Eşit haklar için grev

Eşit haklar için grev

İsviçre’de kadınlar, seçme ve seçilme hakkının 40’ıncı, büyük kadın grevinin 20’inci yıl dönümünde yeniden sokaklara çıkıyor. Eylemler, 14 Haziran Salı günü İsviçre genelinde gerçekleşecek. Eylemin ana talepleri arasında eşit işe eşit ücret ve karşılığı ödenmeyen işler

Kadın sendikacılar Zürih’te 7 Haziranda yaptıkları basın toplantısında, ücret eşitsizliğinin azalma bir yana daha da büyüdüğüne dikkat çektiler.  Zürih’te kadınlar “Mor Mola” adı altında, talep ve istemlerini dile getirecekler. 14 Haziranda saat 14.00’ü 6 geçe “Eşitliğin sağlanmasındaki kaplumbağa hızı” ıslık konseriyle protesto edilecek. Saat 17.00’de ise asıl gösteri başlayacak.

Kadın ve erkek arasında ücret eşitsizliğinin yüzde 19.8 olduğu İsviçre’de  gösteriye sendikaların yanı sıra çok sayıda kadın örgütü de çağrı yapıyor.

14 HAZİRAN BAŞLANGIÇ GÜNÜ

İsviçre Sendikalar Birliği (SGB) tarafından yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:  “Kadınların ilk kez seçimlere aktif katılımının 40. yıldönümünde, başbakanlık dairesinde geçmiş mücadelelere de atıfta bulunularak kadınlara seçme ve seçilme hakkının önemine vurgu yapıldı. Şüphesiz geriye dönüp bakmak önemli. Ancak erkek ve kadınlar arasındaki eşitsizliğin giderek arttığı bir dönemde geriye dönüp bakmakla yetinilmeyip ileriye atılım sağlanmalı. Çünkü hâlâ kadınlar çok ciddi ücret eşitsizliğine maruz kalıyor. Ayrımcılık son yıllarda  daha da büyüdü. Hâlâ ev işleri ve ücretli işler kadın ve erkek arasında orantısız dağılmış durumda. Hâlâ çocuk bakım yerleri çok eksik. Bütün bunlardan dolayı SGB 14 Haziranı kadınlara adil ücret için mücadelenin başlangıç günü ilan etti. Ülke genelinde ve mücadeleci bir şekilde bugün eşitlik yasasının uygulanması talep edilecek.”

KIRSAL ALANDA DA MÜCADELE

İsviçre Köylü Kadınlar Birliği (SLBV) de yaptığı açıklamada “Bu hep böyleydi, şimdi de böyle olacak, denilerek kadınlar hâlâ ağır haksızlıklara maruz kalıyor” dedi. Bern’den köylü bir kadın, “Kırsal alanda özellikle de çiftliklerde eşitlik henüz sağlanamadı. Köyde erkekler hâlâ mülk ve geliri kadınlarla paylaşmaya yanaşmadıklarından kadınların bu durumu değiştirme konusunda hiç bir şansları yok” diyor.

Nitekim İsviçre’de de, bir çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi kadınların yasal eşitliği sağlanmış olsa da, pratik uygulamada her şey erkeklerin iki dudağı arasında. (KIRKYAMA)


KADIN İSTERSE HAYAT DURUR

İsviçre tarihinin en büyük politik grevi 14 Haziran 1991’de gerçekleşti. Beş yüz bin kadın, İsviçre Sendikalar Birliğinin önderliğinde “Eşit işe eşit ücret”, “Hayatın her alanında ayrımcılığa son”, “Eşit haklar” şiarıyla greve gitti. Temel sloganı “Kadın isterse hayat durur” olan greve gitme düşüncesi, Vallée de Joux’daki saat fabrikasında çalışan kadın işçilerin ücret ayrımcılığını protesto etmek istemesiyle  başladı. “Kadın isterse herşey durur” bu grevin sloganıydı. İşini bırakan fabrika işçisi kadınlar, ev kadınları, sağlıkçı kadınlar, öğretmenler Basel, Zürih, Bern vb. birçok yerde taleplerini sokağa taşıdı.

Bu grevin ardından, toplumda, kadın erkek eşitliği birçok yönüyle tekrar tartışıldı. Kadınlar ve erkeklerin aynı sigorta primini ödemesi kabul edildi, evlilik yasasında değişime gidildi ve 1996’da Eşitlik Yasası yürürlüğe girdi. Bu yasanın yürürlüğe konmasının ardından birçok işyerinde kadınlar işverenin eşit olmayan ödeme uygulamasına karşı dava açtı ve bu davaların bir çoğu kadınların lehine sonuçlandı.

www.evrensel.net