ÇHD davasında 4 avukat tahliye edildi

ÇHD davasında 4 avukat tahliye edildi

ÇHD'li avukatlara yönelik davada 9 tutuklu avukattan 4'ü serbest bırakıldı, 5'inin tutukluluğuna devam kararı verildi. Davanın yeni duruşma tarihi 15-16-17 Nisan olarak açıklandı.

Fatih POLAT
Silivri

ÇHD'li avukatlara yönelik davada 9 tutuklu avukattan 4'ü serbest bırakıldı, 5'inin tutukluluğuna devam kararı verildi.

DHKP-C’ye yönelik olduğu iddia edilen operasyonda gözaltına alınan 9’u tutuklu 22 Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatın yargılandığı davanın ilk duruşmasının üçüncü günü de yoğun bir avukat katılımı ile gerçekleşti. Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısındaki adliye binasındaki İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya 200 dolayında avukat katıldı. Yabancı avukatlar da, meslektaşlarına destek için duruşmadaydı.

‘TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM’

İlk savunmayı ÇHD İstanbul Şube Sekreteri Avukat Avni Güçlü Sevimli yaptı. Sevimli, 18 Ocak gecesi sabaha karşı saat 04.30’da telefonunun çaldığını ve kendisini arayan meslektaşlarının dernek binasına polislerin geldiğini haber verdiğini söyleyerek başladı.

Sevimli ardından derneğe gitmek için hazırlandığını ve o arada da belki kendileriyle ilgili bir haber olabileceği düşüncesiyle televizyonu açtığını hatırlatarak, “Televizyonda bizime yönelik operasyonun haberi vardı. Benim de gözaltına alındığım belirtiliyordu. O arada cama yöneldim ve aşağıda beni gözaltına almak için gelmiş olan polisleri gördüm” dedi.
Sevimli, ÇHD’nin faaliyetlerinin yargılandığını belirtti.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savunmasını yapan tutuklu avukatlardan Günay Dağ, yargılandıkları davanın siyasi bir dava olduğunu ve AKP döneminde birçok siyasi davanın gerçekleştiğini dile getirdi.

Yargılanan avukatların savunmalarının ardından Halkın Hukuk Bürosu adına söz alan Avukat Evrim Deniz Karatana, “Kararınız ne olursa olsun, ya onlarla birlikte ya da biz dışardakiler olarak bu geleneğe devam edeceğiz” dedi.

‘KAMERALARI BİZ KAPATTIK, ONLAR AÇTI’

Savunmasını yapan tutuklu avukatlardan Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı ise, Bakırköy Kadın Hapishanesi’nden Silivri’ye getirildiklerini belirterek şöyle devam etti: “Burası bir erkek cezaevi. Banyo, tuvalet ve havaalanlarında kamera var. Biz kullanırken bu kameraları kapatıyorduk, buna rağmen onlar da açmak da ısrarcı davranıyorlardı. Biz de bunun, onur kırıcı bir davranış olduğunu, ayıp olduğunu belirterek, ‘Bu olmaz, bu rontgenciliktir. Çok istiyorsanız gidin BBG Evi’ni izleyin’ dedik. Bu direnişimiz nedeniyle disiplin soruşturmaları ile karşılaştık.”

‘ARKADAŞLARIMIZI BİZE VERİN’

Duruşmanın sonuna doğru söz alan Avukat Fikret İlkiz, Türkiye’deki iddianamelerin “düşük kalite” de oluşunun AB röportörleri tarafından da dile getirildiği ve bunun önceki Adalet Bakanı tarafından da zımmen kabul edilmiş olduğunu hatırlarak, “Ancak aradan geçen sürede bu giderilememiştir” dedi ve bu davanın iddianamesini buna örnek gösterdi. “Bizim müvekillerimiz ve biz, yargının muhalefet şerhiyiz” diyen İlkiz, şöyle devam etti: “Bir davada muhalefet şerhine önem verilmiyorsa bu büyük bir haksızlıktır. Son olarak, sayın Başkan, değerli yargıçlar, meslektaşlarımız savunmalarını yaptılar. Artık onları bize verin, biz bugün onları alıp buradan gidelim.”

Avukat Muhittin Köylüoğlu, “Biz dilekçelerimizi yazarken arz ve talep ederiz’ diyorduk ve bu benim stajyerliğim döneminde vardı. Sonra hakim ve savcıların bizim bir üst makam olmadığımızı düşünerek ‘arz ederim’ kısmını dilekçelerimden kaldırdım. Bu nedenle ‘arz ederim’ demiyorum. Şimdi ya bizi de bu avukatların yanına alın ya da onları da tahliye edin” dedi.

Mahkeme Başkanı Mustafa Bağarkası, “Biz kimsenin efendisi değiliz. Bunu samimi olarak söylüyorum, sadece nezaket sınırları içersinde kalarak, amaçladığımız yargı koşullarını birlikte sağlayabiliriz” dedi. Ardından Cumhuriyet Savcısından mütalası soruldu. Mütalasını veren Savcı, Avukat Avni Güçlü Sevimli’nin üzerine atılan suçun değişme ihtimali olduğundan tahliyesi yönünde karar verilmesi, diğer sanıkların “DHKP-C terör örgütü ile organik, hiyerarşik bağlantıları yolunda ayrıntıları iddianamede yazılı olan delil durumu ve sanıkların üzerine atılı suçların CMK’nın 100. Maddesinde belirtilen (kuvvetli suç şüphesi) suçlardan olması nazara alınarak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi mütala olunur” dedi.

Mahkeme Başkanı arar karar için duruşmaya ara verdi.    

Verilen aranın ardından mahkeme salonuna yalnızca avukatlarla medya mensuplarının alınmak istenmesi sonrası ciddi bir arbede yaşandı. Kalabalık grup, jandarmayı iterek salona girdi. Mahkeme başkanı ortamı sakinleştirmeye yönelik bir konuşma yaptı ve kararını açıkladı. Karara göre Güçlü Sevimli, Şükriye Erden, Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı ve Naciye Demir tahliye edildi. Taylan Tanay, Selçuk Kozağaçlı, Barkın Timtik, Ebru Timtik ve Günay Dağ'ın tutukluluğuna devam kararı verildi. Davanın yeni duruşma tarihi 15-16-17 Nisan olarak açıklandı.

www.evrensel.net