BASIN TURU: Arap dünyasında siyasal akıl çağına geri dönülüyor

BASIN TURU: Arap dünyasında siyasal akıl çağına geri dönülüyor

Kahire’de sevinçli bir gece. Mısırlılar ve Araplar öyle doğmuş oldukları için ne kadar dua etseler yeridir. Tahrir Meydanı’nda şimdi hep birlikte “Mısır özgür” ve “Kazandık” şarkılarını söylüyorlar.Mübarek’in tek başına (40 milyar dolarlık yağmasının büyük bölümü

Kahire’de sevinçli bir gece. Mısırlılar ve Araplar öyle doğmuş oldukları için ne kadar dua etseler yeridir. Tahrir Meydanı’nda şimdi hep birlikte “Mısır özgür” ve “Kazandık” şarkılarını söylüyorlar.
Mübarek’in tek başına (40 milyar dolarlık yağmasının büyük bölümünü ülke hazinesinde bırakarak), kendince reformlar yapamadan gidişi, bölgede ve Mısır’da muazzam bir siyasal zafer olarak karşılanacak. Artık yeni güçler devreye girecek. Kitlesel seferberlik mucizelerine ve halkın siyasal bilincinde muazzam bir yükselişe tanıklık etmiş olan bir ulusu ezmek kolay olmayacak artık (Tunus örneği de bunu göstermiştir).
Arap tarihi, öyle görünmesine rağmen hiç de durağan deildir. Seküler Arap milliyetçiliğinin yenilgisine işaret eden İsrail’in 1967 zaferinin ardından, büyük Arap şairlerden Nizar Kabbani şu dizeleri kaleme almıştı:
Arap çocukları,
Geleceğin mısır kulakları,
Kıracaksınız zincirlerimizi,
Afyonu başlarımıza çalacak,
Yanılsamaları yok edecek.
Arap çocukları,
Soluğu tükenmiş kuşağımız
hakkında fazla okumayın,
Biz umutsuz bir vakayız,
Karpuz kabuğu kadar değersiz,
Bizim hakkımızda fazla şey okumayın,
Bizimle alay etmeyin,
Bizi kabullenmeyin,
Fikirlerimizi benimsemeyin,
Biz sahtekarlardan ve düzenbazlardan
oluşan bir ulusuz.
Arap çocukları,
İlkyaz yağmuru
Geleceğin mısır kulakları,
Siz yenilgiyi alt edecek kuşaksınız.
Büyük şairin kehanetinin yerine geldiğini görmüş olmak ne kadar saadet verici bir duygu.
Yeni kitlesel muhalefet dalgası, Arap dünyasında hiçbir radikal milliyetçi partinin bulunmadığı bir zamanda patlak verdi ve taktikleri de bu tablo belirledi: Otoriteye doğrudan meydan okuyan sembolik alanlardaki muazzam kalabalık toplantılar; deyiş yerindeyse, kuvvetimizi gösterdiğimiz, ama örgütlü ya da hazır olmadığımız için test etmek gibi bir amaç da gütmediğimiz, ama bütün dünyanın gözlerinin bizim üstümüzde olduğunu da unutmadan sürdürdüğümüz mitingler dalgası.
Küresel çaplı kamuoyuna bu bağımlılık etkileyici bir durum, ama aynı zamanda bir zayıflık işareti. Obama ve Pentagon Mısır ordusuna -maliyeti ne olursa olsun- Tahrir meydanını ve diğer alanları dağıtma emrini vermiş olsaydı, generaller bu emre mecburen itaat ederlerdi, ancak Obama için değilse de kendi harekatları adına oldukça riskli bir durum ortaya çıkardı. Böylece, akrabaları ve ailelerinin kitlelerin safında olduklarını iyi bilen sıradan askerlerle alt rütbeli subayları yüksek komuta kademelerinden ayırmış olurlardı.
Bu aynı zamanda, ne Washington’ın ne de Müslüman Kardeşler’in -soğuk hesaplar yapma partisinin- arzu ettiği türden bir devrimci kalkışma anlamına gelirdi.
Halkın kuvvetini göstermeyi, diktatörden kurtulmaya yetti. ABD izin verirse şimdi oraya gidecek. Artık geride ciddi bir seçenek kalmadı. Yine de zafer, bitmek bilmez cesareti ve fedakarlıklarıyla bu sonucun gerçekleşmesini sağlayan Mısır halkına ait.
Hikaye Mübarek ve hempaları adına kötü bitti. Cumhurbaşkanı yardımcısı Süleyman’ın bindirilmiş kıtalarla göstericileri meydandan atma teşebbüsleri de tabuta takılan son çivi işlevi gördü. Mısır kitlelerinin greve çıkan işçilerle, sokaklarda gösteri yapan yargıçlarla birlikte yükselen dalgası ve gelecek hafta daha fazla sayıda bir kitlenin toplanacağı beklentisi, Washington’ın Mübarek’te ve şakşakçılarında direnmesini imkansız kıldı.
 Şimdi, Arap dünyasında siyasal akıl çağına geri dönülüyor. Bu arada Ürdün, Cezayir ve Yemen’deki siyasal barometre de yükseliyor.

Tarık Ali
Çeviren: Osman Akınhay
www.soldefter.com

www.evrensel.net