02 Ocak 2014 06:00

Özelleştirmeye karşı hep birlikte!

Merhaba Evrensel okurları; ben Pamukkale Üniversitesinde otomotiv bölümü öğrencisiyim, aynı zamanda oto sanayide bakım-onarım işçisi olarak çalışıyorum.

Özelleştirmeye karşı hep birlikte!

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Mehmet ACAR

Merhaba Evrensel okurları; ben Pamukkale Üniversitesinde otomotiv bölümü öğrencisiyim, aynı zamanda oto sanayide bakım-onarım işçisi olarak çalışıyorum. Geçtiğimiz gün; Emek Partisi Denizli İl Örgütüyle birlikte Milas’ta özelleştirmeye karşı “Emek ve Bağımsızlık Mitingi”ne katıldım. Temmuz ayında ayrıldığım işten de özelleştirmeye sebebiyle çıkarılan bir işçi olarak mitingin anlamı benim için biraz daha farklıydı. Pamukkale Üniversitesinin bakım-onarım servisi taşerona devredildikten sonra; 7 kişinin çalıştığı işyerinden benimle birlikte 4 kişi çıkarıldı. Üniversitenin ısı merkezinde çalışan arkadaşlarımız da işyerleri taşerona devredildikten sonra 3-4 ay maaşlarını alamamış, mağdur olmuşlardı. Taşeronlaştırma ve özelleştirmeden bir hayli canı yanmış bir işçi olarak milatsa nasıl bir atmosferle karşılaşacağımı oldukça merak ediyordum. Milas’a girmeden mola verdiğimiz yerde bir işçinin otobüse gelip ‘Milas’a mı gidiyorsunuz beni de götürür müsünüz?’ sözleri samimiyet ve dayanışmanın daha yolculuk sırasında gözler önüne serildiğinin bir örneğiydi.
Uzun yürüyüşün ardından vardığımız miting alanı oldukça kalabalıktı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen işçiler, Milas ve Yatağan köylüleri, gençler, kadınlar alanı doldurmuştu. Konuşmalardan en çok dikkatimi çeken 105 gündür özelleştirmeye karşı direnen maden işçisi bir kadının konuşmasıydı. Daha önce madende çalışan bir kadın işçi hiç duymamıştım. En çok bundan etkilendim. Kadın işçinin Ege şivesiyle yaptığı konuşma samimiyet, cesaret ve kararlılığını hepimize hissettirdi.
Konuşmalardan anladığım enerji ve maden işçilerinin direnişinin Tes-İş ve T. Maden-İş ile birlikte örgütlendiği idi. İki sendikanın birden işçilerle birlikte verdiği mücadele buradaki kitleselliği sağlamıştı. Özelleştirmeye hayır diyen işçiler ve Muğla halkı birlikte olmanın verdiği güçle başarıya ulaşacak gibi görünüyor. Bu düşüncelerle benim için daha da coşkulu bir hal alan miting  konuşmalarla devam etti ve bu şekilde sona erdi. Ardından dönüş yoluna  çıktık. Yolda Yatağan Termik Santralinin önündeki direniş çadırları da dikkatimi çekti. İşçiler haftalardır özelleştirmeye karşı buradaki çadırda açlık grevini sürdürüyormuş. Daha önce taşeronlaştırmayla işten çıkarılan bir işçi olarak; emek sömürüsüne, sendikayla karşı durmak gerektiğini düşünüyorum. Böyle olursa yalnız olmayacağımı biliyorum.

*İşçi/Denizli

ÖNCEKİ HABER

Sendika hakkımız engellenemez

SONRAKİ HABER

AB’den Türkiye’ye ‘Suriye’ uyarısı: Tek taraflı adımlardan kaçının

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa