Yeni yüzyılın hastalıkları: Hepatit B ve NASH

Yeni yüzyılın hastalıkları: Hepatit B ve NASH

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof Dr.Ramazan İdilman, fast food tarzı beslenenlerin bir tür karaciğer hastalığı olan NASH hastalığına yakalandığına dikkat çekti. NASH hastalığının çoğu zaman sessiz seyreden ve alkolik karaciğer hastalığına benzer bulgular g

‘FAST FOOD HASTA EDİYOR’

Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği’nin 8. Ulusal Hepatoloji Kongresi’nde fast food beslenmenin zararlarına dikkat çekildi. Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kongre Başkanı Prof Dr.Ramazan İdilman hem düzenledikleri basın toplantısında hem de kongrede, fast food tarzı beslenenlerin karaciğer hastalığı olan NASH ile karşılaşma olasılıklarının daha fazla olduğuna vurgu yaptı. İdilman, “Değişen beslenme şeklimiz, fast food tipi beslenme ne yazık ki bizde alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığına yol açıyor” dedi. Fast food tarzı beslenmenin özellikle toplumda hem yetişkin hem de çocuklar için önemli bir problem olduğunu vurgulayan, İdilman, özellikle obezite sorunu olanlar, şişmanlar, diyabet ve hipertansiyonu olanlarda çok daha önemli bir problem olduğunun altını çizdi.

‘BU HASTALIĞIN SEBEBİNİ HENÜZ BİLMİYORUZ’

NASH’ın kan testi sonucu tanı konulabilen bir hastalık olduğunu belirten İdilman, “Kesin teşhis koymak için biyopsi yapmak gerektiğini” söyledi. NASH’ın bu kadar sık görülmesine rağmen altta yatan sebebin henüz aydınlatılamadığını, çoğu zaman orta yaşlı ve şişman insanlarda görüldüğünü ifade eden İdilman, tedavi sürecinde öncelikli amacın hastanın kilosunu normale çekebilmek olduğunu belirtti.

Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözün ise, 5 bin kişi ile yapılan bir bilimsel çalışmada, kadınlarda yüzde 39, erkeklerde yüzde 28 oranında obezite ve metabolik sendroma rastlandığını anlatarak “Obezite geleceğimiz açısından da çok önemli bir sorun.” diye konuştu.

TÖZÜN: “HEPATİT B, HIV’DEN YÜZ KAT DAHA BULAŞICI”

Tözün, Hepatit B’nin (HPV) de tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir sağlık sorunu olduğunu ifade etti. Tözün, Türkiye’de yaklaşık üç milyon kişinin Hepatit B (HPV) virüsü taşıyıcısı olduğunun bilindiğini kaydetti. Hastalığın tedavi edilmediğinde siroza ve karaciğer kanserine neden olabildiğini vurgulayan Tözün; “Hepatit B virüsü HIV’den yüz kat daha bulaşıcıdır” diye konuştu. Hastalığın belirtisiz de seyredebildiğine dikkat çeken Tözün, bu nedenle hastalığın uzun süre fark edilmemesine neden olduğunun altını çizdi. Tözün, korunma için aşılama oranlarının yükseltilmesi, erken tanı için tarama çalışmalarının artırılması, hastalara gereken tedavinin ulaştırılması ve tedavi kalitesinin artırılması, bildirimlerin, kayıt sistemlerinin iyileştirilmesi ve Hepatit B hakkında halkın bilgi düzeyinin artırılması gerektiğini vurguladı.
 

‘HEPATİT B DOĞUDA DAHA YAYGIN’

Hepatit B oranının batıdan doğuya doğru gidildikçe arttığını vurgulayan Tözün, Eskişehir, Antalya, Adana, Elazığ, Sivas ve Erzurum’da yüksek oranlarda bulunduğu, Diyarbakır’da pozitiflik oranının yüzde 10’lara ulaştığını kaydetti. Etkili aşılama çalışmalarına rağmen gelecek on yıllarda Hepatit B’nin önemini koruyacağının düşünüldüğünü ifade eden Tözün, Türkiye’nin aşılama uygulamalarını Balkan ülkeleriyle kıyaslayarak Türkiye’deki aşılama uygulamalarının önde olduğunu belirtti. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net