Sağlıkta soygun \

Sağlıkta soygun 'Alo' ile başlıyor

Emekli-Sen üyeleri bugün birçok ilde hastaneler önünde yaptıkları eylemlerde parasız sağlık hizmeti istedi. Emekliler sağlıkta soygunun daha randevu alırken ödenen 4,5 TL katılım payıyla başladığını belirttiler.

Emekli-Sen üyeleri bugün birçok ilde hastaneler önünde yaptıkları eylemlerde parasız sağlık hizmeti istedi.

Ankara’da Numune Hastanesi önünde yapılan eylemde konuşan Emekli-Sen Genel Sekreteri Halit Kaniyer, sağlıkta soygunun, daha hastaneye gitmeden, randevu alırken başladığını söyledi. Randevu almak için aranan Alo 182 Merkezi Randevu Sistemini kullanan herkesin bu hizmet karşılığında 4.5 lira katılım payı ödediğini belirten Kaniyer, daha randevu alırken, vatandaşın cebinden çıkmaya başlayan paranın, hastane kapısından içeriye girdikten sonra, ilaç katılım payı, muayene katılım payı, reçete ücreti, tahlil ve tetkik farkı ücreti, erken muayene farkı gibi değişik isimlerle alınmaya devam ettiğini ifade etti. Özel ve devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde, aile hekimliklerinde yapılan tedavinin faturasının eczanelerde tahsil edildiğini ve emeklilerin ise aylıklarından kesildiğini söyledi.

Sağlıkta alanındaki dönüşümde vatandaşın cebini ve sağlığını ilgilendiren en kritik değişikliğin hastadan katılım payı ve otelcilik hizmeti dışında ücret alınmasının önünü açan İlave Ücret Alınabilen İstisnai Sağlık Hizmetlerinde gerçekleştiğini belirten Kaniyer, istisnai sağlık hizmeti kapsamında tanımlı işlemlerin sayısının artırıldığını ifade etti.

‘HASTANELER DE SINIFLARA AYRILDI’

Hastanelerin oteller gibi yıldızlı hale getirildiğini söyleyen Kaniyer, SGK’nin özel hastaneleri A-B-C-D-E olarak gruplandırdığını dile getirdi. Bu gruplandırmada E grubu hastanelerde yüzde 10, A grubu hastanelerde yüzde 90 oranında ilave ücret alınabildiğini ifade eden Kaniyer, son yapılan değişiklikle fark ücretlerinin iyiden iyiye el yaktığını kaydetti.
AKP Hükümetinin kamu hizmetlerinin tasfiyesi ve ticarileştirilmesinin bir parçası olarak “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile bütçeden sermayeye kaynak aktardığını belirten Kaniyer, sağlık hizmetinin tamamen ticarileştirildiğini söyledi. Sağlık hizmetinin verimliliğinin de kara göre planlandığını ifade eden Kaniyer, “Bu yıkım programı ile sağlık hizmeti almak, bir hak olmaktan çıkarıldı. Sağlığın maliyeti eskisine göre katlandı. Bu artışlar nedeniyle hem devlet harcamaları hem de cepten harcamalar katlandı. Sağlığın piyasadan satın alınır hale getirilmesi en çok, sağlıkları bozulmuş olan biz emeklileri vurmaktadır” dedi.

EMEKLİLER İZMİR’DE DE SOKAKTA

Emekliler, sağlık haklarının gasbedilmesine karşı alanlara çıktı. Ege Üniversitesi Hastanesi bahçesinde toplanan DİSK Emekli-Sen Bornova Şube üyesi emekliler, tedavi ve muayene masraflarının maaşlarından kesilmesine tepki gösterdi.

Şube Başkanı Mehmet Düşünceli, ücretlendirilen kamu sağlık hizmetlerini açıklayarak sağlıkta soygunun boyutlarına dikkat çekti. Yapılan düzenlemeler ile sağlık kurumlarının hastalardan 100 ile 7.500 lira arasında değişen rakamlarla ilave ücret alabildiğini belirten Düşünceli, sağlığın piyasalaştırılmasının en çok emeklileri etkilediğini dile getirdi.
Düşünceli, Emekli-Sen olarak tüm yurttaşları, sağlık hakkına sahip çıkmaya çağırdı

'SOYGUNUN ADI KATILIM PAYI'

DİSK'e bağlı Tüm Emekli-Sen Mersin Şubesi, hükümetin uygulamaya koyduğu sağlıkta dönüşüm programını ilişkin Mersin Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Tüm Emekli-Sen üyelerine İHD ve SES üyeleri ile BDP Yenişehir Eş Başkan adayları Hasan Kapıkıran ve Saniye Ağbay destek verdi. Tüm Emekli-Sen Şube Başkanı Adil Alaybeyoğlu, sağlıkta soygunun, insanlar daha hastaneye girmeden başladığını söyledi. Alaybeyoğlu, "Sağlıkta soygun daha hastaneye gitmeden randevu alırken başlıyor. Alo 182'den randevu alanlar bu hizmet karşılığında 4.5 lira katılım payı ödüyor. Randevu alırken yurttaşların cebinden çıkmaya başlayan para, hastane kapısından içeriye girdikten sonra, ilaç katılım payı, muayene katılım payı, reçete ücreti, tahlil ve tetkik fark ücreti, erken muayene farkı gibi değişik isimlerle alınmaya devam ediyor. Özel hastanelerde, devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde, aile hekimlerinde yapılan tedavinin faturası eczanelerde tahsil ediliyor, emeklilerin ise aylılarından kesiliyor" diye konuştu.

Eskiden sağlık ocaklarının halka ücretsiz hizmet verdiğini hatırlatan Alaybeyoğlu, sağlık ocaklarının yerine aile sağlığı merkezlerinin getirildiğini ve yurttaşlardan "katılım payı" adı altında paralar alındığını belirterek, şöyle konuştu: "Program tam olarak yürürlüğe girdikten sonra önce 3 lira muayene ücreti alınmaya başlandı. Bu ücret şu anda kamu hastanelerinde 8 lira, özel hastaneler ve sağlık kuruluşlarında ise 15 liradır. Aile hekiminin yazdığı reçete için 3 kalem ilaca kadar 3 lira; 3 ilaçtan sonra ise yazılan her bir kalem ilaç için 1 lira katılım payı alınmaktadır. Daha önce 12 kalem olan istisnai sağlık hizmeti sayısı 29 kaleme çıkarıldı. Böylece sağlık kurumları, hastalardan 100 lira ile 7 bin 500 lira arasında değişen rakamlarla ilave ücret alabilmektedir. Yapılan bu uygulamalardan sonra parasız sağlık hizmeti almak tarihe karışmıştır. Sağlıkta yapılan bu yıkım politikalarından bir an önce vazgeçilsin. Başta emekliler olmak üzere tüm yurttaşları, sağlık hakkının gasp edilmesi ve sermayeye kaynak aktarılması üzerine kurulu olan dönüşüm programı ile sağlık hakkının gaspına karşı çıkmaya çağırıyoruz." (HABER MERKEZİ)
 

www.evrensel.net