27 Aralık 2013 15:38

'Yetkim olsa HSYK'yı anında yargılayacağım'

Başbakan Erdoğan, 'Önümüzde iki seçenek var. Ya eski Türkiye devam edecek ve Türkiye kaybedecek ya da yeni Türkiye kurulacak' dedi. Son gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, HSYK’nın suç işlediğini iddia ederek, 'Suç duyurusunda bulunuyorum. Bu HSYK’yı kim yargılayacak. Öyle bir yetkim olsa anında yargılayacağım' dedi.

\'Yetkim olsa HSYK\'yı anında yargılayacağım\'
Paylaş

Başbakan Tayyip Erdoğan, Sakarya Üniversitesi Kültür Merkezi’nde, Sakarya Üniversitesi Teknokent Binası ile yapımı tamamlanan diğer tesislerin açılışı ve fahri doktora tevdi törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Erdoğan, Türkiye’yi ilklerle tanıştırdıklarını, rekorlarla buluşturduklarını iddia ederek, “Türkiye’nin kaybettiği dönemlerde birileri muhakkak kazanmış, istikrara kavuştuğu dönemlerde birileri kaybetmiştir. Türkiye kazınırken birileri kaybetti. Bu paraları kaybedenlerin istikrarlı bir Türkiye istemeleri mümkün değildir” dedi.
Marmaray’ı 5,5 milyar liraya tamamladıklarını dile getiren Erdoğan, “11 yılda 117 Marmaray yapacak kadar ülkemize kazandırdık” diye konuştu.
Erdoğan, “Bütün bu olumlu gelişmeler bataklıktan istikrarsızlıktan kazanç sağlayanları rahatsız ediyor” derken, “Terör biz çözüm sürecini hayata geçirene kadar can almaya ve ağır faturalar ödetmeye devam etti. Türkiye 30 yıldır terörle mücadele ediyor. Terör biz Çözüm Süreci’ni hayata geçirene kadar bitmedi. Terörün uluslararası rant çevrelerini zengin eden bir boyutu var. Ya eski Türkiye devam edecek birileri kazanacak ya da yeni Türkiye kurulacak ve kazanacak, o birileri kaybedecek. Eski Türkiye yeniden baskılarla içeride dışarıda acziyetle devam etmek anlamına geliyor” dedi.
Yolsuzluk adı altında başlatılan operasyonların yeni Türkiye’nin inşasının karşısına çıkarılmış bir engel olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biri yetimin hakkını yiyorsa ondan hesabı önce biz sorarız. Devletin malını, kalkıp da yetimin malını birileri hakikaten alıyor, söğüşlüyorsa onun hesabını önce biz sorarız. Ancak, şunu da ortaya koyayım, ’iftira at, tutmazsa iz bırakır’ mantığıyla, olmayan şeyleri olmuş gibi gösterenleri de kusura bakmayın ifşa etmek bizim görevimizdir. Önümüzde çok net olarak iki seçenek var. Ya eski Türkiye devam edecek Türkiye kaybedecek birileri kazanacak ya da yeni Türkiye kurulacak, Türkiye kazanacak, işte o birileri kaybedecek.
Örneğin, şu anda bazı medya organlarına gizlilik esaslı olan dosyaları servis etmek hukukun neresinde yazıyor? Akşam başsavcı bunu açıkladı. Ben buradan suç duyurusunda bulunuyorum. HSYK da suç işledi. Yaptıkları açıklamayla anayasanın 138. maddesine aykırı hakaret ediyorlar. Peki bu HSYK’yı kim yargılayacak. Öyle bir yetkim olsa anında yargılayacağım. Kim yargılayacak biliyor musunuz? Millet yargılayacak. Ya millet ya zillet.”


YARSAV VE YARGIÇLAR SENDİKASI: BAŞSAVCI HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILMALI

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) ve Yargıçlar Sendikası yolsuzluk operasyonu sonrasında yaşanan gelişmeler nedeniyle ortak yazılı açıklama yaptı. "Atatürk’ün kurduğu Anayasal esaslara dayalı Türkiye Cumhuriyetinin ve devlet sisteminin çökertildiği ve devletin tüm kurum ve kurallarıyla iflas ettiği bir sürecin yaşandığının" savunulduğu açıklamada, “Nicedir kaybettiği devlet aklından yoksun sistem, her aşamada işlemez ve hareket edemez noktaya gelmiştir. Kanalları, hukuksuzluklarla, yolsuzluklarla ve her türlü suiistimallerle tıkanmış bünyenin sarsıla sarsıla yaşadığı ağır krizlerin sonucu; çözülmeye, dağılmaya yüz tutan devlettir” denildi. YARSAV ve Yargıçlar Sendikası’nın yargının intikam amaçlı kullanımının yaratacağı kaosa işaret ettiğinin belirtildiği açıklamada, görev ve yetkilerini Anayasa’dan alan tüm erklerin siyasal iktidar tarafından askıya alındığı ifade edildi. Açıklamada, “Yargının yönetimine ilişkin, tüm düzenlemelerin yargıyı araçsallaştırıp bir intikam aracı haline getirmekten başka bir amacının bulunmadığını defalarca ifade ettik. Maalesef zaman yine bizi haklı çıkardı” denildi.

'TASFİYE SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR'

Açıklamada, bir zümre adına hareket ettiği kabul edilen özel yetkili kamu görevlilerinin, yürütme erkinin ekonomik yolsuzluklarını soruşturması üzerine biatlarını bozarak kartlarını açık ettiği, iktidarın da oklarını yargı ve emniyetteki bu yapı üzerine doğrulttuğu ve kendisine koşulsuz şartsız itaat etmeyen bu kesimi tasfiye sürecine girdiği iddia edildi. Varlığının yegâne teminatı olan bağımsızlığını yitirmiş bir yargının erk olamayacağının açık olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Ülkeyi, biat kültürüyle yetişen ve ilkel dogmatik düşünce tarzıyla beslenen, özgür düşünmenin erdemini idrak edememiş insanların eliyle, bedevi kabile devleti anlayışı ile yönetmelerini kabul edebilecek miyiz?” sorusu yöneltildi. Siyasi iktidarın yargıya müdahale eşiğini çoktan geride bıraktığının iddia edildiği açıklamada, “Siyasal iktidar, uluslararası arenada kulaklarımızı kızartacak bir külhanilik ile yargıya çökmenin gayretine düşmüştür. Görünen o ki, yargının araçsallaştırılması suretiyle cini şişeden çıkaranlar o cinin kendilerini çarpacağı endişesiyle titremekte, fiillerine haklı mazeretler aramakta olsa da, hesap sorulmadan yakayı kurtaramayacaklarını, adalet önüne diz çökmeden tarih sahnesinden silinemeyeceklerini bilmelidirler” denildi.

'HSYK, CUMHURİYET SAVCISINI SORUŞTURMADAN ALAN BAŞSAVCISI VE VEKİLİ HAKKINDA İŞLEM BAŞLATMALI'

Açıklamada, Anayasal eşitliğin teminatı olan hukukun, hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm yurttaşlarına aynı ilkeler çerçevesinde uygulanarak haksızlığın önüne çekilmiş bir set olmaktan çıkıp, yasama ve yürütmeyi fiilen elinde tutan iktidarın yolsuzluklarını sümen altı eden ve bu hali ile otoritenin emrinde üstünlerin menfaatlerini koruyan bir mekanizmaya dönüştüğünde demokratik hukuk devletinin varlığından bahsetmenin olanaksız olacağı ifade edildi. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. Maddesiyle Cumhuriyet savcısına, adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına alma görev ve sorumluluğu verildiğinin anımsatıldığı açıklamada, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Adli kolluk görevini üstlenen emniyet mensupları ve yürütmenin baskısına boyun eğen İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili tarafından Anayasal bir suçun işlendiği ortadadır. HSYK açısından, sözün bittiği ve çoklukla vurguladıkları Anayasal bir kuruma yakışan dik duruşun ortaya konulup konulmayacağının sınanacağı bir kavşaktayız. HSYK’nın soruşturmanın selameti açısından, siyasal iktidarın baskısıyla Cumhuriyet savcısını soruşturmadan el çektiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcı Vekili hakkında işlem başlatmasını hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti olmanın bir gereği olarak bekliyoruz.”

'HSYK YARGI TEŞKİLATININ ONURUNU KORUMALI'

HSYK’nın siyasal iktidar ve yürütme ile ilişkilerinde yargı bağımsızlığına uygun bir çizgi izleyerek yargı teşkilatının onurunu koruyacağına, hukukun üstünlüğü bayrağını yükselteceğine inanmak istendiğinin ifade edildiği açıklamada, “Yargıyı adaletin tesisi noktasında etkisiz, ancak derin siyasi amaçlara yönelik olarak araç kılma, yönlendirme ve kullanmaya teşebbüs edip, sonra kontrolü kaybedip sorgu okları kendisine döndüğünde de panik halinde etrafı kırıp dökerek bu fiilleri ile suçun sınırları içinde dolaşan ve hukukun asla himaye etmeyeceği kişi ve kurumların tahribatlarını, adına karar verdiğimiz toplumun takdirine arz ediyor, yargı bağımsızlığına sahip çıkın diyen meslektaşımıza tüm güç ve yüreğimizle biz her zaman buradayız diyoruz” denildi. (ANKA)

ÖNCEKİ HABER

8 madencinin öldüğü kazada kusurlu taşeron

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa