11 Mart 2014 15:25

Pamuk: AK Parti'nin ekonomi modeli uzatmaları oynuyor

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Pamuk, Wall Street Journal ile yaptığı mülakatta Türkiye’de mevcut ekonomik modelin sürdürülemeyeceğini söyleyerek, 'AK Parti'nin ekonomi modeli uzatmaları oynuyor' şeklinde konuştu.

Paylaş

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Pamuk, Wall Street Journal ile yaptığı mülakatta Türkiye’de mevcut ekonomik modelin sürdürülemeyeceğini savunarak, “AK Parti'nin ekonomi modeli uzatmaları oynuyor” şeklinde konuştu.

Şevket Pamuk, Wall Street Journal ile Türkiye'nin ekonomik performansının nedenlerini ve iktidar partisinin ekonomik modelini ve geleceğini konuştu. Türkiye'nin 200 yıllık ekonomik performansını “vasat” olarak niteleyen Pamuk, “AK Parti dönemi de büyüme açısından ortalamalara yakındır. Yani bir mucizeden söz edilemez” diyor.
Türkiye’de kurumların kalitesinin düşük kalmasının nedeninin siyasette aranması gerektiğini söyleyen Pamuk, başarılı olan tüm ülkelerde iktisadi gelişme devlet müdahaleciliği sayesinde olduğunu vurgularken “Bizde de devlet müdahaleciliği var. Bizde bu müdahalecilik bazı şeyleri başarmıştır ancak bazen de iktisadi gelişmenin önünü tıkamıştır. Son dönemde bunu çok iyi gördük” dedikten sonra şöyle devam ediyor:
“1980 sonrasında 'iktisadi model değişti' denildi. 'Devletin ekonomi içindeki önemi azalacak' denildi. Ancak bugün bakıyorsunuz, devletin ekonomi içindeki rolü sürüyor. Hatta bazı alanlarda arttığını söyleyebilirsiniz. Sadece son iki ayda öğrendiklerimiz değil. AK Parti döneminde devletin kimin kazanacağına, kimin kaybedeceğine karar verme gücü azalmadı, hatta arttı. Tabii bu şöyle sorunlar yaratıyor: Türkiye'de firmalar ve bireyler, eğitime, teknolojiye dayalı bir model yerine devlete yakın olmayı tercih ediyorlar. Devlete yakın olarak para kazanmak daha kolay” görüşünü öne sürüyor.

-“PARTİYE YAKIN YENİ ZENGİNLER YARATMAYI EKONOMİDE EN ÖNEMLİ HEDEF OLARAK BENİMSENDİ”-

Pamuk, siyasi yapıların iyiye gitmeye başladığı, kurumların iyileşmeye yüz tuttuğu dönemlerde iyileşme olduğunu ama hemen ardından siyasi ve sosyal olaylar ekonomik krizlere yol açtığını anlattıktan sonra “AK Parti dönemi de böyle. 2007 yılına kadar olumlu bir dönemdir. O dönemde siyasal olarak kuvvetlerin ayrılığı vardı. AK Parti içinde daha çoğulcu bir yapıdan söz edilebilir. Ekonomiyi denetim altına almak yerine engelleri kaldırmak yaklaşımı benimsenmişti. Kamu kesimindeki büyük dengesizlikleri ortadan kaldırmıştı” dedikten sonra şu savları dile getiriyor:
“2007 seçimleri bir dönüm noktasıdır. Bu seçimden sonra AK Parti kamu kesiminde sağladığı başarı ve iyileştirmeleri özel kesimde de sağlasaydı, ikinci bir dalga halinde bir reform yapılsaydı, çok daha farklı bir yerde olabilirdik. Ancak AK Parti ekonominin önünü açmak yerine 2007 sonrasında ekonomiyi denetlemeye karar verdi. Partiye yakın yeni zenginler yaratmayı sanki ekonomik alanda en önemli hedef olarak benimsedi. 2007'den itibaren ekonomideki olumsuz gidişat Avrupa Birliği süreci ile de yakından ilişkiliydi. AB'nin Türkiye üyeliğini engelleme girişimi Türkiye'de de olumsuz sonuçlar yaratmıştır.”
Prof. Dr. Şevket Pamuk, “Ak Parti kamuda sağladığı başarıyı özel sektörü dönüştürmek, daha teknoloji ve beceriye odaklı bir yapıya dönüştürmeye çalışsaydı Türkiye ekonomisi çok daha iyi yerde olabilirdi” dediği mülakat sırasında son dönemdeki sorunlardan birini, ekonomi yönetimin özel kesimde tasarruf oranının hızla gerilemesine göz yumması olarak niteledi. Tasarruf oranının düşmesinin cari açık sorununa yol açtığını belirten Pamuk “Buna karşı çok önceden önlem alınması gerekiyordu. Şimdi bile alınan önlemler yetersizdir” diye konuştu.

“BU MODELLE EN AZ SEÇİMLER SÜRECİ AŞILANA KADAR GİDİLECEK”

WSJ’nın, “Yüksek kredi kullanımı ve tüketim, bunun yarattığı cari açık ve dış finansman bağımlılığı ve büyümede inşaat sektörünün önemli rol oynadığı ekonomik modelin sonuna geldik diyebilir miyiz?” sorusuna “Bu modelin artık sürdürülemeyeceği anlaşıldı” karşılığını veren Pamuk, “Ama daha farklı bir modele geçmek için bazı siyasal değişiklikler gerekiyor. Önümüzdeki dönemde bazı siyasi kararların alınması gerekiyor. Bunun için gerekli ortam yok” diye düşünüyor.
“Onun için bu modelle en az iki sene, seçimler süreci aşılana kadar gidilecek. Sözünü ettiğiniz modeli siyaset belirlemiştir. AK Parti'nin ekonomiyi denetleyebilmesi için en uygun modeldi bu. Ancak Türkiye'nin uzun vadeli büyüme stratejisi için doğru model değildi” sözlerini de kullanan Pamuk, şöyle devam ediyor:
“Seçimlerden sonra ortaya çıkacak siyasi tablo bu ekonomik modeli belirleyecektir. Genel seçimlerden sonra da siyasi tablonun yeterince açıklık kazanamaması mümkündür. Türkiye çok istikrarsızlık dönemleri gördü. Eğer siyasi bazı dönüşümler olmazsa, tekrar siyasi ve ona bağlı olarak iktisadi istikrarsızlık yaşamamız mümkün.“

“AÇIK TOPLUM, BAĞIMSIZ MEDYANIN NEDEN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞU ANLAŞILIYOR”

Prof. Dr. Şevket Pamuk, mülakat sırasında “Yolsuzluklar konusunda sicilimiz nasıl?” sorusunu da yanıtladı. Yolsuzlukların her toplumda olduğunu ifade eden Pamuk, “İşin önemli boyutu, düzenin yolsuzlukların ortaya çıkarılmasını sağlaması yönünde olmasıdır” dedikten sonra şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye'nin geçmişinde rejiminin açık olmadığı dönemlerde var. Bu dönemlerde yolsuzlukların yaygınlaşması kolay oluyordu. Ama yolsuzlukların medyada sergilenebildiği dönemlerde daha sınırlı kaldı. Şimdi Ak Parti dönemi bu açıdan çok ilginç. Medya sindirildi. Elbette medyanın kendi iş çıkarları vardı. Türkiye'de medyanın iş yapma modelindeki sıkıntılar nedeniyle, kendisini de sık sık sansürledi. Böylece, yolsuzlukların konuşulamadığı ve gizli kaldığı bir dönem izledik. Çok fütursuzca, geçmişte hiç olmadığı kadar fütursuzca yolsuzlukların yapıldığı bir dönem yaşadığımız anlaşılıyor. Şimdi bunları öğrenmeye başladık. Bunun en önemli nedeni, yolsuzlukların hiçbir zaman ortaya çıkmayacağı düşüncesiydi. O zaman anlaşılıyor işte açık toplum, bağımsız medyanın neden çok önemli olduğu…”
Şevket Pamuk “Otoriterleşmenin bunda bir etkisi var mı?” sorusu üzerine de “Yola çıkıldığında AK Parti bir ekip partisiydi. Giderek tek adam partisi oldu. Otoriterlikle iktisadi büyüme bir süre birlikte beraber gidebilir. Ancak artan otoriterleşme yahut kurumsal kalitenin düşmesi uzun vadede sorun ortaya çıkaracak” uyarısını da yapıyor. (ANKA)

Röportajın tamamını okumak için tıklayın

ÖNCEKİ HABER

Endonezya\'da eski bakan yolsuzluktan suçlu bulundu

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa