Sultangazi Belediyesinin modern köleleri

Sultangazi Belediyesinin modern köleleri

Sultangazi’de herkesin 30 Mart yerel seçimleri konuştuğu bugünlerde kimse taşeron işçilerinin halini görmüyor. Belediyeye bağlı taşeron şirketlerin elinde adeta kölelik koşullarında çalışan işçiler, “İnsan onuruna yakışır bir çalışma düzeni” istiyor.

Ercüment AKDENİZ
İstanbul


Sultangazi’de herkesin 30 Mart yerel seçimleri konuştuğu bugünlerde kimse taşeron işçilerinin halini görmüyor. Belediyeye bağlı taşeron şirketlerin elinde adeta kölelik koşullarında çalışan işçiler, “İnsan onuruna yakışır bir çalışma düzeni” istiyor.

Sultangazi Belediyesi, temizlik işlerini, Akmercan adlı taşeron firmaya vermiş. Haftada 6 gün, günde 8 saat çalışan işçilere asgari ücret veriliyor. Görüştüğümüz işçiler, kendilerine maaş bordrosunun gösterilmediğini, elden 100-150 TL, geri kalanın ise bankadan ödendiğini anlatıyor.

İşten atılma kaygısıyla adını vermek istemeyen işçiler, şöyle anlatıyor: “Belediye ile taşeron firma arasında ne dönüyor bilmiyoruz. Her birimiz için 2 bin lira para ödeniyormuş! Aslı var mı bilmiyoruz, değilse bize niye maaş bordrosunu göstermiyorlar? Elden para için Elmabahçesi’ndeki şantiyeye gitmen lazım. Cebimizde para yok, yolda bizi mağdur ediyorlar. O günü kaçırdın mı Esenler’deki şirket ana binasına gitmek lazım. Neden 50-100 lira için taksi tutalım?”

YEMEK YEMEDİKLERİ GÜNLER OLUYOR

Taşeron işçilere fazla mesai ücreti, yasaların gerektirdiği gibi yani zamlı ödenmiyor, normal yevmiye tutarında ödeniyor. İşçiye yemek parası da verilmiyor. İşçiler “Tavuk dürüm yemekten bıktık, yemek yemediğimiz günler de oluyor” diyor.

Peki, işçiler 850 TL ile nasıl geçiniyor?

HEPSİ EK İŞ YAPIYOR

Kendisiyle birlikte beş kişilik bir aileyi geçindirmeye çalışan bir işçi isyan ediyor: “Evde tek ben çalışıyorum, 400 TL kira veriyorum, kalan 450 lirayla nasıl geçinelim? Birçok arkadaş çöpten hurda topluyor. Plastik, kağıt, demir toplayıp satıyoruz. Günde 5 lira çıkıyor, eve üç ekmek götürüyoruz. Saat 16.00’dan sonra tombala işi yapan, barajdaki parkta şişe toplayıp satan arkadaşlar var. Temizlik işçisini bu duruma düşürenler utansın!”

GÜNDE 10 SOKAK

Belediyede 7 yıldır taşeron çalışan bir işçi, işe ilk girdiğinde 3 sokak temizlerken, şu anda 10 sokak temizlediğini, iş yükünün giderek arttığını anlatıyor: “Anlayacağın üç işçinin işini bir işçi yapıyor. Günde 10 kilometre yürüyorum. Yeni bir kural koydular, 12.00’ye kadar işini bitirip arkadaşına yardım edeceksin!”

KURAL VE SINIR YOK

Akmercan şirketi, işçileri Sultangazi dışında da çalıştırıyor. İşçilerden biri bu durumun yarattığı mağduriyeti şöyle ifade ediyor: “Bizi İstanbul il sınırları içinde her yerde çalıştırıyorlar. Üstü açık mıcır kamyonlarına yükleyip başka ilçelere götürüyorlar. İş bitince orada bırakıyor, geri getirmiyorlar. Yol parası da vermiyorlar. Bir keresinde Habipler’den eve yürüyerek geldim. İş kıyafetleriyle otostop yapıyoruz.”

HASTALANMAK YASAK

Bütün gün çöpün, pisliğin içinde olan işçiler, herhangi bir sağlık kontrolünden de geçirilmiyor. İşe girdiğinden beri sağlık taraması yapılmadığını söyleyen bir işçi, “Yoğurt da vermiyorlar, her gün ciğerlerimiz çürüyor. Çizme verdiler ama su çekiyor, kışın ayaklar buz tutuyor” diyor.

Taşeron işçilere hastalanmak da yasak! “Sağlık raporu almayacaksın yoksa hakkında tutanak tutarım diyorlar. Başımızda sürekli eli telsizli adamlar var. Onların başında da belediyenin kadrolu denetçileri var. Anlayacağın çiftin çiftesi bir baskı var. Sigara içmek, sakız çiğnemek, fermuar çekmemek yasak. Kural çiğnedin mi 17. maddeden atılıyorsun. Tazminatı hep tehdit olarak kullanıyorlar. Yedekte 3 bin form bekliyor, işine gelirse diyorlar.”
 
TAŞERONLA BELEDİYE ARASINDA KAYBOLAN PARALARA BAKIN

İşçilere yaklaşan seçimlerle ilgili düşüncelerini soruyoruz. “Emeğimize sahip çıkacak bir belediye başkanı istiyoruz” diyor ve ekliyorlar: “Dili, dini, ırkı önemli değil işçiye saygılı olsun. Şu anki başkanın emeğe saygısı yok. Barajdaki parkta Akdeniz firmasına bağlı 100 güvenlik görevlisi var, hepsi taşeron! Belediye onlara yemek veriyor ama orayı temizleyen Akmercan işçisine vermiyor. Bu insanlık mıdır?”

AKP’nin “Taşeron ucuz ve kaliteli hizmet demektir, ihaleye vermeyelim de belediye zarar mı etsin” propagandasını sorduğumuz işçiler, şöyle yanıt veriyor: “İnsanlar taşeronla belediye arasında kaybolan paralara baksın. Bu insani değil. İşçilerin kadrolu olması lazım.”

İşçilerin yeni seçilecek belediye yönetiminden talepleri şunlar: “Sosyal güvencelerle birlikte iş güvencesi sağlansın. Fazla mesai ücretleri zamlı ödensin. Ya yemek ya da yemek parası verilsin. İnsan onuruna yakışır bir çalışma düzeni sağlansın. Taşeron işçiler kadroya alınsın.”

AYRIM YAPILIYOR

Taşeron işçiler içinde Alevi ve Kürt işçilerin sayısının sürekli azaldığını belirten işçiler, “İtiraz eden işçi istemiyorlar. Doğulu, Alevi, Kürt ise sorun çıkartır diyorlar. AKP’ye üye olmadan ya da isim vermeden işe almıyorlar” diyor. Taşeron işçiler 8 yıl önce, çalışma koşullarına karşı direnişe geçip kendilerini Akmercan’ın kapısına zincirlemişler. Belediye yönetimi ve taşeron firma faturayı işçilere kesmiş. İşi aksattıkları ve zarar verdikleri gerekçesiyle, tazminat ödemeye mahkum edilmişler.


HDP ADAYLARI: TAŞERON İŞÇİLİĞİ KALDIRACAĞIZ

Son günlerde Sultangazi’deki seçim çalışmalarını yoğunlaştıran Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkan Adayları Fizyoterapist Meltem Teker ve Avukat Ferhat Boğatekin, taşeron çalışma ve belediyedeki taşeron işçilerin durumuyla ilgili düşüncelerini gazetemize anlattılar:

Meltem Teker: İşçilerin yaşadıkları oldukça trajik. Benzer durumları biz de yaşadık. Tek hemşireye gece nöbetinde üç hemşirenin yaptığı işi yaptırıyorlardı. Tekerlekli paten bulun, çalışın diyorlardı. Biz birleştik ve eylemler yaptık. Bu yaşananlar sınıf ayrımının en bariz göstergesidir. Biz, taşeronlaştırmaya bunun için karşıyız. Bu işin günahı da vebali de sorumluluğu da belediyeye aittir! Belediye başkanı ilçe halkının refahından sorumludur, kimse halkına böyle davranamaz. Tazminat, çalışma saatleri, eşit işe eşit ücret bütün bunlar güvence altına alınmalı; taşeron işçi kadrolularla aynı ücreti almalıdır. Sağlık koşullarına gelince hekim tayin etmek, rutin sağlık kontrolleri yapmak bu işin temelidir. İşçiyi ikinci işe zorlamak gücünün üzerinde çalıştırmaktır. İşçiler neden çöp toplamak zorunda kalsın? Taşeron işçilerin tüm sosyal hakları gasbedilmiştir. Talepler oldukça masumdur ve haklı olan işçileri birlikte örgütlenmeye çağırıyoruz.

Ferhat Boğatekin: Taşeron sistemi AKP’nin politikasıdır. Kadrolu işten kaçıp güvencesiz alanlar yaratılıyor. Taşeron çalışma işçi için geleceksizliktir. İşçiler köle gibi kullanılıyor. Biz belediyeye geldiğimizde taşeronu aradan çıkarıp işçiyle muhatap olacağız. Sendika, sosyal haklar, sağlıklı koşullara öncelik vereceğiz; işçilerin yıpranma payını gözeteceğiz. Doğrusu işin bu kadar trajik olduğunu bilmiyorduk. Mahallemizi, sokağımızı temizleyen işçilerin bu hali bizim gururumuza dokunuyor. Oysaki bu insanlar el üstünde tutulmalı. Taşeron işçiler iş kanununa aykırı çalıştırılıyor. Sağlık taraması yoksa bu İş Kanunu’na aykırıdır, hukuksuzdur. İşçilerin sağlıklı biçimde beslenmesi zorunludur. Bu durum ILO sözleşmelerine de aykırıdır. Bu durum aynı zamanda bir yargı sorunudur. Bizim mücadelemiz seçim odaklı değildir. Seçimlerden sonra da bu sorunların üzerine gideceğiz. Sendikal hakları verilene kadar biz bu işin peşini bırakmayız. AKP, ‘İşçinin, garibanın yanındayız’ diye oy alıyor. Yolsuzluklar ortada, gariban işçinin hali de ortada. AKP’nin gerçek yüzü işte budur.

www.evrensel.net