28 Şubat 2014 18:22

Venezuela Büyükelçisi, Deniz Gökçe'ye yanıt verdi

Akşam gazetesi Yazarı Deniz Gökçe'nin 'En perişan zengin ülke Venezüella' ve ve ‘Al Venezüella‘yı vur Arjantin’e’ yazılarına karşılık olarak, Büyükelçi Reyes tarafından gönderilen mektubun tam metnini yayınlıyoruz.

Paylaş

Akşam gazetesi yazarı Deniz Gökçe’nin ‘En perişan zengin ülke Venezüella’ ve ‘Al Venezüella‘yı vur Arjantin’e’ yazılarına Venezuela Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes'den yanıt geldi. Büykelçi Jose Gregorio Bracho Reyes’in mektubu şöyle:

"Sayın Deniz Gökçe, Venezuela saygıdeğer bir ülkedir.

Komutan Chavez, sadece geleceğe mutluluk ve inançla bakan bir Vatan’ın yaratıcısı olmakla kalmadı aynı zamanda, bugün itibariyle hiçbir zaman sahip olamadığı kadar çok güce sahip olan, 19. yy’da Simon Bolivar tarafından düşlenen ve önerilen Latin Amerika Birliği projesi’nin de mimarı oldu. CELAC, UNASUR, ALBA, PETROCARIBE, BANCO DEL SUR ya da TELESUR’un ne anlama geldiği hakkında bir fikriniz var mı? Hugo Rafael Chavez Frias gerçeği olmasaydı, bugün bu entegrasyon mekanizmalarının varlığından söz edemezdik.
Aşikâr olan, sadece Başkan Chavez iktidara geldiğinde petrol fiyatlarının yerlerde olduğu değil (8 dolar), aynı zamanda emperyalist istihbarat teşkilatlarının marifetiyle OPEC’in de ağır yaralı bir organizasyon haline getirilmiş olmasıydı. Chavez sayesinde, OPEC’e yeniden can verildi ve değeri bu kadar yüksek olan, yenilenemeyen bir doğal kaynak adil fiyatlara ulaştırıldı.
Diyorsunuz ki Venezuela’da “petrol halka dağıtılıyor” ve bununla bizi dünyaya ifşa ettiğinizi hatta bundan utanacağımızı düşünüyorsunuz. Aksine, herkesin refahını ve İyi Yaşam koşullarını garanti altına almak için, petrolle üretilen zenginliği tabii ki de vatandaşlarımıza paylaştıracağız. Aynı zamanda sizi temin ederim ki, Chavez öncesinde yani IV. Cumhuriyet döneminde, Venezuela petrolünden elde edilen kazanç, sadece Venezuela elitlerinin yurtdışındaki banka hesaplarını şişirmeye hizmet etmekteydi ve 90’lı yıllarda Venezuela’da yoksulluk oranı yüzde 80 gibi utanılacak bir seviyeye erişmişti. Bununla beraber, nüfusun genelinin beslenememe oranı yüzde 21’i geçecek seviyeye dayanmıştı.
Size bir takım rakamlar ve bilgiler vereceğim, çünkü gördüğümüz kadarıyla, ne konuştuğunuzdan ne de yazdıklarınızdan hiçbir fikriniz olmadığını anlıyoruz, zira Çağdaş Venezuela tarihini okuma zahmetinde bulunmamışsınız. Size ödeme yapanlar için önemli olan tam bağımsızlığı mümkün kılacak tek yol olan sosyalizm ile yolu kesişmiş olan bir ülkeyle ilgili bir dizi fikir oluşturmaktır.

Venezuela’da biz “petrol ekiyoruz” ve diğer birçok şeyin yanı sıra bahsettiklerimizin tümünü aşağıdaki örneklerde görmek mümkündür:
• Venezuela’da okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim-öğretim ücretsizdir.
• Yaşları 15 ila 24 arasında değişten gençlerin yüzde 79’u okumakta ve bunların yüzde 67’si devlet okullarında öğrenim görmektedir. Bütün okullar yemekhaneye sahiptir. Bunun dışında öğrencilerin büyük bir kısmı burslardan veya devlet yardımlarından yararlanmaktadır.
• 15 yılda hükümet 58.236 devlet okulu inşa etmiştir.
• Venezuela üniversiteye kayıt oranında tüm Latin Amerika’daki en yüksek kayıt rakamlarına ulaşan ikinci ülke konumundadır. Temel eğitim kayıt oranı ise yüzde 85 olup, bu oran Venezuela’yı en yüksek kayıt olma oranına sahip ülkeler arasında beşinci sıraya yerleştirmektedir.
• 2005 yılında UNESCO Venezuela’yı kardeş Küba halkının işbirliği ve Devrimci Hükümetin etkili faaliyetleri sayesinde nüfusunun tamamı okur-yazar ülke ilan etmiştir.
• Venezuela’da 1999 ile 2013 yılları arasında Sosyal Yatırım yüzde62 oranında artmıştır. Dikkat edin “Sosyal Harcamalar”dan değil yatırımdan bahsediyoruz.
• Venezuela’da kayıtlı olarak çalışmış olsun olmasın bütün yaşlılara emekli maaşı bağlanmıştır. Bu maaş asgari ücretin yüzde60’ına tekabül etmektedir. O yılda üç yüz bin emekli sayısını neredeyse üç milyona dayanmıştır.
• Çocuklarda yetersiz beslenme bugün yüzde 3 oranının altındadır.
• Doksanlı yılların sonunda skandal diye nitelendirebileceğimiz yüzde 21’e dayanan yetersiz beslenme oranı bugün yüzde3 oranında bile değildir.
• Bebek ölümleri 1000’de 25’den, 1000’de 13’e düşürülmüştür.
• Venezuela, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından (Roma, Haziran 2013) bölgede açlığa karşı en büyük çabayı gösteren ülke olarak tanımlanmıştır.
• Nüfusun yüzde96’sı içme suyuna erişime sahiptir ayrıca bu anayasal bir haktır. Suyun özelleştirilmesi kanunla yasaklanmıştır.
• Sosyalist hükümet gelmeden önce Venezuela’da kişi başı et tüketimi yıllık 14 kilo  iken bugün bu rakam kişi başı yıllık 44 kiloya çıkarılmıştır.
• Sağlık hizmetleri tüm Venezuelalılar için ücretsizdir.
• Devrimci hükümet idaresinde geçen 15 yılda 13.700 kamu sağlık merkezi  kurulmuştur. 4. Cumhuriyet zamanında geçen 40 yıl süresince ise sadece 5000 merkez  kurulabilmiştir.
• Kayıtlı istihdam yüzde62 oranına çıkmış, işsizlik oranı ise yüzde 9 ila yüzde7 arasında değişmektedir.
• Bolivarcı hükümet 2011 yılından günümüze kadar 549.608 konutu ücretsiz olarak ülke çapında bulunan dar gelirli ailelere vermiştir.
• Fakat en önemlisi itibarımızı yeniden kazanmamız ve Venezuela’nın Latin Amerika’nın Entegrasyon Sürecine liderlik etmesidir, zira bu kısa zamanda “Latin Amerika’nın arka bahçesi” olması durumuna dönebilir. İnanın ki size devrimin birçok başarısını numaralandırmaya devam edebilirim ama ortaya koyduğum tablonun sizin parçası olduğunuz medyatik maskaralığa yeteceğine inanıyorum.
Tabii ki Venezuela, politik olarak kutuplaşmış bir ülkedir. Biliyoruz ki birçok insan “Vatan Planı”mızı paylaşmayıp karşı çıkmaktadır, ancak siz dünyada böyle olmayan bir ülke biliyor musunuz? Kültürel veya politik olarak yekpare olan bir ülke tanıyor musunuz?
Vatan Projemize karşı çıkanlar bugün -hiç olmadığı kadar- demokratik yollarla hoşnutsuzluklarını kanalize edebilirler.
Venezuela dünyanın en modern ve şeffaf seçim sistemine sahiptir. Bunu da ben  söylemiyorum, Jimmy Carter söyledi. On beş yıllık dönem içerisinde girilen on dokuz seçimin, on sekizini bugün Nicolas Maduro’nun liderliğini üstlendiği ve temsil ettiği Sosyalizm Projesi kazanmıştır. Seçim süreçleri AB, MERCOSUR, BM, OAS ve Carter  Center gibi uluslararası kuruluşlar tarafından gözlemlenmiş ve garanti altına alınmıştır. Bu  size bir şey anlatıyor mu? Ayrıca Bolivarcı Anayasamız, halk tarafından seçilmiş herhangi bir  kamu çalışanının hizmet süresinden önce geri çekilmesine olanak sağlamaktadır.
Bu yüzden, şiddet kullanılarak yapılan protestoların asıl nedeni, huzur içinde yaşamak isteyen bir ülkenin anayasasınca şart koşulmuş düzeni faşistçe bozmak istemeleridir.
Sayın Deniz Gökçe, ülkemizin imajını kötülemek amacını güderek yazdıklarınızın, ekonomik kaygılara bağlı olduğunu anlayabiliriz ama inanın bana bunu spor yorumculuğu yaparak daha iyi bir şekilde başarabilirsiniz. Başka bir alana yoğunlaşın. Çünkü tüm dünya halkları gibi
Türkiye Halkı da artık gözlerini açtı ve sizler gibi basın korsanları tarafından yapılan medya  manipülasyonlarını önlemek için verilecek cevapları öğrendi.
Venezuela Bolivar Cumhuriyeti Hükümeti, halkı, şahsım adına Devrimci selamlarımızı kabul ediniz.

Saygılarımla
Jose Gregorio Bracho Reyes
Venezuela Bolivar Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi

ÖNCEKİ HABER

Meydan

SONRAKİ HABER

22. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa