
Bülent: Ben de gidip yerinde arbani öğreneceğim.

Dinleyicilerinizle radyoda, sokakta, sahnede buluşuyorsunuz. Sizin için tüm bu alanlar dinleyicilerle direkt temas kurduğunuz yeler oluyor. Adana’nın sokaklarında nelerle karşılaşıyorsunuz?
Mustafa: Sahnede olduğun zaman dinleyicinin enerjisini alıyorsun. İyi enerjiyi de kötü enerjiyi de alıyorsun ona göre yansıtıyorsun.
Delil: Sokakta çalmamızın bir anlamı da bu.
Mustafa: Kültür düzeyi, eğitim düzeyi, farklılık gösteren insanlar sokakta, onları görebiliyoruz. Bunu kapalı ortamlarda çok fazla yaşayacağımıza inanmıyoruz.
Delil: Kapalı mekanda bir yaş ortalaması oluyor mesela genç kuşak. Bebeklere ya da çok yaşlılara orada müzik yapamazsın. Sokakta bu durum çok farklı. Sokakta en ilgililer çok büyükler ve çok küçükler. Çocuklar ve yaşlılar…

Adana’daki ilk konserinizde mekan ağzına kadar doluydu, şaşırdınız mı?
Delil: Ben çok şaşırdım ama yaptığımız işe muhabbet diyoruz ve bir yerde temiz bir muhabbet varsa ona dahil olanlar muhakkak oluyormuş demek.
Mustafa: Şaşırdık ama demek ki potansiyel vardı .
Bülent: Demek ki bu muhabbete dahil olan çok fazla kişi var.

KENDİ HALİMİZİ ANLATIYORUZ
Popüler kültürle yaptığınız muhabbet arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsunuz?

Mustafa: Aslında yapmaya çalıştığımız şey kendi halimizi anlatmak, bu anlamda birilerine mesaj vermek, kimsenin olmadığı gibi bizim de haddimiz değil. Ancak Ethnic Band yaptığı müziğin niteliğinin dışında tabii ki apolitik değil, toplumsal hassasiyetleri olan bir grup.
Delil: Tabii ki daha çok kişi katılırsa bu muhabbete çok seviniriz.

ENSTRÜMAN ZENGİNLİĞİ SOKAĞA YAKIŞIYOR
Doğaçlama yapıyorsunuz ama o kadar uyumlusunuz ki demek ki enerjiniz çok iyi tutuyor.

Delil: Doğaçlamadaki uyum iyi muhabbetle, birbirimizi yakalamamızla alakalı olabilir.

Sahnede çok çeşitli enstrümanlar gördük nelerdi onlar?
Yalçın: Ne kadar renkli olursa o kadar iyi. Santur, tumba, elektro, bas, kopuz,  kaval, dilli kaval… Kontrbas da olsun çok isteriz aslında. Sokakta yaptığımız müziğe de çok yakışır.

Adana’da senden başka santur çalan var mı? Biliyor musun?
Delil: ‘Santur çalmak ‘ çok iddialı bir laf. Ben çalmaya çalıyorum ve benim gibi çalmaya çalışan başka arkadaşlar da var tabii ki.

Sokakta müzik yaptığın zaman ‘aa bu hangi enstrüman’ dediklerini çok gördüm...
Delil: Evet bu ilgi çok sevindirici ama başka bir açıdan da rahatsız edici. İlgilendikleri şey sadece santur mu yoksa içinde benim icraam da var mı bazen bilemiyorum. Bu yüzden çok çalışıyorum .

Yeni fikirler var mı?
Mustafa: Setarımız var en kısa zamanda onu da ekleyeceğiz.

Sen sahnede birçok enstrüman çalıyorsun. Biraz anlatır mısın?

İlker: İstediğimiz soundla alakalı ney, kaval, dilli kaval, balta saz yani kopuz. Çeşitli düzenler çekerek kullanabiliyorum.
Delil: Hepimizin bu işten beklediği bir sound var o yüzden enstrüman seçiminde dikkatliyiz.

KÜRTÇEDEN, İSPANYOLCAYA, JAZZDAN, BLUESA
Sahnede hangi dillerde söylüyorsunuz?

Mustafa: Sahnede Kürtçe, Gürcü dili, İspanyolca ve Türkçe kullandık. Filistinli müzisyenlerin eserlerini de çaldık sahnede.
Delil: Enstrümantal Ermeni ezgileri de çalıyoruz.

Neler dinliyorsunuz?
Delil: Hepimiz jazz , blues, halk müziği çok seviyoruz bu anlamda dinlerken Ethnic Band’da  jazz da blues da bulabilirsiniz.
Mustafa: Bu durum özellikle doğaçlarımıza çok yansıyor. Bir Anadolu ezgisinin içinden çok başka formlarda motifler çıkabiliyor.
İlker: Beslendiğimiz farklı kaynaklar var hepimiz bir araya gelip kermes gibi ortaya ürününü sunuyor ve muhabbetimize devam ediyoruz.

Son olarak söylemek istedikleriniz?
Bülent: Birlikte müzik yapmaktan, farklı kültürlere dokunmaya çalışmaktan, özellikle içinde bol doğaç olan müzik yapmaktan (çünkü doğaçlamalar kendimizi en iyi ifade ettiğimiz alanlar ) kısacası bizim o muhabbet dediğimiz durumdan biz çok keyif alıyoruz, öyle umarız ki bizi dinleyenler de aynı keyfi alır ve muhabbet büyür.

ÖNCEKİ HABER

Gezi yaralısı Mutlu Coşar\'a intikam gözaltısı

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa