Hekimlik onuru için direniyoruz

Hekimlik onuru için direniyoruz

Yurdun dört bir yanından hekimlerin katıldığı Türkiye Büyük Hekim Meclisinde, Gezi sürecinde hekimlere açılan soruşturmalar gündeme geldi. Yolsuzluk operasyonuyla şimdi hukukta adalet arayanların, doktorlara açılan soruşturmalarda, adaletin gündemlerine almadığına dikkat çekilen mecliste, yolsuzluk operasyonuyla ilgili “Gezi’deki gaz bulutundan sonra gelinen nokta, yolsuzluk ve rüşvet bulutudur” denildi.

Yurdun dört bir yanından hekimlerin katıldığı Türkiye Büyük Hekim Meclisinde, Gezi sürecinde hekimlere açılan soruşturmalar gündeme geldi. Yolsuzluk operasyonuyla şimdi hukukta adalet arayanların, doktorlara açılan soruşturmalarda, adaletin gündemlerine almadığına dikkat çekilen mecliste, yolsuzluk operasyonuyla ilgili “Gezi’deki gaz bulutundan sonra gelinen nokta, yolsuzluk ve rüşvet bulutudur” denildi.

İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu’nda toplanan Türkiye Büyük Hekim Meclisinde, sağlıkta torba yasa masaya yatırıldı. Açılış konuşmasını yapan Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Başkanı Prof Dr. Özdemir Aktan, TBMM’ye getirilmeye çalışılan torba yasanın hekimleri bağlamayacağını söyledi. Yasadaki ‘ruhsatsız sağlık hizmeti verilemez’ maddesine tepki gösteren Aktan, “Bizi yasalar değil, hekimlikte evrensel etik ve tıp kuralları bağlar” dedi.

ADALET HERKESE LAZIM!

Gezi sürecinde hekimlere açılan soruşturmalara da değinen Aktan, o dönem adaleti aklına getirmeyenlerin, adaleti yolsuzluk operasyonuyla  ağızlarından düşürmediklerini belirtti. Adaletin herkese lazım olduğunun altını çizen Aktan, “Gezi’deki gaz bulutundan sonra bu ülkede gelinen yeni nokta, yolsuzluk ve rüşvet bulutudur” diye konuştu.
Gezi sürecinde hekimlerin direnişçileri tedavi ederek, görevini yaptığını ifade eden Aktan, “O dönem İstanbul Valisi Avni Mutlu’yla konu hakkında konuştum ve hekimlerin görevini yaptığını söyledim. Mutlu’nun bize yanıtı ‘suçluları tedavi ediyorsunuz’ oldu. Biz hekim olarak suçlu da olsa, hastalarımızı tedavi ederiz” dedi.

‘KATMERLEŞMİŞ SÖMÜRÜ’

Sağlıkta torba yasayla ilgili sunum yapan TTB Genel Sekreteri Dr. Beyazıt İlhan, yasayla hekimlikte akademik unvanların pazarlandığını belirterek, “Torba yasada bu hekimlerin piyasa değerleri bile belirlenmiş. Kıdemli profesörler 19 bin lira, kıdemsiz profesörler 17 bin lira ve doçentler 14.5 bin lira ediyor” dedi. Ayrıca Sağlık Bakanlığında çalışan bürokratların, üniversitede çalışmamalarına rağmen profesörlük unvanı aldığını dikkat çeken İlhan, “Bakanlıkta yapılan işler akademik çalışma sayılarak, bilimsel ünvanlar dağıtılıyor” dedi.

MESELE HEKİMLİK ONURU

Sağlıktaki dönüşüme karşı tepkilerinin sadece tam gün ve muayene konularında olmadığının altını çizen İlhan, “Mesele hekimlik onuru, sağlık hakkını korumak ve sömürüye karşı direnme meselesidir” ifadelerini kullandı.

‘OLAĞANÜSTÜ SÜNNET’

Yasadaki “Olağanüstü ve istisna durumlarda Sağlık Bakanlığından eğitimini alan kimseler sünnet yapabilir” maddesini de değerlendiren İlhan, sünnetin olağanüstü durumlarının nasıl olduğunu anlamlandırmakta güçlük çektiklerini söyledi. İşyeri hekimliğinde kaldırılacak olan sertifika zorunluluğunu eleştiren İlhan, “Yurt dışında uzmanlık alanı olan bir konu önemsenmiyor. İş cinayetlerinin önü açılıyor” dedi.

‘MÜCADELE BİRLEŞTİRİLMELİ’

Performans sistemiyle sağlığın ticarileştiğinin altını çizen Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Başkanı Çetin Erdolu ise “Sağlıkta dönüşümle taşeronlaştırma arttı. Şu an 150 bin sağlık emekçisi taşeron olarak çalışıyor” dedi. Erdolu, “Mücadeleyi birleştirerek önce torba yasaya sonrada bütün resme karşı mücadele etmeliyiz” diye konuştu.
Meclise birçok sağlık örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcisi de katıldı. Meclisin sonunda alınan karalar, yapılan protesto yürüyüşüyle Sağlık Bakanlığı önündeki demir parmaklıklara asıldı. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net