Avcı toplayıcılıktan ‘kalkınmacılığa’ ve ‘hizmetçiliğe’

Avcı toplayıcılıktan ‘kalkınmacılığa’ ve ‘hizmetçiliğe’

17 Aralık’taki yolsuzluk soruşturması operasyonundan üç gün sonra, CHP’nin ulusalcı milletvekili Dilek Akagün Yılmaz “gökçektv”de, nazlı ılıcak HalkTv’de “görünmüştü”. Cemaatle hükümet arasında bir süredir fokurdayan lav etrafa saçıldıktan sonra ilginç “pozisyonlar” oluşuyor zira.

Hakkı ÖZDAL

17 Aralık’taki yolsuzluk soruşturması operasyonundan üç gün sonra, CHP’nin ulusalcı milletvekili Dilek Akagün Yılmaz “gökçektv”de, nazlı ılıcak HalkTv’de “görünmüştü”. Cemaatle hükümet arasında bir süredir fokurdayan lav etrafa saçıldıktan sonra ilginç “pozisyonlar” oluşuyor zira.
***
Engels aktardı da biliyoruz çok şükür: Irokua kabilelerini izleyen Morgan’ın olağandışı “zamanda yolculuğu”, bize de tarihimizin bir resmini görme fırsatı veriyor. Evrensel Basım Yayın’ın geçtiğimiz ay yeniden basımını yaptığı “İnsanın Türeyişi”yle, tarihsel materyalizmin aktüel politikadan aşkın “ekonomik” insan-toplum bakışı, birbirini destekleyen, besleyen bu iki tarihsel analiz, bir devrimin iki kazanımıydı. Bize dinlerin ve tarihçilerin anlattığı masalların dışındaki yeni ve ‘gerçek’ bir gerçekliği gösterdiler. Güç ve iktidar mücadelelerinin en ilkelinden en modernine kadar, aslında bir “ekonomik” çıkar paylaşımı olduğunu ve güçle kurulmuş iktidarlarda bu “çıkar” kavgalarının etrafının, türlü “yolsuzluk” sistemleriyle “boşaltımı”nı yaptığını biliyoruz. Bu “kanalizasyon” geçmişten beri vardı, ama, sözgelimi, Irokua kabileleri “yolsuzluk” diye bir şey bilmiyorlardı.
***
Türkiye toplumunun uzun süredir biriktirdiği hoşnutsuzluğun, Türkiye tarihinde daha önce de rastlandığı gibi, genel olarak “sekülerlik” şemsiyesinde buluşan bir halk-kitle hareketine dönüşmesi büyük bir fırsattı. Batının bu huzursuzluğu istismar eden ve iç siyasette bu halk hareketinin bir “dış mihrak” paranoyasıyla satılmasına kimi zaman malzeme veren tutumu, bu ortak toplumsal irade polis şiddetiyle ezilirken onu seyretti. Beklenen de buydu. Direniş, aslında sadece, -polis şiddetiyle bastırılmasa ezip geçeceği- hükümetin değil, oradaki “kırılmayı” gören tüm diğer “odakların” da gözünü korkutmuş olmalı.
***
Bir gölge savaşı olan “sözde” dersane krizinin ardından ortaya çıkan ‘durum’, egemen siyasetin ekseninde bir kırılmaya, açık bir yarılmaya, “dağılmaya” işaret ediyor. Erdoğan’ın, islamcı-muhafazakar gelenekte geniş mülkleri, bir “Enderun”u olan “biat”tan hem beslenip hem zehirlenerek davranması, onu bir “oyun”a açık hale getirmişti. Ve şimdi “bağıra bağıra gelen” bu krizle yaralı.
***
Suriye batağında izlenen yol, Suriye halkının en büyük mağduru olduğu kirli savaşın cerahatini “içeri” akıttı. Ve, -kökleri, 9 sivil insanın ölümüyle sonuçlanan Mavi Marmara krizine dayandığı anlaşılan- bir uluslararası “gerginliğin” kiri-pası, aslı “zenginleşme” olan bir “kalkınmacılığın” arsız iştahıyla “çiftleşti”. Ortaya çıkan tablonun ‘kendileri’ de dahil kimseyi şaşırtmaması, dahası, kimsenin inandırıcı ve içten bir şekilde “yok canım olmaz öyle şey, ne münasebet” di-ye-memesi, bu evliliğin ve ondan doğan “aile”nin, aslında toplum tarafından “anlaşılmış” olduğunu gösteriyor. Ve iktidar için ölümcül bir yaraya işaret ediyor.
***
Kürt milletvekillerinin artık hukuk dışına çıkmış olan tutukluluk hallerinin devamı, “devlet” düzeyinde “işleyen” bir “barış süreci” olmadığını gösteriyor. Barışın böyle yapılamayacağını aslında herkesten çok Kürtler biliyor. Ne “akp-gökçektv”sine çıkan Ulusalcı Akagün Yılmaz, ne de “halkTv”sine çıkan Ilıcak, bir “demokratik çözüm” algısına sahip değil. Türkiye’nin sorunları, bu “transfer”lerin işaret ettiği yönelimlerle çözülebilir sorunlar değil artık.
***
Şili, tıpkı Türkiye sosyalist hareketinin yediği gibi “gerçek bir darbe” olan Pinochet darbesiyle katledilen Salvadore Allende’nin izinde olduğunu söyleyen Bachelet’i büyük bir çoğunlukla seçti. “Darbe”lerin, nasıl ve kimlerin desteğiyle yapıldığını “göregelen” Türkiye ve tam ortasındaki “bölgesel Kürt özgürleşmesi”, bu “paralel” kıskaca karşı alternatif bir yol üretmek zorunda.

www.evrensel.net