\

'Cumartesi Anneleri Metin'i unutmayacak'

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 459. haftasında 12 Ocak 1996'daki Güçlükonak katliamını hatırlatıp, sorumluların yargı önüne çıkartılmasını istedi. Anneler adına konuşan Hacer Elçi, '18 yıl önce sesimizi duyuran gazeteciler vardı. Metin Göktepe bu gazetecilerden biriydi. Cumartesi Anneleri ve bu meydan, Göktepe'yi unutmayacak' dedi.

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 459. haftasında 12 Ocak 1996'daki Güçlükonak katliamını hatırlatıp, sorumluların yargı önüne çıkartılmasını istedi. Aradan geçen zamanda katliamı gerçekleştirenlerin cezalandırılmadığına ve yeni katliamlara devam edildiğini vurgulayan Cumartesi Anneleri, "Güçlükonak'tan Roboski'ye devleti yöneten akıl değişmedi" açıklamasında bulundu.

Kaybedilen ve "faili meçhul" cinayetlere kurban giden yakınlarının faillerinin bulunması ve sorumluların yargılanması talebiyle adalet arayışlarını sürdüren Cumartesi Anneleri, oturma eylemlerinin 459'uncu haftasında da Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. "Failler belli kayıplar nerede" pankartı açan kayıp yakınları, oturma eylemlerinde kaybedilen yakınlarına ait fotoğraf ve kırmızı karanfiller taşıdı. Bu haftaki eylemde Cumartesi Anneleri, 12 Ocak 1996'da yaşanan Güçlükonak katliamını hatırlatarak, faillerin yargı önüne çıkarılmasını talep etti.

Cumartesi Anneleri adına açıklamayı Hacer Elçi okudu. Elçi açıklamaya katledilen gazeteci Metin Göktepe'yi anarak başladı. "18 yıl önce sesimizi duyuran gazeteciler vardı. Metin Göktepe bu gazetecilerden biriydi. Sadece 6 ay sesimizi duyurabildi. Cumartesi Anneleri ve bu meydan, Göktepe'yi unutmayacak" dedi. Güçlükonak Katliamı'nda devletin gerçekleri gizlemeye çalıştığını hatırlatarak, dava süreçlerine ilişkin de bilgi aktaran Elçi, iç hukuktan sonuç alamıyınca olayın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındığını söyledi. AKP hükümetinin AİHM'deki davada, katliamcıları savunduğunu ifade eden Elçi, "Ailelerin iddialarının uydurmaca olduğunu iddia ettiler. Ama, Türkiye mahkumiyetten kurtulamadı" dedi.

Katliamdan 13 yıl sonra dönemin İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Adnan Ekmen'in 'Olayı araştırınca arkasından devlet çıktı. PKK'nin değil, JİTEM'in işiydi, söyleyemedik' dediğini hatırlatan Elçi, "Güçlükonak katliamının faili devlettir. Katliamın emir vericileri bilinmektedir. Faili devlet olan katliamın sorumluları hesap vermelidir. Güçlükonak'tan Roboski'ye devleti yöneten akıl değişmedi. Evlatlarımızı devletin gücüyle katledenlerin cezasız kalmaya devam etmesi bunun göstergesidir. Bizler hakikati dile getirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

'KAYGILIYIZ'

Eylemde ilk sözü alan İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi Sebla Arcan, Mardin İHD'nin çalışmaları sonucunda Kızıltepe'nin Aysun (Tilzêrîn) köyünde çıkan 3 kemikten birinin Abdurahham Çoşkun'a ait olduğunun belirlendiği hatırlattı. Bu katliamın sorumlularından birinin AKP'li Belediye Başkanı Mehmet Tire ve diğerinin de CHP Sivas Çepni Belediye Başkanı Hurşit İnan olduğunu belirten Arcan, AKP ve CHP için "katliamcıları korumaktan vazgeçin" çağrısında bulundu.

Arcan'ın ardından 23 Şubat 1995 yılında gözaltına alınarak kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasına, katledilen gazeteci Metin Göktepe'yi anarak başlayan Yıldız, "Göktepe öldürüldüğünde, duvardan düştü dediler. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, 'zaten gazeteci değilmiş, teröristmiş' dedi. Ali İsmail Korkmaz öldürüldüğünde de aynı şeyi söylediler. Biz bu katliamları kınıyoruz. Devletin bu katliamların faillerini ortaya çıkartmasını bekliyoruz. Bunları kimden istiyoruz, onu da bilmiyoruz. Çünkü ortada bir devlet ve bir adaleti yok. Biz, bunu yıllardır görmedik. Kaygılıyız" dedi. Türkiye'de anaların acılarının ortak olduğunu dile getiren Yıldız, "Roboski'den Gezi'ye tüm anaların gözyaşı aynıdır. Bu ülkenin hali yamandır" dedi. Yıldız, değindiği Paris katliamı için ise, "Onlar bu devletin vatandaşıydı. Onların anılmasına karşı çıkanlar. Kayıplarımızın faillerinin de ortaya çıkmasını istemeyenlerdir" diye konuştu.

'YENİ Mİ FARK ETTİNİZ HUKUSUZLUĞU?'

1 Kasım 1980'den beri kayıp olan Hayrettin Eren'in ablası İkbal Eren de konuştu. Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'na hitaben konuşan Eren, "Siz hukuk fakültelerinde okudunuz. Avukat oldunuz. Şimdi hukuk arıyorsunuz. Biz yıllarca bu meydanda hukuk aradık. Bizi görmediniz. Bu ülkede hukukçular bile hukukun olmadığına yönelik serzenişte bulunuyorsa, zaten yapılacak bir şey yoktur. Sadece Ergenekon, Balyoz davalarında hukuksuzluk yaşanmadı. Bu ülkede nereyi kazsan bir kemik çıkıyor. Siz yeni mi fark ettiniz, hukuksuzluğu?" diye sordu.

Eren'den sonra Güçlükonak Katliamı'nda yaşamını kaybedenlerden Ahmet Kaya'nın kızı Emine Erbek Kaya konuştu. Konuşurken gözyaşlarına boğulan Kaya, babasının kaybedeli 18 yıl olduğunu ve bunca yıldır babasının kemiklerini aradığını söyleyerek devamında şunları söyledi: "Babamın kemiklerini yaktınız. Biz, bir damla kanımız kalana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Artık yeter Erdoğan. Bu zulmü daha ne kadar sürdüreceksiniz?" (DİHA)

www.evrensel.net