Sporda 2013\

Sporda 2013'ün unutulmazları

İnsanoğlunun spor aracılığıyla belleklerde bir ömür yer edinecek enstantaneler üretebilmesi için çok da fazla şeye ihtiyacı yok aslında. Pek çokları için yüzde 90’ı gereksiz bulunan “eşsiz spor hafızamıza” 2013’ten kattıklarımızın sayısı hiç de az değil.

Mithat Fabian SÖZMEN
İstanbul


Olimpiyatlar yoktu, futbol ya da basketbolda dünya kupası da yoktu. 2013, kimi sporseverler için sıkıcı bulunan o tek haneli yıllardan biriydi. Ancak insanoğlunun spor aracılığıyla belleklerde bir ömür yer edinecek enstantaneler üretebilmesi için çok da fazla şeye ihtiyacı yok aslında. Pek çokları için yüzde 90’ı gereksiz bulunan “eşsiz spor hafızamıza” 2013’ten kattıklarımızın sayısı hiç de az değil.

UNUTULMAZ DİRENİŞ: Saha dışından başlayacağız ama buna mecburuz. 2013’e Gezi direnişi damgasını vurduysa direnişe de taraftar grupları damgasını vurmuştur desek abartmış olmayız. Bir halk ayağa kalkarken beraber tuvalete gitmez sandığımız taraftar grupları da birleşti. Sokak muharebelerindeki maharetlerinin yanı sıra yılların birikimi yaratıcı sloganları ve tezahüratlarıyla direnişin motor gücü oldular.

UNUTULMAZ TAKIM: Almanya, dünyanın en üst düzey futbol ülkesi olarak dünya sahnesine çıkarken Bayern Münih de nihayet Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu. Son 4 yılda 3 kez final oynayan Bavyera ekibi bu kez kupaya uzanırken, finalde bir başka Alman devi Borussia Dortmund’u yendi.Jupp Heynckes idaresindeki Bayern, ligde de durdurulamaz bir performans çizdi ve 25 puan farkla şampiyon oldu. 2013’ün 2. yarısında Pep Guardiola’nın eline geçen takım, çıkışını sürdürdü. 2014’e 16 maçta 14 galibiyet ve 2 beraberlikle giriyorlar.

UNUTULMAZ KOŞU: Aslında “koşular” demek daha doğru. Somali asıllı Britanyalı Mo Farah, Londra Olimpiyatları’ndaki 5 bin ve 10 bin metre dublesinden sonra Moskova’daki Dünya Atletizm Şampiyonası’nda da bu başarısını tekrarladı. Farah uzun mesafe koşucusundan çok bir ceylan gibiydi ve koşuları, koşularındaki dayanıklılığı-gücü de bir sanat eserinden farksızdı. Britanyalılar şimdiden ona “Ada’nın gelmiş geçmiş en iyisi” diyor. Haksız sayılmazlar.

UNUTULMAZ İTİRAF: Lance Armstrong, artık tüm sporseverler için unutulmak istenen korkunç bir kabustan ibaret. Yine de o kariyeri boyunca yalanladığı “doping kullandığı” gerçeğini itiraf etmek için dünyanın en yüksek reytingli mecrasını seçti: Oprah Winfrey Show! Fransa Bisiklet Turu şampiyonlukları elinden alınan Armstrong, milyonların gözüne baka baka yalan söylediğini itiraf etti, biz de kurtulduk. Yazık ki, bu itirafı da unutamayacağız.

UNUTULMAZ ŞUT: Tarih kitapları piyadeleri değil muzaffer komutanları anlatır. Neyse ki 2013 yılındayız ve elimizde kanıtlar var. San Antonio Spurs şampiyonluğa yalnızca saniyeler kadar uzaktı. “Komutan” LeBron James şutu kaçırdı ancak “Piyade” Ray Allen, maçı uzatmaya götüren üçlüğü gönderirken hem kendi unutulmaz kariyerini tanımlıyor hem de LeBron James’e “Tarihin en iyisi olma” yolunda büyük bir yardımda bulunuyordu.

UNUTULMAZ BURUN: 2013 Moskova, Olimpiyat sonrası yıl düzenlenen bir atletizm şampiyonası için haddinden fazla unutulmaz an yaratarak kalplerimizde yer edindi. 400 metre kadınlar finalinin son yüz metresine girilirken Botswanalı Amantle Monstho açık ara önde gözüküyordu. Hatta son 20 metrede dahi kazanacağını söyleyebilirdiniz. 10 metre, 5 metre, 1 metre, 20 santim... Gerilerden gelen Christine Ohuruogu, son anda uzattığı burnuyla tarihi bir zafere imza atarak altın madalyayı kazandı.

UNUTULMAZ –YILLANMIŞ- ŞARAP: Bu payeyi 36’sında gençlik iksiri bulmuşçasına performansını yükselten Tim Duncan’a da verebilirdik ancak pozitif ayrımcılık yapmamız gerekiyor. 32 yaşındaki Serena Williams rakipleriyle arayı açmaya devam ederken, 2013’te çıktığı 82 maçın 78’ini kazandı. Fransa Açık ve Amerika Açık dahil 11 şampiyonluk elde eden Williams’ın 34 maçlık galibiyet serisi de “unutulmaz”dı. Williams, 32’sinde WTA’de 1 numaraya yükselerek kadınlarda bu unvanı elde eden en yaşlı raket oldu.

UNUTULMAZ TRANSFER: Tamam Gareth Bale müthiş bir yetenek ancak ona ödenen 120 milyon dolar, 2013’te iyice ayyuka çıkan bir trendin en kötü örneklerindendi. Körfez ve Rus sermayesi futbol piyasasında zenginle yoksul arasındaki uçurumu büyültürken, geleneksel dev kulüpleri de zorlamaya başladı. En tepedekilerin futbolcu bonservisleri için ödediği rakamlar iyice uçuklaştı. Bale’a ödenen acayip rakam da bunun sonucuydu.

UNUTULMAZ KARE: Sports Illustrated’ın seçimi... Pistlerin ismiyle müsemma yıldızını böylesi bir karede görüntülemek her fotoğrafçının hayali olsa gerek. Usain Bolt (Yıldırım), şimşek gibi çakıyor; hem yerde hem gökte! AFP’den Olivier Morin’e tebrikler.

www.evrensel.net