Hükümet Özgür Arda’yı öldüren polislere neden dokunmadı?

Hükümet Özgür Arda’yı öldüren polislere neden dokunmadı?

Özgür Arda tam bir yıl önce ‘dur’ ihtarına uymadığı iddiasıyla polis tarafından sokak ortasında öldürüldü. Şu ana kadar ne bir polis görevden alındı ne de cezalandırıldı.

Özgür Arda tam bir yıl önce ‘dur’ ihtarına uymadığı iddiasıyla polis tarafından sokak ortasında öldürüldü. Şu ana kadar ne bir polis görevden alındı ne de cezalandırıldı.

Diyarbakır’da 22 Aralık 2012’de polis tarafından vurularak öldürülen 30 yaşındaki Özgür Arda’nın ölümünün üzerinden bir yıl geçti. Daha önce polis tarafından gerçekleştirilen birçok infazda olduğu gibi, Özgür Arda için de ‘dur ihtarına uymadı’, ‘polise ateş açtı’, ‘çatışmada öldürüldü’ iddiaları ortaya atıldı. Görgü tanıklarının anlatımları ve kamera görüntüleri bu iddiaların yalandan ibaret olduğunu ortaya koyunca da yine tanıdık bir ifade verildi; ‘Polis memuru yere düşerken silahının ateş alması sonucu...’

KİLİSE KAMERASI HER ŞEYİ İSPATLIYOR

Olayın gerçekleştiği yerin yakınındaki Meryem Ana Kilisesi’ne ait kameraların kaydettiği görüntüler cinayetle ilgili polisin öne sürdüklerini yalanlıyordu. Olayın yaşandığı sırada kayıtta olan kiliseye ait güvenlik kamerasında Arda’nın polislerle çatışmadığı ve 5 sivil polisin ellerinde silahlarıyla yakın mesafeden Arda’yı kovaladıkları açık bir biçimde görüldü.

CEZAEVİNDEN İZİNLE ÇIKMIŞTI

Cinayetin üstünü örtmek için öne sürülen bu yalanların yanında ortaya atılan bir diğer yalan ise Arda’nın cezaevi firarisi olduğu yönündeydi. Oysa Arda’nın cezaevinden izinle çıktığı belgeleriyle ortaya konmuştu.

ZANLI POLİS SERBEST BIRAKILDI

Arda’nın ailesi hukuki yardım talebiyle İHD’ye başvurdu ve polisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli ve tanık polisler ile olay yerinde bulunan tanıklardan alınan ifadeler doğrultusunda, polis memuru M.F.K. tutuklanma talebiyle Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Ancak M.F.K. alınan ifadesi sonrasında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Arda’yı öldüren polis ya da polisler hâlâ serbest ve ‘görevlerinin’ başında.

HÜKÜMET POLİSLERE SAHİP ÇIKTI

BDP infazı Meclis gündemine taşımıştı. BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’ın soru önergesini yanıtlayan dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “Kaçış esnasında üzerindeki silahı güvenlik güçlerine yönelten ancak ateş etmeyip kaçışını sürdüren şahsa ‘teslim ol’ çağrıları yapılmış ve akabinde havaya uyarı amaçlı ateş edilmiştir. Kovalamaca esnasında yere düşen güvenlik güçlerinden birisinin silahı ateş almış, sokak ortasında yaralı halde bulunan şahıs ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir” demişti. Oysa kamera kayıtlarında Arda’nın elinde silah olmadığı da anlaşılmıştı. (DİYARBAKIR)


BOZDAĞ, TÜRKİYE'DE POLİSİN ÖLDÜRDÜKLERİNİ UNUTTU

Türkiye'de polis tarafından işlenen onlarca cinayet ve yapılan kötü muamele hakkında bugüne kadar tek söz söylemeyen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Emrah Kara isimli bir Türkiyelinin Alman polisi tarafından öldürülmesi üzerine cezasızlığı ve yaşam hakkını hatırladı.

Türkiye'de PVSK zırhı altına saklanan polisin uyguladığı şiddet sonucu onlarca insan yaşamını yitirdi, işkence gördü, sakat kaldı. Sokak ortasında alenen işlenen cinayetlerde hep bir gerekçe öne sürülerek, "meşru müdafaa" cezasızlığına sığınıldı. Geçtiğimiz yıl Diyarbakır'da polis tarafından sokak ortasında vurularak katledilen Özgür Arda'nın ölüm yıldönümü iken ve en son olarak Ankara'da Gezi protestoları sırasında Ethem Sarısülük'ü vuran polis memuru Ahmet Şahbaz "meşru müdafaa" adı altında serbest bırakılırken, tüm bunlara karşı bu güne kadar tek söz söylemeyen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Almanya'da bir Türk'ün polis kurşunu ile öldürülmesi üzerine ancak hukuku hatırladı.

Olaya ilişkin Twitter hesabından açıklama yapan Bozdağ, "Almanya'nın Aşağı Saksonya Eyaleti'nde Emrah Kara adlı vatandaşımızın öldürülmesi, hepimizi üzmüştür. Allah rahmet etsin. Hasta olduğu halde Emrah Kara'nın polis kurşunu sonucu ölmesi; açıkça yaşam hakkının ve hukukun, bizzat polis tarafından ihlalidir. Polisin, sadece elinde çekiç ve bıçak var diye hasta bir insanı vurarak öldürmesi, meşru müdafaa sayılmaz/sayılamaz. Alman hükümetinden ve yetkililerden, bu ölüm hadisesinin şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde aydınlatılmasını bekliyoruz. Türkiye, bu konudaki soruşturma ve yargılamanın hukuka uygun ve adil sonuçlanmasının takipçisidir" dedi. (HABER MERKEZİ)
 

www.evrensel.net