05 Mart 2014 11:00

Artık kazanacaklarına daha fazla inanıyorlar

Otobüsten indikten sonra, farklı isimleri olan deri mağazalarının önünden geçip Punto Deri’nin önüne geliyoruz. 218 gündür direnişlerini sürdüren işçilerde ayrı bir heyecen var. İlk işten atılan 17 kişi için bilirkişi heyeti geliyor. Heyetin 14.00’te geleceği söylenmiş ama neredeyse bir saat geçmesine rağmen henüz ortada kimse yok. İşçiler gruplar halinde mağazanın etrafında toplanmış aralarında sohbet ediyorlar.

Paylaş

Eren YURT
İstanbul

Otobüsten indikten sonra, farklı isimleri olan deri mağazalarının önünden geçip Punto Deri’nin önüne geliyoruz. 218 gündür direnişlerini sürdüren işçilerde ayrı bir heyecen var. İlk işten atılan 17 kişi için bilirkişi heyeti geliyor. Heyetin 14.00’te geleceği söylenmiş ama neredeyse bir saat geçmesine rağmen henüz ortada kimse yok. İşçiler gruplar halinde mağazanın etrafında toplanmış aralarında sohbet ediyorlar. Hepsinin morali yüksek. Kemal Terzi’nin yanına oturuyoruz. Onların davaları henüz görülmemiş, ilk davaları 17 Mart’ta. Bilirkişi raporunun kendileri için de emsal teşkil edeceğini düşünüyor. Davaların kendi lehlerine sonuçlanacağından umutlu. Onun ve diğer işçilerin ortak isteği; davalarını kazanıp talepleri karşılanmış bir şekilde işlerine yeniden başlamak.

SENDİKAL ÖRGÜTLENME İVME KAZANACAK

İlk işten atılan işçilerden Kenan Atik ile konuşmaya başladığımız an heyet geliyor. Heyetle birlikte bir işçi de içeriye giriyor. İşçilerin beklentisi, sendikalaşma mücadelesini başlatan Ramazan Aygün’ün de içeriye girmesi yönünde. Bir süre sonra Ramazan Aygün içeriye çağrılıyor. Sendikalaşma sürecini başlatan işçinin içeriye girmesi işçiler için moral oluyor, küçük bir zafer bir bakıma. Kenan Atik’in davası 31 Mart’ta. Kanıtları ve şahitleri var. Güvenceli çalışma koşullarının bu sektöre girmesi için direnişin başarılı olmasının gerektiğini söylüyor. Bunun için de bütün işçiler bu mücadeleye sahip çıkmalı. Mehmet Görgün’ün de davası ayın 31’inde. Anayasal haklarının tanınmasını istiyor. Direnişin ardından çevredeki işyerlerinin maaş bordrolarını yükselttiğini, çalışma sürelerini kısalttığını ve mesailerin düzenli bir hale geldiğini vurguluyor. Ona göre dava sonuçlanınca sendikal örgütlenme ivme kazanacak. Direnişin başından beri sendikaları yanlarında olmuş. Tüm sendikaların böyle olmasını istiyor. İşçileri, sermayenin ve Hükümetin saldırılarına karşı birlik olmaya çağırıyor.

AÇIĞI KAPATACAK KILIF YOK

Bu arada Punto patronu da boş durmuyor. İşçilerin ifadesine göre Ahmet Demir isimli müdür üzerine Marfur Deri adlı bir işyeri açıyor. Punto’da çalışan 40’a yakın işçi orada işe başlıyor. Amaç Punto’nun kapatılacağına mahkemeyi ve işçileri ikna etmek yani kılıf uydurmak. Ancak açığı kapatacak kılıf bulmak mümkün değil. Sohbetimiz biterken heyet dışarı çıkıyor. Heyetle birlikte çıkan işçilerin yüzü gülüyor. Durumdan memnunlar. Dışarıdakileri toplayıp başlıyorlar anlatmaya. Artık kazanacaklarına daha fazla inanıyorlar. Söz bitince bu zaferlerini; “Gün gelecek devran dönecek patronlar işçiye hesap verecek” sloganıyla kutluyorlar.

DİRENİŞE BİR İŞÇİ DAHA KATILDI

Punto Deri patronu bir işçiyi daha işten attı. Patronun kendisine "Artık çok göze batıyorsun. Sendikadan istifa et" dediğini aktaran Emine Dağ, bunu kabul etmediği için işten atıldığını söyledi. İşten atılmasının ardından dışarıda direnen işçi arkadaşlarının yanına katılan Dağ, 2009 yılından bu yana Punto’da çalışıyordu.

ÖNCEKİ HABER

3 liralık zamma karşı iş bıraktılar

SONRAKİ HABER

Öcalan’ın ikinci açıklaması ve bir sondaj süreci

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa