05 Mart 2014 18:57

Demir eldeki peri parmaklı gitarist

Flamenkonun Jimi Hendrixi olarak kabul edilen, demir eldeki peri parmaklı adam olarak da adlandırılan efsane flamenko gitaristi Paco de lucia ölümüyle birlikte dahilik mertebesinden efsaneler arasında yerini aldı.

Paylaş

Serap Yılmaz Rigault
Colmar


Flamenkonun Jimi Hendrixi olarak kabul edilen, demir eldeki peri parmaklı adam olarak da adlandırılan efsane flamenko gitaristi Paco de lucia ölümüyle birlikte dahilik mertebesinden efsaneler arasında yerini aldı.

Doğduğu şehir olan Algesiras’da ölüm haberi duyulur duyulmaz bayraklar yarıya indirildi, 3 gün yas ilan edildi. Şehrin belediye başkanı Paco de lucia için "Sanat dünyası ve Endülüs için yeri dolduralamıyacak bir kayıp. Ölümüyle dahilik mertebesinden efsaneler arasında yerini aldı. Çok sevdigi Endülüse sürekli bir miras bıraktı. Kendisi bizi terketti ama müziği, kendine özgün yorumu, karekteri her zaman için bizimle birlikte olacaktır" diyordu.

Paco de luica her ne kadar flamenko ustası olarak tanınmış olsada onu farklı kılan özelliği flamenkoyu modernize etmiş; rock, latin mûzikleri ve jazz ile güzel bir füzyon yapmayı başarmıştır. Bununla kalmayıp İspanyol klasiklerini Isaac Albeniz’den, Joaquín Rodrigo (Aranjuez: gitar konçertosu) et Manuel de Falla’ya kadar yeniden kendine göre yorumladı.

FLAMENKO ŞARKICISI BİR BABANIN OĞLU

1947 Algeciras da gitarist ve flamenko şarkıcısı bir babanın oğlu olarak dogdu, 5 yaşında gitara başladı. Kardeşleriyle birlikte günde 12 saat gitar çalıyorlardu. Endülüsün içinde Arap, Yahudi ve Çingene kültürünle harmanlasmış bir ortamda büyüdü. 12 yaşında katıldığı uluslarası flamenko yarışmasında özel ödül aldı. 14 yaşında José Greco'nun dans grubunla ilk yurtdışı turnesini Amerikaya gerçeklestirdi. Bir çok flamenko müzisyenle yaptığı çalışmalardan sonra büyük Flamenko Şarkıcısı Camarón de la Isla'yla tanışarak 1969 ve 1977 arasinda 10 albüm ve 2 dünya turnesini gerçeklestirdikleri müthis ikiliyi oluşturdular. Daha sonra Paco yerini öğrencisi Tomatitoya bırakarak daha farklı çalışmalara yöneldi.

FLAMENKONUN DÜNYACA DİNLENİRLİĞİNİ ARTIRDI

1981’de Amerikalı müzisyen Al Di Meola ve İngiliz müzisyen John McLaughlin ile oluşturdukları Üçlü ile flamenkoyla birlikte kızılderi müziğinden salsaya, bossa-novadan Arap müziğine kadar değisik müziklerden alıntılar yaptılar.Yaptıkları bir dünya turnesinde kaydettikleri "Friday Night in San Francisco" albümü ile en çok satan enstürmantal albüm oldu. Paco de luica’nın cazcılarla yaptığı çalışmalar sonucu dogaçlama tekniğini ilerletti, bu oluşturduğu teknik yeni kuşağın üzerinde bûyük etkiler bıraktı bu da flamenko müziğini dünyada daha fazla dinlenirliğe ulaştırdı. Amerikali piyanist Chick Corea, Carlos Santana, Larry Coryell ve Egberto Gismonti. Jazdan Latin Rock'una kadar degisik stillerdeki bu sanatçılarla çalışmaları oldu. Daha sonra ise bütün kardeşleriyle birlikte bir grup kurdu. Güney Amerika müziğinden alıntıların olduğu ve Güney Amerika’nın mûzik aletlerini de flamenko müziğine katarak yaptıkları çalışmalar büyük sükse gördü ve 1990 yılının sonlarına doğru çalışmalarını azaltma kararı aldı. Uzun süren aralıklarla konserler vermeye devam etti.

24 ALBÜM ÇIKARDI

Paco de luica bütün sanat yaşamı boyunca 24 albüm çıkarttı. Sinema içinde müzikler yaptı. 1983 Carlos Saurayla Carmen, 2008 de Woody Allen ile Vicky Cristina Barselona, 1984’de Stephen Frears in filmi "The Hit"in bestecilerinden biriydi.

İSPANYA’NIN EN BÜYÜK SANAT ÖDÜLÜNÜ ALDI


2004 yılında İspanya’nın en büyük sanat ödülüne olan Prense Austuries'a layik görüldü. Jüri bu ödülü ona verme gerkçesinde “İspanyol kültürünün dûnyadaki en iyi elçisi; sınırların ve stilinin ötesinde geçerek evrensel boyutta ulaşan, kendine has stiliyle yeni kusaklar için yeni bir ekol oluşturarak flamenkonun dünyaca dinlenirliğe ulaşmasındaki katkıları nedeniyle bu ödülü verdik” şeklinde açıkladı.

CENAZESİ 'OLE' SESLERİYLE KARŞILANDI

Paco de Luica'nin tabutu sehre girerken ole sesleri ve kırmızı çiçeklerle karşılandı. Algesiras sehrinin halki, ailesi, sanat dünyasından arkadaşları, binlerce hayranı ve Prens Felipe ve eşi Letizia cenaze törenine katıldı. Tören «cante Jondo» (bir çesit flamenko ağıtı) ile başladı, gitar sesleri, cenazeye katılanları elleriyle tuttukları tempolarla şarkılarla defnedildi. Flamenkonun Jimi Hendrixi olarak kabul ediliyordu. Demir eldeki peri parmaklı adam olarak da adlandırıldı. O gitarin dahisiydi artık bir efsane oldu.
 

ÖNCEKİ HABER

Lavrov, Batının Ukrayna tavrını eleştirdi

SONRAKİ HABER

Keşan’da 11 yaşındaki çocuğa istismar tutuklaması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa