Seçimler işçilerin ihtiyaçlarını karşılamıyor

Seçimler işçilerin ihtiyaçlarını karşılamıyor

Aliağa sanayi bölgesindeki işçiler seçim sürecinde yapılan tartışmalarda asgari ücrete ve işsizliğe değinilmemesine ve işsizliğin çözümü için tatmin edici bir çözüm önerisinin tartışılmamasına tepki gösteriyor. Aliağa’da geçtiğimiz 2 ayda işsizlikten ve işten çıkarılmakta

Turan Kara

PATRONLARA VER ALLAHIM VER

İşçiler, AKP Hükümetinin seçimlerden sonra özellikle demir çelik sektörü için planladığı vergi almama ve diğer teşvikler konusundaki vaatlerinden henüz habersizler. 2011 yılı sonuna kadar yatırım yapan patronlara yüzde 50 ila yüzde 90 arası vergi indirimi yapan AKP, bununla da yetinmeyip, kurumlar vergisini yüzde 20’den yüzde 2’ye kadar indirip, buna ek olarak gümrük vergisi muafiyeti, katma değer vergisi istisnası, sigorta primi işveren hissesi desteği, faiz desteği, yatırım yeri tahsisi, sigorta primi işveren hissesinin işsizlik fonundan karşılanması gibi ‘kıyak’ları da yapmıştı. Şimdi ise bunları yeterli bulmayan işverenlere yeni sözler veren AKP Hükümeti, “Teşvikler üretimi artırmaya çare olmadı” itirafının ardından “İthal edilen malların yerli üretimini teşvik etmek ve böylece cari açığı kapatmak” adına demir çelik patronlarına tekrar bir kıyak yapmaya hazırlanıyor. İşverenlere yapılacak kıyağın ipuçlarını veren Zafer Çağlayan, “Kurumlar vergisi ve SSK primlerini sıfırlama ve elektriği nerdeyse bedava vermeyi” vadediyor.

ÇALIŞMA SAATLERİ UZUYOR ÜCRETLER DÜŞÜYOR

İşverenler açısından seçimler bol vaatli, teşvikli ve kıyaklı geçerken işçiler açısından durum hiç de öyle görünmüyor. Demirçelik iş kolunda ücretlerin Türkiye genelinde yüzde 30-40 gerilediği, ağır sanayideki yıpranma payından işçilerin yararlanmadığı ve çalışma koşullarının gittikçe gerilediği bir dönemde AKP Hükümetinin sadece patronlara yönelik vaatleri de işçiler arasında tartışma konusu oluyor. İşçilerin çalışma saati ortalama 12 saate fiili olarak çıkarılmış, pek çok fabrikada mesailer yüzde 50’ye düşürülmüş durumda. Ama işçiler yine de bunları tartışmak yerine kaba bir AKP-CHP karşıtlığına sürükleniyor. AKP’liler de bunu yapıyor CHP’liler de. İşçiler oy vereceği partinin seçim programından ve genel vaatlerinin dışındaki vaatlerinden habersiz.

İŞÇİLER AKP’YE DE İŞVERENLERE DE TEPKİLİ

Bu dönemde özellikle Ege Metal işçileri çok fazla sıkıntılı bir süreç yaşıyorlar. Ücretlerini alamama, yemekler dahil çalışma koşullarının kötüleşmesi, iş kazalarının artması ve bu süreçte sorunlarının uzun zamandır çözülememesi işçilerin canını bir hayli sıkıyor. Bunların üzerine AKP’nin demir çelik işverenlerine verdiği sözlerin ne anlama geldiğini sorduğumuzda daha öfkeli davranarak, “Zaten hükümet onların hükümeti, fabrika onların fabrikası, sendika da onların sendikası sayılır. Söyle bize ne yapalım? Derdimizi kime anlatalım, nasıl çözelim. En ufak bir ses çıkarmaya çalışanı öldürüyorlar. Bir de Tayyip Erdoğan sanki ölen insan, ülkenin düşmanıymış gibi, ‘Birisi ölmüş diyorlar bana ne, hiç de üzülmedim’ diyor. Bu insan olanın utanacağı bir söylemdir. Bunlar insanlıktan da çıkmış” diyor.

AKP-CHP KAVGASI BARIŞI VE KARDEŞLİĞİ BALTALIYOR

Kılıçdaroğlu’nun etkisiyle CHP’yi düşündüğünü söyleyen işçilerde ise CHP’nin son söylemleri onlara göre bir seçim yatırımı. Seçimlerden önce herkesten oy alabilmek için böyle söylemesi gerektiğini düşünen bu kesimler Kürt sorununda ulusalcılıktan ve milliyetçilikten etkilenen kesimler. Yine de çıkışını çok fazla olumsuz bulmadığını söyleyen bir işçi, “Kürt sorununun çatışmasız çözümü gerekiyor ama bölünmeden. Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle parti değişmiş gibi görünüyor, iyi mi kötü mü göreceğiz. Yeter ki bu hükümet gitsin, çünkü çok şey kaybediyoruz. Bunlar herkesi düşman görüyor ve her yere yandaşlarını yerleştiriyor” diyor. İşçiler Kılıçdaroğlu’nun demokratik söylemlerini yeterli ve açıklayıcı bulmadığı gibi CHP yerel örgütü de bu konuları hâlâ eskisi gibi tartışmaya devam ediyor. Ege Çelik’ten bir işçi “Bunların, birbirinin arkasından kavga ederken Mecliste sarmaş dolaş olacağını biliyoruz. Ama sürekli kavga ediyormuş gibi görünüyorlar, böylece asıl sorunlarımızı tartışmıyorlar. Oysa bizim durumumuz gittikçe kötüleşiyor, işverenler bizim üzerimizden büyüyor. Bir de biz sesimizi çıkaramıyoruz. Sesini çıkaranın sesini hemen kesiyorlar. Bizim sesimizi dinlemiyorlar, yolsuzlukların ve adaletsizliklerin üstüne gitmiyorlar” diyor. Bir başka işçi ise “Kira 400 lira asgari ücret 600 lira, kimse bundan bahsetmiyor. Aile sigortası dağıtacağını söyleyenler yoksulluğu sürdürmek istiyorlar çözmek istemiyorlar. Biz kimseye muhtaç yaşamak istemiyoruz, yardım dağıtmak yerine asgari ücreti yükselteceği sözünü versin, biz de kimseye muhtaç olmadan yaşayalım, devlet de bu parayı dağıtacağına yatırım yapsın” diyerek aile sigortasını eleştiriyor.

BLOK SEÇMENLERİ BASKI GÖRÜYOR

Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloku adayı Erdal Avcı’yı da destekleyenlerin olduğu demir çeliklerde en zoru da fabrikada Erdal Avcı’dan bahsetmek olduğunu bir HABAŞ işçisinin sözleri anlatıyor. Referandum zamanından bahseden işçi, “O dönemde boykot yapacağını söyleyen ve etrafındakilere de bunu anlatan bir arkadaşımız işten çıkarıldı. Daha önceki Blok döneminde de benzer şeyler oldu. Ama biz yine de anlatmaya çalışıyoruz. İşçi arkadaşlar aslında CHP’den çok şey beklemese de AKP’den kurtulmak adına önemli bir şey olacağını düşünüyor. İnsanlar kamplaşmış diyebilirim. Bunu yapan da AKP bence, işine de geliyor. Ama ben en önemli adayın Sayın Erdal Avcı olduğunu düşünüyorum, çünkü hiçbir Blok adayı şahsi çıkarları için seçime girmiyor. Bir sürü bedel ödeyerek seçim çalışması yapıyor” diyor.
(İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net