Nükleer tehdit sürüyor

Nükleer tehdit sürüyor

Rusya ve ABD’nin stratejik silahlarda indirim anlaşmasını imzalamasına rağmen, nükleer güce sahip olan ülkeler potansiyellerini geliştirmeye devam ediyor. Rusya ve ABD başta olmak üzere İngiltere, Fransa, Çin, Hindistan, Pakistan ve İsrail 20 bin 500 nükleer silaha sahip. Bunlardan 5 bini ise kullanıma hazır durumda.Stockholm International P

Stockholm International Peace Research Institute (SIPRI) yayınladığı son raporunda nükleer silahlanma yarışının devam edebileceği uyarısı yapıldı. Raporda, “5 binin üzerinde nükleer silah kullanıma hazır olarak yerleştirilmiş durumda. Bunlardan 2 bini de yüksek seviyeli operasyon için korunuyor” bilgisi yer aldı. Rapora göre, Ocak 2011 itibari ile Rusya’nın 11 bin adet nükleer silahı bulunurken, bunlardan 2 bin 427’si kullanıma hazır vaziyette. ABD’nin ise 8 bin 500 olan nükleer silahlarının 2 bin 150’si kullanıma hazır.

Nisan 2010’da Rusya ve ABD stratejik silahlarda indirim anlaşması (START) imzalayarak nükleer kapasitelerini 1550’ye indirilmesini kararlaştırmıştı. İki ülkenin yeni anlaşma ile attığı adım “mütevazı” olarak değerlendirilen raporda, “Rusya ve ABD yeni nükleer silahlar konuşlandırılmak için programlarını sürdürüyor. Belirli olmayan gelecekte de nükleer kapasitenin korunacağı görülüyor” ifadeleri yer aldı. Raporda, iki ülkenin nükleer modernizasyon çalışmalarını, güvenlik politikalarının önceliği olarak gördüklerine de dikkat çekildi.

İSRAİL’İN 80 NÜKLEER FÜZESİ VAR

Hindistan ve Pakistan’ın nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip olacak yeni balistik füzeler geliştirmek için çalıştıklarına değinilen raporda, nükleer yakıt üretimi için programların devam ettiğine vurgu yapıldı.
Raporun önemli bir parçası ise İsrail’le ilgili iddialardı. Nükleer güce sahip olduğunu reddeden İsrail’in 80 adet nükleer füzesi var. İsveç hükümeti tarafından kısmen desteklenen SIPRI uluslararası bağımsız bir kuruluş olarak çalışmalarını sürdürüyor. (DIŞ HABERLER)


FUKUŞİMA’DA RİSK SANILANDAN FAZLA

Japon yetkililer, geçen Mart ayında deprem ve tsunamide hasar gören Fukuşima nükleer santralinden ilk hafta içinde sızan radyasyon konusundaki tahminlerin, ilk açıklanandan iki kat fazla olduğunu açıkladı. Yetkililerin yeniden gözden geçirdiği yeni tahmin, 1986’da Çernobil santralinden sızan radyasyon miktarının yüzde 15’ine denk düşüyor.
Çernobil’deki seviyenin halen büyük ölçüde altında olmasına karşın, hükümetin ve tesisin işletmeci firmasının radyasyon tehlikesine ilişkin kamuoyunu yeterince aydınlatmadığı eleştirilerinin şimdi daha da artacağı belirtiliyor.
Japonya’nın nükleer güvenlik kurumu ayrıca Fukuşima’nın reaktörlerinde meydana gelen nükleer erimenin ilk başta tahmin ettiklerinden daha hızlı geliştiğini söyledi. Kazadan neredeyse üç ay geçtikten sonra kamuya yapılan bu açıklama, yetkililerin halkı bilgilendirmekte yavaş davrandığı eleştirilerine yol açıyor.
 

YENİ TAHLİYELER OLABİLİR

Japonya hükümeti aynı zamanda Fukuşima çevresinde yeni tahliyelerin gündeme gelebileceğinin işaretini verdi. Şu an tesisin etrafındaki 20 kilometrelik alana girmek yasak. Bunun daha ilerisinde yer alan kimi yerleşim birimleri de radyasyondan etkilenmiş durumda. Yetkililer, bölgede arazinin yapısı ve rüzgarların esiş yönü nedeniyle başka bölgelerde de radyasyon birikiminin meydana gelmiş olabileceğini düşünüyor.

www.evrensel.net