‘HSYK tam bir dikta yasasıdır’

‘HSYK tam bir dikta yasasıdır’

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, “Hele bir önüme gelsin, ne yapacağımı görürsünüz” sözüyle önce veto edeceği mesajı verip, onayladığı HSYK Yasası’nı TBB Başkanı Metin Feyzioğlu “Tam bir dikta yasası” diye değerlendirdi. CHP ve BDP’li milletvekilleri de “HSYK’de vesayetin el değiştirdiği”, “Cumhurbaşkanının AKP’nin noteri gibi olduğu” eleştirisini getirdiler.

Sultan ÖZER
Ankara

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “veto” çağrılarına kulak tıkayarak, diğer yasalarda olduğu gibi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Yasası’nı yeniden düzenleyen yasayı onayladı. Gül “Veto” beklentilerine ise “Anayasa Mahkemesinin karar vermesinin daha doğru olacağı” yorumuyla yanıt verirken, Anayasa Mahkemesine göndermemesi de dikkat çekti.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, “Tam bir dikta yasası” dediği HSYK Yasasının, İnternet sansürü getiren yasa ve Mecliste görüşülmeyi bekleyen MİT yasa teklifi birlikte değerlendirildiğinde, “Türkiye’nin tam bir dikta rejimine girdiğinin görüldüğünü” söyledi.

HSYK yasasını gazetemize değerlendiren TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, yasa ile Teftiş Kurulu Başkanının Adalet Bakanına bağlandığını söyledi. Adalet Bakanının Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılarını atadığını belirten Feyzioğlu, “Teftiş Kurulunda görev yapacak olanları, birinci daire her kadro için iki öneriyi genel kurula getiriyor fakat birinci dairede hangi üyelerin görev yapacağına Adalet Bakanı karar veriyor. Bu bağlantı içinde hem Teftiş Kurulu Başkanını doğrudan, hem müfettişleri de dolaylı olarak bakan belirlemiş oluyor” dedi.
Bunun da “Türkiye’deki bütün hakim ve savcıların teftiş yetkisi, haklarında disiplin soruşturması açılıp açılması vs hepsinin Adalet Bakanının etkisine açılması” olduğunu kaydeden Feyzioğlu, bunun 12 Eylül 2010’da yapılan Anayasa değişikliğine aykırı olduğunu söyledi. Feyzioğlu bu yasa ile getirilen düzenlemenin, Anayasa değiştirilirken gündeme getirilen “Hakim ve savcıların teftişinin bakandan alınması” ana fikrinin tamamen reddedilmesi olduğunu dile getirdi.

Bunun açıkça anayasaya aykırı olduğunu kaydeden Feyzioğlu, “Anayasa’nın 2. maddede düzenlenen ‘hukuk devleti’  ilkesine, 138. maddede düzenlenen ‘yargının bağımsızlığı’ ilkesine hem de 159. maddede düzenlenen ‘HSYK yargı bağımsızlığını korur’ düzenlemesine aykırı” diye konuştu.

YARGIDAN SORUMLU BAKAN...

Bu yasa ile Adalet Bakanının “Yargıdan sorumlu bakan” haline getirildiğini kaydeden Feyzioğlu, bunun hem Avrupa Konseyinin ortaya koyduğu temel ilkelere, hem AB ölçülerine hem Türkiye Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunun altını çizdi.

‘MİT VE İNTERNET YASASI İLE DEĞERLENDİRMEK GEREK’

HSYK Yasasını, İnternet ve MİT yasası ile birlikte değerlendiren Feyzioğlu, “MİT düzenlemesinde MİT mensuplarını yargılayacak ve MİT Kanunu’na atıf yapan suçları işleyecekleri yargılayacak mahkemeyi HSYK belirleyecek. İnternet’e sansür getiren düzenleme de yargı üzerinde Adalet Bakanına mutlak yekti kılıyor. Örneğin, İnternet’e kısıtlama getiren TİB Başkanlığı kararının yargı denetimine açılması hiçbir anlam ifade etmiyor. Tamamen bakana bağlı özerk bir yargı sistemi oluşuyor. Bu üç yasa, Türkiye’nin tam bir dikta rejimine girdiğini gösteriyor” diye konuştu.

‘ELEŞTİRMEK, MEVCUDU KORUMAK DEĞİL’

Bütün bunları söylemenin, “Mevcudun korunması için çaba sarf etmek” anlamına gelmediğini belirten Feyzioğlu, şunları söyledi: “Burada muhalefet partileri ile ciddi ayrışıyoruz. Muhalefetin yaptığı dün hayır dediği, yargı bağımsızlığını sağlamadığını söylediği HSYK’yi sahiplenip, yurttaşa zulmettiğini söylediği bir kısım hakim ve savcıları kahraman ilan etmek. Oysa ilkeli duruş sergilememiz gerekir. İki yanlıştan birini tercih etmek değil, evrensel doğruyu ortaya koymakla yükümlüyüz.”

AKP’NİN NOTERİ

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da “Cumhurbaşkanının HSYK’yi onaylaması ile Köşk, AKP’nin noter makamı olduğunu ispatladı”dedi. “Cumhurbaşkanı söyledikleriyle çelişen, son yaklaşımlarıyla oportünist bir yaklaşım içindedir” diyen Kaplan, HSYK’yi de şöyle değerlendirdi: “HSYK Adalet Bakanı Bozdağ, Bozdağ da Tayyip Erdoğan demektir. Durum bu.”

‘CUMHURBAŞKANI YETKİSİNİ KULLANMADI’

Eski Hakim ve Savcı, CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan da Cumhurbaşkanının HSYK’yi onaylamasını eleştirdi. “Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesine gitme hakkı vardı, ama o hakkı kullanmadı” eleştirisini getiren Aldan, CHP olarak AYM’ye başvuracaklarını söyledi. Yasa ile özü itibariyle HSYK’nin tümüyle iktidarın eline geçtiğini belirten Aldan, “Oradaki tüm çalışanların görevine bu andan itibaren son verilecek. Yeni atamaların büyük çoğunluğunu Adalet Bakanı yapacak. Mesela müfettişler, Kurulca ama bakanın önerdiği kişiler arasından belirlenecek” dedi.

Yasanın anayasanın “kuvvetler ayrılığı”, “hukuk devleti” ve “yargı bağımsızlığı” ilkelerine aykırı olduğunun altını çizen Aldan, “Sorunu bir AKP-Cemaat çatışması ötesinde,yargı bağımsızlığının elden gitmesi olarak gördüklerini” söyledi.  “Paralel yapı ile mücadele” adı altında yargıdaki siyasallaşmanın en uç noktasına götürüldüğünü belirten Aldan, “Hukuk devleti ve demokrasi açısından acı bir durum” dedi.

GÜNAY: VETO EDİP, MECLİSE GÖNDERMESİ GEREKİRDİ

AKP’den istifa eden Bağımsız İzmir Milletvekili, Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, HSYK Yasasını Anayasa Mahkemesini adres göstererek onaylayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tutumunu eleştirdi. Günay, “Cumhurbaşkanlığı Anayasa’nın uygulanmasını gözetecek en yüksek makamdır. İktidarla uyumlu geçinme kaygısı adına Anayasa’ya aykırılığı görmek yerine ertelemesi, bunun çözümünü Anayasa Mahkemesine bırakması doğru bir yaklaşım değildir. Veto etmesi, Meclise göndermesi gerekirdi” dedi.  
 

www.evrensel.net