TGS\

TGS'de yeni dönem; Gazetecilerden mücadele çağrısı

TGS Genel Kurulu bugün yapılan seçimlerle devam etti. Seçimlerde genel başkanlığa Uğur Güç, genel başkan yardımcılığına Eylem Deniz Durgun, genel sekreterliğe Mustafa Kuleli, genel örgütlenme sekreterliğine Arzu Demir, genel mali sekreterliğe Sedat Yılmaz, genel eğitim sekreterliğine ise Emine Uyar Uğur seçildi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Kurulu bugün yapılan seçimlerle devam etti. Seçimlerde genel başkanlığa Uğur Güç, genel başkan yardımcılığına Eylem Deniz Durgun, genel sekreterliğe Mustafa Kuleli, genel örgütlenme sekreterliğine Arzu Demir, genel mali sekreterliğe Sedat Yılmaz, genel eğitim sekreterliğine ise Emine Uyar Uğur seçildi.

Genel kurulda son döneme ilişkin bir sonuç bildirgesi de yayınlandı. Sonuç bildirgesinde “Gazeteciler hem işverenlerin, hem de siyasi iktidarın baskılarına direnerek görevlerini yapmak  ya da gerçekleri onların süzgecinden geçtiği kadarıyla halka sunmak arasında tercihe zorlanıyor. Gerçekleri halka iletme yolunu seçenler; baskı ve tehditlerle, davalarla, işten atmalarla karşılaşıyor. İktidarlarla bugüne kadar en iyi geçinen köşe yazarları bile iktidarla ilk ters düşüşlerinde işten atılıyorlar. Bu durum diğer medya emekçilerine bir gözdağı olarak kullanılıyor” denildi.

ÖRGÜTLENME MÜCADELESİ YÜKSELTİLMELİ

Siyasi baskılarla işten atılan tüm emekçilerle dayanışma içinde olunacağının ifade edildiği sonuç bildirgesinde, gazetecilerin, yazdıkları nedeniyle kapı önüne konulmadığı demokratik bir Türkiye için mücadele çağrısı yapıldı. Basın kuruluşlarının holdingler arasında el değiştirmesinin ardından emekçilerin kapı önüne konduğu hatırlatılan bildirgede, “Genel Kurulumuz, güvencesiz çalışma koşullarından kurtuluşun gazetecilerin siyasi görüş, cinsiyet, inanç, dil, ırk ayrımı gözetmeden örgütlenme mücadelesini yükseltmesinden geçtiğini vurgular” dendi.

Mesleğe yeni başlayanların öğrencilik yıllarından başlayarak “stajyer” adı altında sigortasız ve ücretsiz bir şekilde çalıştırıldığı kaydedilen açıklamada, bu kölece koşullara karşı mücadele edileceği, meslek liselerindeki öğrencilerin mesleki ve sendikal bilincinin geliştirilmesi için eğitim kurumlarında faaliyet örgütleneceği belirtildi. Bildirgede “Genel Kurulumuz, tüm sendikal çalışmalarda tabanın söz ve karar sahibi olmasını, kadın-erkek eşitliği başta olmak üzere her türlü eşitliği, demokrasinin ve demokratik hukuk düzeninin her alanda sağlanmasını ve korunmasını görev bilir” dendi.  

TÜRK-İŞ’E ÇAĞRI

60 gazetecinin cezaevinde olduğu ifade edilen bildirgede, şu ifadelere yer verildi: “Genel kurulumuz ifade özgürlüğünün önünde engel olan başta TMK ve TCK’nın ilgili maddeleri olmak üzere tüm yasal mevzuatın özgürlükler lehine ortadan kaldırılmasını talep eder.” Sınıfın kazanılmış haklarına yapılan her türlü saldırıya karşı başta Türk-İş olmak üzere ve tüm emek cephesinin göreve çağırıldığı bildirgede, “Sendikamız basın meslek ilkelerini savunmayı mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görür. Genel Kurulumuz, dünyanın her yerinde savaş ve çatışmalara karşı barış gazeteciliğini savunur” dendi.


CİNSİYETÇİ VE MİLLİYETÇİ İFADELER TÜZÜKTEN ÇIKARILDI

Genel kurulda yapılan değişikliklerle, tüzük cinsiyetçi ve milliyetçi ifadelerden arındırıldı. “Türk işçi hareketi” ve “işçi topluluğu” gibi ifadelerin yerine “işçi sınıfı” denilirken, “milli tasarruf ve yatırımın gelişmesine, reel verimliliğin artmasına hizmet edecek” ifadesi ise çıkarıldı. Tüzüğe yenilenmiş haliyle “TGS, dil, din mezhep, ırk, renk, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, felsefi inanç, siyasal düşünce ayrımı yapmadan; bilinçli, eğitimli, inançlı ve emeğin çıkarları etrafında bütünleşmiş” ifadesi getirildi.
Tüzüğün yenilenmiş halinde “TGS, tüm sendikal çalışmalarda tabanın söz ve karar sahibi olmasını, kadın-erkek eşitliği başta olmak üzere her türlü eşitliği, demokrasinin ve demokratik hukuk düzeninin her alanda sağlanmasını ve korunmasını temel ilke sayar” dendi. tüzükte kadınlara pozitif ayrımcılık da getirildi: “TGS, cinsiyet eşitliğine dayalı demokrasinin inşası için evde ve çalışma hayatının her alanında, örgütlü olduğu işyerlerinde, sendikanın iç işleyişinde, sendika yönetiminde, sendikal çalışmalarda, toplusözleşmelerde kadın-erkek eşitliğini esas alır, bunların gereğini yerine getirir. İşçilerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden ötürü ayrımcılığa uğramalarına, işe alınmamalarına, işten atılmalarına engel olmak için çaba sarf eder, bunun için toplu sözleşmelerde gerekli önlemlerin yer almasını sağlar. Kadına yönelik her türlü şiddete (taciz, tecavüz, dayak, mobbing vb.) ve ayrımcılığa karşı mücadele eder ve politika üretir. Bu politikaların uygulanmasını sağlar. Bu politikalar uygulanırken ortaya çıkan anlaşmazlıklarda belirleyici oy kadınların oyudur. Sendikanın her organında, tüm karar mekanizmalarında, genel kurul, çalışma grupları ve komisyonlarda, delege seçimlerinde kadınların azami temsiliyeti için çaba gösterilir.”
Kadınlara yönelik şikayetlerde, kadının beyanının esas alınacağı belirtilen yenilenmiş tüzükte, “Karşı taraf aksini ispatla yükümlüdür. Kadına yönelik şiddet vakaları ivedilikle sonuçlandırılır ve kadının kimliği ile yaşadıkları, isteği dışında, iç ve dış kamuoyu ile paylaşılmaz” dendi.
Yeni tüzükte şu ifadeye de yer verildi: “Çocuk işçiliğinin önlenmesi için mücadele etmek; kadın, genç, yaşlı, engelli, göçmen ve LGBTİ işçilerin sorunlarının çözüme ulaştırılması için çaba sarf etmek, ayrımcılığa uğrayan bu işçilerin sorunlarının çözüme ulaştırılmasını sağlamak için pozitif ayrımcı önlemler alıp hayata geçirilmesini sağlamak, dünya ve ülke sorunlarına, çalışma yaşamına, ayrımcılığa uğrayan işçilerin (kadın, genç, yaşlı, engelli, LGBTİ, göçmen) kendilerine özgü sorunlarına ve sendikal çalışmalara ilişkin bilimsel araştırmalar yapmak, bunun için komisyonlar kurmak.”
Sendikacılara her yıl için 50 günlük ücret üzerinden belirlenen tazminat miktarı da yıllık 30 günlük ücret tutarına indirildi. Şubelerde profesyonel yönetici çalıştırılması için gerekli üye sayısı da 300’den 500’e yükseltildi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net