İşçiye çay,  simit kendilerine  milyar dolar

İşçiye çay, simit kendilerine milyar dolar

1998 yılından beri Çorlu’da tekstil sanayindeki boya apre fabrikalarında işçi olarak çalışıyorum. Çalışmaya başladığım günden bu zamana kadar çalışma koşulları ve yaşamımızda neler değiştiğini siz evrensel okurları ile paylaşmak istiyorum.

1998 yılından beri Çorlu’da tekstil sanayindeki boya apre fabrikalarında işçi olarak çalışıyorum. Çalışmaya başladığım günden bu zamana kadar çalışma koşulları ve yaşamımızda neler değiştiğini siz evrensel okurları ile paylaşmak istiyorum.

Çalışmaya başladığım ilk yıllarda sekiz saat çalışıp asgari ücret alıyorduk. Bu para ile kiramızı ödeyip kıt kanaat geçinebiliyorduk. Üç ayda bir ikramiye, erzak ve yakacak parası alıyorduk. O günlerden bugüne çok şey değişti. Şimdi asgari ücret bir kira bedeline düştü. İkramiye diye hiçbir şey konuşulmuyor. Neredeyse bütün fabrikalardan kaldırıldı. 10-15 yılda hemen hemen bütün haklarımızı kaybettik.

Şu an 12 saat çalışıp hafta sonları mesai yapmak zorunda kalıyoruz. 10-15 yıl öncesine göre daha uzun ve hızlı çalışmamıza rağmen yine sıkıntı içinde yaşıyor, ayın sonunu getiremiyoruz. Birde bunun üstüne dünya kadar borcumuz var. Bütün işçiler borç içinde yüzüyor.
Oysa çalıştığımız fabrikalar 3-5 kat büyüdü. Küçük olan işletmeler bugün holding oldu.
Bizim birleşip mücadele etmekten başka şansımız kalmamıştır. Eğer biz işçiler bunu başaramazsak 10 sene sonra bu günlerimizi de arayacağız. Ancak mücadele edersek eski haklarımızı geri alır ve yeni haklar elde edebiliriz.

Asgari ücret belirlenirken bize hiç soran yok. Üç beş tane bürokrat bunu belirliyor. Zaten Hükümette asgari ücreti çay, simit hesabı üzerinden yapıyor. Hükümetin asgari ücreti çay, simit hesabından yapılması bize yapılan bir saygısızlıktır. Hükümetin politikaları sayesinde patronlar dünyanın ez zenginleri arasına girerken bize çay simit ile reva görüyor. Biz çay simit ile yaşamak istemiyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz.
Başbakan bize çay simit hesabı yaparken kendi çocuklarına milyar dolarları layık görüyor. Yolsuzluklarda konuşulan paralar bizim hayal bile edeceğimizden daha büyük. Bizden kesilen, yaşamımızdan çalınanlar bir avuç haramzadenin cebine inmiş. Bu ne Müslümanlığa ne de insanlığa sığar. Bu yolsuzlukları inkar edenler evde çıkan para sayma makineleri ile maaşlarını mı sayıyorlardı?

Tekstil işçisi/Çorlu/Tekirdağ

www.evrensel.net