Ne deseniz boş, halk HES’leri istemiyor

Ne deseniz boş, halk HES’leri istemiyor

Ordu’da yapılmak istenen hidroelektrik santralleri (HES) için Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından ilçe, belde belediye başkanları ve köy muhtarlarının katılımı ile yaptığı ‘HES bilgilendirme toplantısı’ Ordu DSİ İl Müdürlüğünde yapıldı. Perşembe günü saat 10.00’da y

SERT TARTIŞMALAR OLDU

Toplantıda sunum yapan Çevre ve Orman Bakanlığı ve DSİ Genel Müdürlüğünden görevliler yasalar ve yönetmeliklerdeki bilgileri ekran kullanarak anlattı. HES’lerin gerekliliği ve enerji politikaları üzerine bilgiler sunulurken ÇED konusunda da bilgi verildi. Konuşmalar sonrası katılımcıların soruları ve görüşleri bölümünde sert tartışmalar yaşandı ve toplantı tamamlanamadan dağıldı.

DSİ’DEN HES SAVUNMASI

DSİ Daire Başkan Yardımcısı Ali Şahin, Sudan faydalanan iki kesimin de (halk ve şirket) mağdur olmaması gerektiğini söyledi.

Sunum yapan DSİ Mühendisi Mustafa Kemal Özcan da, “Gelişen Türkiye’de elektrik enerjisini artırmak zorundayız. Devletin imkanlarıyla elektrik ihtiyacını karşılayamıyoruz. Amaç, dışa bağımlılığı azaltmaktır” diyerek, klasik HES savunmasını yaptı.

Çevre ve Orman Bakanlığı Mühendisi Abidin Keçeci ise, ÇED planlamasının nasıl yapıldığını, neden gerekli olduğunu anlattı.

Sunumdan sonra katılımcıların sorularına ve değerlendirilmesine geçildi. Bu bölümde söz alan muhtar ve belediye başkanları HES’lerden sıkıntılı olduklarını ve şirketlerin kendi bildiklerince hareket ettiklerini söylediler.

HES’LERE VE YETKİLİLERE BÜYÜK TEPKİ

İkizce’den Muhtar Şenol Çilesiz’in, “Sularımız alınırken bize neden sorulmuyor?” sorusuna toplantıyı yöneten DSİ Daire Başkan Yardımcısı Ali Şahin, “Herkese sorulursa almayın, derler” diye konuştu.

Gölköy- Direkli beldesi Merkez Mahalle Muhtarı İrfan Çaylak, DSİ yetkilisinin “Suyun 49 yıllığına kullanım hakkını verdik” sözüne karşılık, “Su insan hakkıdır. Bizim suyumuzu başkalarına nasıl veriyorsunuz? Bu insan hakkını ihlal değil mi? Bizim hakkımızı bize sormadan başkalarına nasıl veriyorsunuz? “ sorularını yöneltti.

Gülyalı Belediye Başkanı Talip Şen, Gülyalı ve Turnasuyu köyünün suyunu Turnasuyu Irmağı’ndan sağladığını söyleyerek, Turnasuyu Irmağı’ndaki HES’ler hakkında bilgi istedi.

Mesudiye Türk Köyü Muhtarı Hüseyin Erdem, “Suyu az olan yerlerde de HES projeleri var. Buralarda halka bilgi de verilmiyor. Su zaten az, yüzde 10 neye yarar” dedi.

ŞİRKETLERİN KASASI İÇİN

Ünye Sahil Köyü Muhtarı Mehmet Şensoy yaptığı konuşmada HES’lere karşı olduğunu belirterek şunları söyledi: “HES’lerin yanında Ünye’de köyümün bitişiğinde doğal gaz çevrim santrali yapılıyor. Bu yaşam alanlarımızı yok edecek. HES’ler doğayı tahrip eden bir girişimdir. Ormanlar kesiliyor, dereler kurutuluyor. 2 bin dolayındaki HES’in üreteceği elektrik çok düşük. Atılan taş, ürkütülen kuşlara değiyor mu düşünmek gerekir. Hayat bir zincir gibidir. Zincirlerin biri koptuğunda yaşam bozulur. HES’ler doğanın dengesini bozarak geleceğimizi yok ediyor. Amaç elektrik değil, suyun ticarileştirilmesi hedefleniyor. Suyun pazarlanması ile şirketlerin kasaları şişirilecek. Bu proje çevre için bir yıkımdır.”

DSİ’NİN GÖREVİ NE?

Konuşmacılara yanlış bilgi veriyorsunuz diyen toplantı yöneticisine tepki gösteren Platform Üyesi Cahit Ongunyurt, “Siz yalan söylüyorsunuz. Bilimsel çalışma yapan bilim insanlarının verdiği rakamlara yanlış diyorsunuz. Burada oturmayın, dağları tepeleri gezin. Her yer tahrip edilmiş, dereler kurumuş. 49 yıllığına suyu veriyorsunuz. Bu bağımsızlık mı? Özel şirket buraya bizi sevdiği için gelmiyor. DSİ’nin görevi bunlara yardım etmek midir?” diye sordu.

SUSTURMAK İSTEDİLER

Konuşmacıların susturulmak istenmesi, dışarı çıkarılabilecekleri söylenmesi üzerine Merkez Bayadı Köyü Muhtarı Mustafa Yıldırım bağırarak, “Arkadaşların konuşmalarına yalan diyorsunuz. Konuşmalarını engelliyorsunuz. Buraya neden geldik? Konuşacağız tabii ki” dedi.

Konuşmalar devam ederken Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu üyeleri Melet Irmağı’nın HES yapılmadan önce ve sonrasını gösteren pankartı katılımcılara gösterdiler.

Konuşmaların yöneticiler tarafından kesilmek istenmesine de tepki gösteren muhtarlar, toplantıyı terk etmeye başlayınca DSİ yetkilisi oturumu bitirdiğini açıkladı. (Ordu/EVRENSEL)


SAVAŞ HALİ YASASIYLA KAMULAŞTIRMA

Toplantıya katılan Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu Üyelerinden Ertuğrul Gönül söz alarak verilen bilgilerin yanlış olduğunu belirterek, “Toplantıda dağıttığınız broşürlerde bile yanlışlar var. Balıklara göç yolları da bırakılıyormuş. Resimde gösterilen göç yolunu görünce balıkların okuma yazma bildiklerini sanacağız. Neden rüzgar ve güneş enerjisine yönelmiyoruz? Dışa bağımlılıktan söz ediyorsunuz; o zaman Ünye’de doğal gaz çevrim santrali neden kuruluyor? Bunların zararları bilinmiyor mu? Kamulaştırma iddiası da 1939 yılında çıkan olağanüstü hal yasasına göre yapılıyor. Oysa bu savaş haline göre yapılabilecek bir kamulaştırmadır. Bunu mahkemeler de bozuyor zaten. Burada gerçekleri anlatmıyorsunuz. HES’lerdeki amaç, kredileri almak. İnsanların yaşam alanlarının tahrip edilmesi, susuz kalması onların umurunda değil. Bir de can suyundan söz ediyorsunuz. Can suyu ölüm halindeki insanlara verilir. Pamukla dudaklarına su damlatılır. Burada ölümü ilan ediyorsunuz” diyerek tepkisini dile getirdi.


GEREKEN YANITI ALDILAR

Toplantı dağıldıktan sonra dışarıda bir değerlendirme yapan Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu Üyesi Osman Gül, “HES yapılacak yörelerdeki halkın kayıplarını, acılarını ve doğa katliamlarını bildikleri halde ve de mahkeme kararlarını, yapılan hukuksuzlukları bildikleri halde gözlerini kapatıyorlar. Bugün muhtarlardan da gereken yanıtı aldılar” diye konuştu.

www.evrensel.net