78’lilerden ‘Hayata Dair Notlar’

78’lilerden ‘Hayata Dair Notlar’

İç Anadolu ve Divriği yöresine ait fıkra ve öyküleri bulunan Cuma Gürsoy, “78’linin Güncesine Düşenler” adlı kitabından sonra, “78’lilerden Hayata Dair Notlar” adını verdiği yeni kitabıyla okurlarıyla buluştu.12 Mart ve 12 Eylül darbe dönemlerinde hem cezaevinde ve hem de dışarıda yaşayan G&u

Selmane Ertekin

İç Anadolu ve Divriği yöresine ait fıkra ve öyküleri bulunan Cuma Gürsoy, “78’linin Güncesine Düşenler” adlı kitabından sonra, “78’lilerden Hayata Dair Notlar” adını verdiği yeni kitabıyla okurlarıyla buluştu.

12 Mart ve 12 Eylül darbe dönemlerinde hem cezaevinde ve hem de dışarıda yaşayan Gürsoy, “78’lilerden Hayata Dair Notlar”da sadece kendi anıları ile değil, dost ve arkadaş eleştirilerine kulak veriyor. Gürsoy, 12 Eylül dönemini yaşamış ve bugüne kadar belki de sessiz kalan yol arkadaşları ile yine acıları ve güzellikleri paylaşmak istemesi ve dostlardan anı talep etmesiyle “78’lerden hayata dair notlar” düşüyor tarihe.

15 kişinin anısından oluşan “78’lilerden Hayata Dair Notlar”, 30 yıl aradan sonra kuşkusuz o dönemi yaşayanlar ve bugünün genç kuşağı açısından anlatılanlar trajik, komik, bir o kadar da öğretici.

BOŞA YAŞANMADI ONCA ACILAR

Anısına müracaat edilen çoğu anlatıcı 12 Mart ve 12 Eylüle tanıklık etmiş, bununla da yetinmeyerek bizzat her iki “12”de de, darbelerde ağır işkencelerden geçmiş o dönemin körpe vücutları. Her sabah yarın devrim yapacağız düşüyle uyanan bir avuç genç. 30 yıl aradan sonra -kimi zaman düşlerinden dahi kovdukları acıları- yaşadıklarını ve tanıklıklarını düzen kurucuları tarafından unutturulmaya çalışılan tarihi, anılarıyla ‘tarihe’ not düşüyorlar.

Anlatıcılar, uzun bir zamana kadar öyle olur olmadık her yerde, anlatamadıkları, belki kendiyle bile yüz yüze gelemedikleri yaşanmışlıklarını bugün bu ülkede, bu tarihte, bu ülkenin gençlerine, emekçilerine, kadınlarına -sanmayın ki sadece bunlar Hitler Almanya’sında yaşandı- çok acılar yaşattılar demek için, anılarıyla tarihe notlarını düşüyorlar.

‘ÇOCUKLARA İŞKENCE YAPILDI’

O dönemin gençleri ezenin ve ezilenin olmadığı, insanların mutlu olduğu, herkesin işi, aşı olduğu bir dünya istedikleri için not düşüyorlar. Yaşadıkları bu ülkeyi insanları ve tüm ülkelerin ezilen halklarını sevdikleri için. Bunca acılar reva görülmüş onlara. Genç kadınlar, genç erkekler henüz çocuk denilebilecek yaşta olanlar işkenceleri yaşadılar vücutlarında, beyinlerinde, yüreklerinde, yoldaşlarının katledilişlerine kucaklarında can vermelerine tanıklık ettiler. Hasan Erkul’un dava dosyasına “Ölü ele geçirildi” ibaresi düşülen yoldaşı arkasından nasıl acı yaşadığını anlatan anısını, “Öldü kuş misali” adını verdiği şiiriyle dile getirişi karşısında duygulanmamak mümkün mü? Erkul, yıllar sonra evine gelen bir telefonla, karşıdan gelen sesin adına şiir yazdığı, yoldaşının sesi oluşuyla bir an akıl melaikelerinden kuşkulanarak “Ben öbür tarafla konuşmuyorum değil mi” diye söylenerek, “Bir kuş tanrılar diyarından döndü” dizeleriyle mutluluğunu anlatan cümlelerde o dönem insanlarının birbirlerine olan bağlılıklarını dostluğu, inanmışlığı insan olabilmenin, yüzünü gösteriyor insana Erkul, o dönemi öğrenmek isteyenlere!

GERÇEKLER DİLE GELMİŞ

Anlatıcılardan bazıları, tarihle uzun bir hesaplaşma yaparak günümüze kadar kişisel tahlil ve tespitlerde bulunuyorlar. Kuşkusuz dönemi yaşayanlar tarafından tarihe düşülen notların egemenler tarafından unutturulmaya çalışılan “Canım ne oldu geçti gitti” faşist darbe çabalarını boşa çıkarmanın gerçek materyalleri. Şu an ve gelecek kuşağa ışık tutması anlamında önemli. Gerçek “Bu ülkede hiçbir zaman işkence yaşanmadı” değil. Gerçek, yanımızda, yakınımızda, kalabalıklarda adını, sanını, duymadığımız bilmediğimiz yaşayan canlı tanıklarımız.
(Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net