22 Aralık 2013 09:37

Resim ortadaydı şimdi rüşvet görüntüleniyor!

Hükümet ve hükümet sözcüsü gibi davranan gazeteler, dikkatleri ‘yolsuzluk operasyonunu kim yaptı’ sorusuna yöneltiyor. Yolsuzluğun kendisini tartıştırmaya yanaşmıyor. Sayısız yolsuzluk mevzuunu Meclise taşıyan CHP Milletvekili Erdoğdu sorularımızı yanıtladı.

Resim ortadaydı şimdi rüşvet görüntüleniyor!
Paylaş

Sultan ÖZER
Ankara


Hükümet ve hükümet sözcüsü gibi davranan gazeteler, dikkatleri ‘yolsuzluk operasyonunu kim yaptı’ sorusuna yöneltiyor. Yolsuzluğun kendisini tartıştırmaya yanaşmıyor. Oysa Türkiye’de tartışılması, konuşulması gereken bir çok yolsuzluk olayı bulunuyor. Bu meseleleri konuşmak için en iyi isimlerden biri de CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu. Sayısız yolsuzluk mevzuunu Meclise taşıyan Erdoğdu sorularımızı yanıtladı.

Konuşmalarınızda elinizde yolsuzluklarla ilgili ciddi bilgilerin olduğunu söylüyorsunuz? Nedir bu bilgiler?

Bilgi çağında yaşıyoruz. Yeterince dikkatli baktığınızda göremeyeceğiniz hiçbir şey yok. TBMM’ye gelen Sayıştay Raporları, Milletvekillerinin verdiği soru önergeleri, komisyonlara gelen belgeler hatta TBMM kulisleri en önemli bilgi kaynakları. Ben bazen bunu puzzle oynamaya benzetiyorum. Doğru bilgi parçasını resmin doğru yerine koymak çok önemli. Örneğin Kocaeli’de bir tersane var. Adres tarif edilirken bile bakanın tersanesi diye bahsedilirmiş. Kıyı emniyetinin gemilerinin bakımının yapılması gerekir. İDO özelleşti. Hollanda’da mahdumun gemi şirketi varmış. Bunun gibi yüzlerce küçük bilgiyi birleştirdiğinizde resim ortaya çıkıyor. Geriye bir tek rüşvetin görüntülenmesi gerekiyor. Bunu da polis yapıyor. Daha doğrusu yapıyordu.

BATIK ŞİRKET KURTULDU SAMSUNDA 9 CAN GİTTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile ilgili daha önce yolsuzluk iddiasında bulunmuş ve istifasını istemiştiniz? Dikkate alınmadı? Nedir bu uyarılarınızın gerekçesi, dayanağı?
KC Grup olayı. Özetle KC Grupla TOKİ hasılat paylaşımı iş yapmış. TOKİ’ye ait gayrimenkullerin satış vekaleti KC’ye vermiş. KC devletin gayri menkullerini aldığı krediye teminat vermiş. Kredi batmış. Banka devlet malını haczetmiş. Suç üstü yakalanmışlar. Mahkemelik olmuşlar. Bayraktar bakmış iş kötüye gidiyor. Zararı ödetip durumu kurtarmaya çalışmış. Zarar ödensin diye bu dolandırıcılara yeni 450 Milyonluk yeni ihale vermiş. Kazanıp zararı kapatsınlar kendisini kurtarsınlar diye. Bu olayda beni en çok üzen bu dolandırıcılara verilen ihalelerden biri Samsun Canik’te bulunan konutların yapım ihalesi. Hani şu 9 garibanın kapıcı dairelerinde boğulduğu evlerin ihalesi. Olayın özeti bu.

Benzer yolsuzluk iddialarını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş için de söylüyorsunuz? Birkaç örnek verir misiniz?
İstanbul’da 12 bin imar değişikliği yapılmış. Bu arsaların kime ait olduğu bu imar değişikliğiyle ortaya çıkan değer artışı kimin cebinde bakmak lazım. İstanbul’un tabut çivisi olan gökdelenler kime ait. İnşaat izni ne kadar. Fiili inşaat ne kadar.
Yedi tepeli İstanbul’da kot farkından kim vurgun yapmış. Bunlar er geç ortaya çıkacak. İBB’nin özellikle davetiye usulü ihalelerine iyi bakmak lazım. Hatta kağıt üzerinde yapılan ve ödeme yapılan ancak gerçekte olmayan işlere de bakmak lazım.

Daha önceki demeçlerinizde “Devletin 106 milyon lirası buharlaştı” diye bir iddianız oldu. Neye dayanarak ve nasıl oldu bu buharlaşma?

Biraz evvel anlattığım KC Grup dolandırıcılığının zararı 106 Milyon TL.

GAZDAN 30 MİLYAR ZARAR

Gaz alım anlaşmaları ile ilgili de eleştirileriniz ve Türkiye’nin zarara uğratıldığı açıklamalarınız var?  Bu konuda elinizde belge var mı? Nedir bu zarar?
Rusya, İran ve Azerbaycan ile yapılan doğal gaz alım anlaşmalarında Türkiye aleyhine yapılan değişiklerle  yaklaşık 30 Milyar dolar zarara sokuldu. Bu zararın miktarı petrol ve doğal gaz fiyatlarına, alamadığımız doğal gaz fiyatlarına bağlı olarak değişecek.

Hükümet vergi borçlarını silmek için uzlaşma müessesesine sık başvuruyor. Son dönemde bu şekilde silinen borçlara ilişkin bir araştırmanız var mı? Bu da bir nevi devleti zarara uğratma, yolsuzluk değil mi? Ne düşünüyorsunuz?

Uzlaşma küçük esnaf ve taciri ezmek yandaş iş adamlarının vergisini silmek için hükümetin en önemli silahı haline gelmiş.
Yandaş iş adamlarının milyarlarca lira vergi borcunun silindiğine ilişkin iddiaları TBMM kürsüsünde Maliye Bakanının yüzüne anlattım. Vergi mahremiyeti demekle yetindi. Başka cevap veremedi. Sayıştayın kolunun kanadının kırılmasının sebebi budur.

YOLSUZLUK İNŞA EDEN MÜTEAHHİTLER

Yine bir demecinizde ‘Devlet 7 projede 773 milyon lira zarara uğratıldı’ dediniz. Bu konuya da açıklık getirebilir misiniz?
Bu konuda Sayıştay raporu var. Devletin arsası var. Üzerine müteahhit konu yapacak. Arsanın değerine ve müteahhitin maliyetine göre kim ne alacak buna göre belirleniyor. Devletin arsasının değerini düşürüp müteahhitlerin maliyetleri şişirilerek kamu 774 Milyon zarar ettirilmiş.

SAYIŞTAY ENGELİ KALDIRILMAK İSTENİYOR

AKP iktidarı 2005 yılından başlayarak iç ve dış denetimi hedefine aldı. Önce iç denetim baypas edildi, sonra dış denetim, yani Sayıştay… Eğer Sayıştay ciddi bir denetim yapsaydı bu yolsuzluk ve rüşvet iddiaları öncesinde ortaya çıkar mıydı? Sayıştay denetimi konusunda ne düşünüyorsunuz?
AKP kurduğu yolsuzluk düzeninin önünde en önemli engel gördüğü teftiş kurullarını iktidara gelir gelmez tasfiye etti. Sonra referandumda yargıyı ele geçirdiği sandı. Sonra Sayıştayı budamaya kalktı. Amaç planlanmış yolsuzluk önündeki tüm engelleri kaldırmak ve yol temizliği yapmaktı.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

‘Yolsuzlukla’ görünür olan kent talanı

SONRAKİ HABER

Emekli-Sen: 1 milyon 100 bin emekli bin liranın altında maaş alıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa