Öykü yazarları Diyarbakır’daydı

Öykü yazarları Diyarbakır’daydı

Kürt Yazarlar Derneği, Diyarbakır Cegerxwin Gençlik ve Kültür Merkezi’nde “Gençlik ve Öykü” paneli düzenledi. Kürt yazarlarla birlikte öykü yazarlarının da katıldı etkinlikte, üç farklı lehçede sunumlar yapıldı.

Kürt Yazarlar Derneği, Diyarbakır Cegerxwin Gençlik ve Kültür Merkezi’nde “Gençlik ve Öykü” paneli düzenledi. Kürt yazarlarla birlikte öykü yazarlarının da katıldı etkinlikte, üç farklı lehçede sunumlar yapıldı. Paneldeki açılış konuşmasını gerçekleştiren Kürt Yazarlar Derneği Başkanı Remziye Arslan, usta yazarlar ile genç yazarlar arasında bir köprü kurmayı amaçladıklarını söylerken, gençliğin Kürt edebiyatına olan ilgisini araştırdıklarını ifade etti.

MÜEBBET EDEBİYATI GERÇEĞİ

Panelde konuşan Türk Yazar Ayşegül Tözören, bölgedeki edebiyata yaklaşımın kendisini etkilediğinin altını çizdi. Türkiye’de müebbet edebiyatının varlığına dikkat çeken Tözören, “Bu kavram yeni olmasına rağmen beni çok etkiledi. Cezaevi edebiyatı da denebilir buna. Fakat yazarlar, müebbet hapis cezası aldıkları için müebbet edebiyatı kavramı daha uygun olacaktır” diye konuştu. Edebiyat adına cezaevlerinden kaliteli eserlerin çıktığını vurgulayan Tözören, “Tecrit insanı yalnızlaştırıyor ve yeni bir olaya, döngüye yol açtırıyor” dedi. Cezaevindeki yazarların önemine dikkat çeken Tözören, Türkiye edebiyatının yeni bir damar arayışı olduğuna işaret etti.

GENÇLER, İHTİYARLARLA İLETİŞİME GEÇMELİ

Tözören’in ardından konuşan Kürt Yazar Enise Şirin, genç öykü yazarlarının planlamalarının olması gerektiğini söyledi. “Okuyoruz ama nasıl dile getireceğimizi bilmiyoruz” diyen Şirin, kargaşa durumu olduğunu aktardı. Genç yazarların dede ve ninelerden de yararlanması gerektiğinin altını çizen Şirin, gençlerle, ihtiyarlar arasında mutlaka iletişim ağının kurulması gerektiğini kaydetti. Gençlerin mevcut imkanları da yeterince kullanamadığına dikkat çeken Şirin, genç yaşlarda yazmaya başlamış olmanın önemli olduğunu vurguladı. Güney Kürdistan’ın Duhok kentinden gelen Kürt Yazar İsmail Hacani, Güney Kürdistan’ın sadece Duhok ve Süleymaniye kentlerine öykü türünün yaygın olduğunu kaydetti. Duhok’ta radyolar için öyküler yazıldığını söyleyen Hacani, öykünün kendisini arayan bir mektup olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından panel, müzik dinletileri ve soru cevap kısmıyla sona erdi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net