02 Mart 2014 21:57

‘Demokratikleşme’ adı altında yeni suç ve yasaklar

4. demokratikleşme paketi adı ile getirilen, kanun tasarısı Mecliste kabul edildi. Köşk’ün de onay vermesi ile yürürlüğe girecek olan yasa ile grev, boykot gibi eylemler “eğitimi, kamu hizmetini engelleme” adı altında 2-5 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılacak.

Paylaş

Sultan ÖZER
Ankara

4. demokratikleşme paketi adı ile getirilen, “Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı” Mecliste kabul edildi. Köşk’ün de onay vermesi ile yürürlüğe girecek olan yasa ile grev, boykot gibi eylemler “eğitimi, kamu hizmetini engelleme” adı altında 2-5 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılacak. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü hakkında da yine “demokratikleşme” adı alında birçok engel getirildi. Ana dilinde eğitimi özel okullara bırakan ve bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki veren yasa, yasaklı köy isimlerinin geri verilmesi, yasaklı harflerin kullanılması, Türkçe dışında bir dil ve lehçe ile seçim propagandası yapılmasının serbestleşmesi dışında yasakları korudu.
 
BOYKOT VE GREVE HAPİS

Yasa, “eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasının engellenmesi” adı altında grev, boykot gibi eylemlere hapis cezası getirdi. Yasa, “Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, kişinin eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasına, öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olanlara”  2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngörüyor.

Yasa, “Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılması hakkının engellenmesi” adı alında grev veya iş bırakmayı da 2-5 yıl hapisle cezalandırıyor. Yasanın yürürlüğe girmesiyle okullarda veya kamu kurumlarında çalışma koşullarını, ücretlerini, verilen dersleri, uygulamaları protesto amacıyla yapılan eylemler 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilecek.

BİR SAATLİK ESNEME

Yasa ile toplantı ve gösteri yürüyüş hakkının kullanılacağı yer ve güzergahı, ilgili belediye başkanları ile siyasi partiler, meslek örgütleri ve sendikaların görüşünü alarak, mahallin en büyük mülki amir belirleyecek. Görüş almanın formalitede kalacağı bu düzenleme ile gece 23.00’e kadar yapılabilecek kapalı yerdeki toplantılar için dağılma saati 24.00 olarak belirlendi. Açık alandaki toplantı ve yürüyüşler ise güneş batmadan önce dağılacak.

HÜKÜMET KOMİSERİ YERİNE DÜZENLEME KURULU

Bu tür toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde Hükümet komiserinin yetkisi düzenleme kuruluna verildi. Kolluk, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin görüntü ve ses kaydını yapabilecek, “Toplantının amacı dışına çıktığı” veya “düzen içinde gerçekleşmesi imkansız görüldüğü” gibi durumlarda düzenleme kurulu veya başkanı dağılma kararı alacak ve kolluk amirine bildirecek. Böylece sorumluluk polisten alınıp, Düzenleme Kurulu veya Başkanına verilmiş olacak.

Bu karara rağmen toplantı veya gösterinin dağılmaması halinde, kolluk, yani polis güç kullanarak dağıtacak.
 
ANA DİLİNDE EĞİTİM ÖZELE İHALE

Kürtlerin yıllardır mücadelesini verdiği “Ana dilinde eğitim” da bu yasa ile özel okullara bırakıldı. Üstelik, bu Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tabi olarak özel eğitim kurumlarında verilecek eğitim ve öğretimin yapılacağı dil ve lehçeleri tespit yetkisi Bakanlar Kurulunda olacak.

YAŞAM TARZINA MÜDAHALE SUÇ AMA...

Yasa ile getirilen başka bir suç da “Kişilerin Anayasa’da ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan dini inanç, düşünce ve kanaatleri açıklama özgürlüğünün cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi” oldu. Düzenleme ile “Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet, ayinlerin bireysel ve toplu olarak yapılmasının cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde”, fail bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Yine yasada getirilen başka bir düzenleme ile “cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale ve bunları değiştirmeye zorlama da” 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.

NEFRET SUÇU GETİRİLDİ

“Ayrımcılık” ve “nefret suçu” da yasa kapsamına alındı. “Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme” de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
 
KÜRTÇE SEÇİM PROPAGANDASI

Yasa ile Kürtlerin bölgede zaten kullandıkları, Kürtçe seçim propagandası suç olmaktan çıkarıldı. Bu yasada, “Hem yerel hem de genel seçimlerde her türlü propaganda, Türkçenin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde de yapılabilir” diye geçti.

Yine BDP, HDP ve bazı siyasi partilerin fiilen kullandıkları eş başkanlık da yasallaştı. Yasaya göre, “Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve 2’den fazla olmamak koşuluyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilecek.”

Siyasi partilerin, bir ilçede teşkilatlanmaları için beldelerde teşkilat kurma zorunluluğu da kalkacak.

YARDIM İÇİN BARAJ YÜZDE 3

Siyasi partilere devlet yardımı yapılabilmesi için milletvekili genel seçimlerinde alınması gereken oy oranı yüzde 7’den yüzde 3’e indirildi. Siyasi parti yardımları için daha önce parlamentoda üç milletvekili bulunması koşulu yetiyordu. Ancak AKP Hükümetiyle devlet yardımı sadece yüzde 7 oy oranına bağlanmıştı.

Yasa, eski köy isimlerinin geri verilmesi ile W, Q gibi harflerin kullanılmasını serbestleştirdi.

Daha önce THK’de olan kurban derisi toplama tekeli kaldırılarak, herkesin kurban derisi toplamasının önü açıldı. Yasa ile “Her çeşit fitre, zekat, kurban derisi ve bağırsak yardımlarının sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının geliri sayılması” düzenlemesi kaldırıldı.

AKP’nin tasarı ile getirdiği ancak Genel Kurulda verdiği bir önerge ile geri aldığı düzenleme de “terör eyleminden mahkum olanların da aralarında bulunduğu bazı suçlardan” mahkum olanların, siyasi partilere üye olamayacağı düzenlemesi oldu. Tasarıda bu yasak kaldırılırken, verilen önerge ile yasağın kaldırılması iptal edilmiş oldu.

BAKANDAN ‘TMK’YE GEREK YOK’ İTİRAFI

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtlarken, kaldırılması istenen ve çokça eleştirilen Terörle Mücadele Kanunu’na ihtiyaç olmadığını itiraf etti. TMK’nin içeriğinin TCK’de düzenlendiğini de itiraf eden Atalay, buna rağmen bir önerge ile TMK’yi kaldırmak yerine ileriki bir zamana bıraktı. Atalay, “Bu kanunun kalkmasıyla hiçbir boşluk oluşmuyor. İleriki bir zaman içinde onun da yapılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

11 yıldır cezaevinde binlerce kişiyi tutuklu olarak mağdur eden başka bir hükümet gibi konuşan Bakan Atalay, “Tutukluluğun bir ceza değil tedbir olduğuna ve bunun mümkün olduğunca kısa sürmesi gerektiğine inandığını” söyledi. Atalay, tutukluluk süresinin 5 yıla indirilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.

ÖNCEKİ HABER

#direnhevsel

SONRAKİ HABER

Hakkari'de kayyumun 33 milyon TL ödediği hattan su akmıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa