Mısır’da hükümeti grevler ve kötü ekonomi götürdü

Mısır’da hükümeti grevler ve kötü ekonomi götürdü

Mısır hükümeti geçen haftanın başında beklenmedik bir şekilde istifa etti. Genellikle Türkiye ve Arap basınına istifanın sebebi “General Abdulfettah el Sisi’nin önünü açmak” olarak yansıtıldı. Mısır’da yayımlanan Al Ahram gazetesi istifanın arka planında artan grevler, daralan ekonomi, kötüleşen güvenlik şartları, bozulan bütçe dengesi ve iç borçlanma olduğunu yazdı.

Ali KARATAŞ / Yusuf ERTAŞ

Mısır hükümeti geçen haftanın başında beklenmedik bir şekilde istifa etti. Genellikle Türkiye ve Arap basınına istifanın sebebi “General Abdulfettah el Sisi’nin önünü açmak” olarak yansıtıldı. Mısır’da yayımlanan Al Ahram gazetesi istifanın arka planında artan grevler, daralan ekonomi, kötüleşen güvenlik şartları, bozulan bütçe dengesi ve iç borçlanma olduğunu yazdı. Ancak atanan yeni kabinenin de bu sorunların üstesinden geleceği kuşkulu.

Nitekim, weekly.ahram.org. haber sitesi yazarı Cemal Sameddin,“Bir Mübarek rejimi teknokratının başbakan olarak atanması siyasi çevrelerde endişeye neden oldu” yorumunu yaptı. Öte yandan Mısır basınında, gelişen grev dalgasının “terörist” olarak ilan edilen Müslüman Kardeşler ile ilişkilendirilmesine yönelik haberlerin çıkması yeni kabinenin işçilere karşı bir saldırı hazırlığı içinde olduğunun işaretlerini veriyor.

KABİNEDE ESKİ BAKANLAR

İstifadan kısa bir süre sonra yeni hükümet, eski hükümetin konut bakanı olan İbrahim Mahleb’in başkanlığında kuruldu. Middle East Online’de yer alan haberde Biblavi’nin bakanlarının çoğunun, Başbakanlığa atanan İbrahim Mahleb kabinesinde de yer aldığına dikkat çekti. Haberde dikkat çekilen diğer bir nokta ise Sisi’nin yeni kabinede savunma bakanı olarak kaldığı ve seçim yasası değişene kadar bu görevde kalabileceği bilgisiydi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanan bir diğer ülke ise Cezayir. Cezayir’de güçlü İslami grup ve aynı zamanda Müslüman Kardeşler’in kolu olan Huzur Derneği eski başkanı Ebu Sultani Cerra aday olma niyetini açıkladı.

Bu hafta yine Suriye ve Irak’taki gelişmeler birbiriyle bağlantılıydı. IŞİD Suriye’de bazı bölgelerden çekildi. Muhtemelen çekilen güçlerini Irak’ta konumlandıracak. Yer verdiğimiz diğer haberlerde Suriye ve Irak’ta geçmiş ayların kanlı bilançoları yer alıyor.


YENİ KABİNE SİSİ İLE İLGİLİ TARTIŞMALARI ERTELEDİ

Middle East Online

Resmi bir kaynağın Çarşamba günü, Mısır ordusu Genelkurmay Başkanı Mareşal Abdulfettah el Sisi’nin yeni hükümette savunma bakanı olarak görevine devam edeceğini söylemesi,onun yaygın olarak beklenen cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayacağı konusundaki spekülasyonları ortadan kaldırdı.

Sisi’nin yaklaşan cumhurbaşkanlığını kazanacağı düşünülüyor. Ancak henüz adaylığını açıklamadı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girebilmek için Savunma Bakanlığı görevinden ayrılması zorunlu. Kaynaklar, bir seçim yasası sonuçlanıncaya kadar onun bu görevini sürdürmesinin olası olduğunu söyledi.

Bu uzun bir zaman almayabilir. Devlet Haber Ajansı, Cumhurbaşkanlığı seçim yasa taslağının Cumartesiden önce onay için geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur’un elinde olacağını aktardı.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, geçen yıl kendi iktidarına karşı kitlesel protestoların ardından ordunun İslamcı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi devirmesinden sonra geçiş planı için de bir dönüm noktası olacak.

GENERAL SİSİ ŞİMDİLİK KABİNEDE


Hazım Biblavi hükümetinin sürpriz bir şekilde istifa etmesinin nedeni açıkça izah edilebilmiş değil. Biblavi’nin bakanlarının çoğu, Başbakanlığa atanan İbrahim Mahleb tarafından Çarşamba günü yeniden atandı. Salı günü yeni kabineye başkan olması istenen İbrahim Mahleb önceki kabinenin Konut Bakanıydı. 59 yaşındaki Sisi, Mursi’nin devrilmesinden sonra ordu destekli yönetimin en güçlü figürü olarak görülüyor. Sisi, Mursi’nin devrilmesine sevinen Mısırlılar arasında geniş bir desteğe sahip.

Kaynaklar, Sisi’nin, seçim yasası ile ilgili tüm sorunlar çözülene kadar görevine devam etmesinin beklendiğini söyledi. Mahleb, Perşembe günü, militanların saldırılarına karşı mücadelenin hükümetin öncelikli görevi olacağını söyledi. Çoğu güvenlik güçlerini hedef alan silahlı saldırılar ve bombalamalar, Mursi’nin devrilmesinden bu yana olağan hale geldi. Devrik Hüsnü Mübarek’in Ulusal Demokratik Partisi’nde eski bir yönetici olan Mahleb, Petrol Bakanı Şerif İsmail’i ve Şehircilik Bakanı Eşref Arabi’yi yeniden atadı. Al Ahram, Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi’nin de görevinde kalacağını aktardı.

Mahleb, eskiden Mısır’ın en büyük inşaat firmalarından birini yöneten bir inşaat mühendisi. 
Yeni Bakanlar Kurulu kaynakları, 36 üyeli Biblavi kabinesinde hizmet veren en az 14 bakanın görevde kalacağını söyledi. Dört bakanlık ya iptal edildi ya da diğer bir bakanlıkla birleştirildi.


GREVLER, EKONOMİ VE GÜVENLİK
Al Ahram


Mısır’da yayımlanan Al Ahram gazetesi hükümetin istifa etmesinin arka planında, grevlerin, protestoların, kötüleşen ekonominin, artan bütçe açığının, asgari ücret uygulaması konusundaki zorlukların ve 1.8 trilyona ulaşan iç borcun olduğunu yazdı.
Al Ahram gazetesine açıklama yapan bir  bakan, gösterdikleri bütün çabanın Mısır’ın güvenliği, iktisadi olarak girdiği daralmadan ve siyasi karışıklıktan çıkması için olduğunu ifade etti. Gazetede yer alan haber yorumda, meclisteki uzmanlar ve milletvekillerine dayanarak Biblavi’nin istifa etmesinin arkasındaki gerçek sebebin kötü ekonomik perfomans, güvenlik dosyası, grevler ve işçi sınıfındaki patlamalar, asgari ücret uygulamalarındaki başarısızlık olduğu belirtildi. “Bunlar Biblavi hükümetinin esas olarak istifasını getiren sebeplerdir” denildi. Aynı kaynaklar Mısır’ın acil bir durumla karşı karşıya olduğunu ve en iyi kararın toplu istifa olduğunu ifade etti.
Biblavi’ye yakın bir kaynak, istifa kararının uluslararası ilişkiler bakanı Ziyad Bahaaddin’in istifasından sonra  bir süreden beri planlandığını söyledi. Büyükelçi  Hani Salah, bütçedeki açıkları işaret ederek hükümetin istifasının arkasında, başarısızlıklar ve işçi sınıfının asgari ücretin uygulanması taleplerinin olduğunu söyledi. Biblavi’ye yakın kaynaklar ekonomi bakanlığındaki önemli değişikliklerin,1.8 milyar paundu bulan iç borç, bütçe açığı ve asgari ücretin uygulanmasındaki zorluklardan kaynaklandığını ifade etti.


CEZAYİR’DE İHVAN’CI ADAY

Al Kuds Al Arabi

Cezayir’de en büyük İslami topluluk ve İhvan’ın kolu olan Huzur Derneği’nin eski başkanı Ebu Sultani Cerra, derneğinin boykotuna rağmen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma niyetini açıkladı. Sultani yaptığı basın açıklamasında, basın tarafından ortaya atılan herhangi bir adres veya herhangi bir parti adıyla aday olacağı iddialarının taraflı olduğunu söyledi ve kesin bir şekilde yalanladı. Sultani, dernekteki en yüksek liderlik makamı olan Şura meclisinin kararlarını teyit ettiğini ifade etti.

Günler önce yerel gazeteler, Ebu Cerra Sultani’nin derneğin cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot kararına muhalefet ettiğini ve yarışa aday olarak katılmak istediğini yazdı. Gazeteler Sultani’nin hükümet yetkilileri ile ilişkiye girmek için çaba içinde olduğunu ve seçimde İslami kanadı temsilen hazırlık içinde olduğunu yazdı.
Sultani, ülkenin birliği ve güvenli bir gelecek için vatana bağlı olan herkesle ilişki içerisinde olduğunu vurguladı. İstikrarın her şeyden önce olduğunu ve vatanın herkesin üstünde olduğunu söyledi.

Huzur Derneği 25 Ocak’ta, 17 Nisan’da yapılacak seçimleri boykot edeceğini ilan etmişti.


IŞİD GERİ ÇEKİLDİ

Assafir

IŞİD, el Nusra’nın lideri Muhammed Culani’nin verdiği 5 günlük süre dolmadan Kuzey Halep kırsalından çekilmesini tamamladı.

IŞİD, Türkiye ile sınır olan ve Özgür Suriye Ordusu’nun bir parçası olan Kuzey  Fırtınası Tugayı ile ilk ciddi çatışmaların yaşandığı Azaz’dan da çekildi. IŞİD, Kuzey Fırtınası grubunu çatışmaların sonunda Azaz’dan kovmuştu.

Assafir gazetesinin ulaştığı bilgilere göre IŞİD’in Azaz’dan çekilme nedeni, el Nusra ve İslam Cephesi gibi İslami guruplarla çatışmaların etkilerinin zorluklarından kaynaklanıyor.  Geri çekilmenin bir diğer sebebi ise Culani’nin çekilmek için verdiği 5 günlük süre tanıyan ses kaydı. Çekilme bir mermi bile sıkılmadan gerçekleşti.


IRAK YİNE KAN GÖLÜ
Jordan Times

Birleşmiş Milletler Irak’ta Şubat ayında şiddet olaylarında 700’den fazla kişinin öldüğünü açıkladı. Güvenlik güçlerinin Ocak ayından beri Sünni Müslüman isyancılarla savaştığı Anbar eyaletinde rapor edilen 300 ölü bu sayıya dâhil değil. Anbar’ın dışında, 239 sivilin öldüğü katliamların daha da arttığı Bağdat’ı 121 ölümle Selahaddin ili izledi. Toplamda 1131 kişi yaralandı.

Birleşmiş Milletler, Irak’ta, Anbar hariç, 733 kişinin öldüğü Ocak ayı ile karşılaştırarak Şubat ayında 703 ölüm olayını doğruladı. Bu rakamlar, 7818 sivilin öldüğü 2013 yılından bu yana şiddetin hafiflemediğini gösteriyor.


14 YAŞINDAKİ CİHATÇI KIZ TUTUKLANDI

Rai Alyavm

SURİYE ile ilgili bir diğer gelişme Rai Alyavm gazetesinde yer aldı. Gazetede yer alan haberde Fransa’nın doğusundan 14 yaşındaki bir kızın Suriye’de cihada katılmak için Türkiye’ye giderken babasının haber vermesi üzerine tutuklandığı bilgisi yer aldı. Fransa İçişleri Bakanlığının verdiği bilgilere göre en az 700 Fransa vatandaşı cihat için Suriye’ye gitti. Halen 40’ın üzerinde Fransa vatandaşının Suriye’de bulunduğu ifade ediliyor.

Son dönemlerde Türkiye üzerinden Suriye’deki savaşa katılmak için gelmek isteyenlere yönelik tutuklamalar AB’de Suriye’ye karşı bir tutum değişikliğinin işareti olarak değerlendiriliyor.


Ç ÇATIŞMADA 3300 ÖLÜ
Al Kuds Al Arabi


Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi’nin belirttiğine göre IŞİD ile Suriye muhalefeti arasında çatışma başladığından bu yana 3300 kişi öldü. Gözlem evinin E-posta ile verdiği bilgilere göre IŞİD ile çeşitli İslami kesimler arasında 3 Aralık’ta başlayan çatışmalarda bugüne kadar 3300 kişi öldü.  Kaynak, ölümlerin patlayıcı araç, patlayıcı kemer ve çatışmalarla gerçekleştiğini ifade etti. Ölümler Halep, Rakka, İdlib, Hama, Hums, Deyrizzor ve Haseki’de gerçekleşti.

www.evrensel.net