Üst Mahkeme: AYM\

Üst Mahkeme: AYM'nin kararı bağlayıcı değil

Tutuklu milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak'ın "tahliye" talebini reddeden Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM kararının tutuklu vekillerin yargılandığı dava dosyası ile "bağlayıcı" olmadığını ileri sürerek, her dosyanın diğer dosyadan bağımsız ve kendi kapsamında dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Tutuklu milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak'ın "tahliye" talebini reddeden Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM kararının tutuklu vekillerin yargılandığı dava dosyası ile "bağlayıcı" olmadığını ileri sürerek, her dosyanın diğer dosyadan bağımsız ve kendi kapsamında dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın tahliyesine ilişkin karar ve gerekçeli kararının ardından BDP'nin tutuklu 4 milletvekili ile Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş'a ilişkin yargılandıkları Diyarbakır 5. ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri'nden milletvekillerine ilişkin geçen hafta tahliye kararı çıkmamıştı. Bunun üzerine tutuklu milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak'ın avukatları, vekillerin yargılandıkları 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karara itiraz etmek amacıyla bir üst mahkeme olan Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu. Yapılan itirazlara ilişkin 4. Ağır Ceza Mahkemesi savcısı, sabah saatlerinde tutuklu 3 vekil için hazırladıkları mütalada tahliye talebinde bulundu. Akşam saatlerinde savcının mütalaasına ilişkin kararını veren mahkeme heyeti, tutuklu milletvekillerine ilişkin tahliye talebine oy birliğiyle "ret" cevabı verdi.

'AĞIR BİR İHLAL OLDUĞU SONUCUNA VARDIĞI...'

Tutuklu milletvekillerinin durumunun AYM'nin kararı doğrultusunda değerlendirildiğinde tutuklamanın bir koruma tedbiri olduğunu belirten iddia makamı, CHP'li Balbay hakkında verilen karar gerekçelerine atıfta bulunarak, "Tutuklamanın geçici bir koruma tedbiri olması nedeniyle orantılılık ilkesinin uygulanmasını zorunlu kılar. AYM'nin ihlali tespit kararında sanığın milletvekili sıfatını taşıması nedeniyle Anayasa'nın seçme ve seçilmeye ilişkin tekel hakları düzenleyen 67. maddesine aykırılık tespit etmiştir. AYM, sanığın milletvekili olması nedeniyle diğer temel haklara ilave olarak seçilme hakkının da ihlal edildiğini ve seçilme hakkının demokratik düzenin önemli unsurlarından olması nedeniyle ayrı bir önemi olduğu sonucuna vararak seçilme hakkının ihlalinin diğer hak ihlallerine kıyasla demokratik bir düzende ağır bir ihlal olduğu sonucuna vardığı değerlendirilmiştir" ifadelerini kullandı.

'AYM'NİN KARARLARI YOL GÖSTERİCİ NİTELİKTE KARARLAR HALİNİ ALMIŞTIR'

AYM'nin, yerel mahkeme, Yargıtay ile Danıştay kararlarına ilişkin başvuru yapılabilen son merci olması nedeniyle en üst yargı kurumu haline geldiğini belirten iddia makamı, "12 Eylül 2010 tarihli ve 5982 sayılı yasal değişiklik sonucu Anayasa'nın 148'inci maddesinde bireysel başvuru hakkı öngörülmüştür. Düzenlemeye dayanak 6216 sayılı yasanın 50/1 maddesinde 'ihlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmeder' hükmü getirilmiştir. Dolayısıyla AYM'nin bireysel başvuru sonucu verdiği kararlarla ortaya çıkan hükümler tıpkı Yargıtay içtihatları gibi artık yerel mahkemelere yol gösterici nitelikte kararlar halini almıştır. Bu nedenle AYM'nin kararı sonucu ortaya çıkan içtihat diğer yargı organlarına yol gösterici nitelikte kararlardır" dedi.

'REDDİNE KARAR VERMEK MAĞDURİYETE YOL AÇACAKTIR' UYARISI

AYM'nin kararı nazara alındığında CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay hakkında 'seçilme hakkının ihlal edildiğine' karar vermiş olması henüz hakkında mahkumiyet hükmü verilmemiş tutuklular hakkında evveliyatla 'seçilme hakkının ihlal edildiği' sonucunu ortaya çıkardığına mütalaasında yer veren iddia makamı, "Ayrıca itiraz eden sanıkların bizzat AYM'ye bireysel başvuru yapmaları ve bunun sonucunda verilecek karara göre tutukluluk durumlarını değerlendirmek ve AYM'nin ihlal kararı vereceği kuvvetle muhtemel olduğundan sanıkların tahliye taleplerinin reddine karar vermek mağduriyetlere yol açacaktır ve kamuoyunun vicdanının zedeler mahiyette olacaktır" ibaresine yer verdi.

'VEKİLLERİN YASAMA DOKUNULMAZLIĞI KALMADIĞI ANALAŞILMIŞTIR'

Verilen kararın devamında Balbay'ın 34 yıl hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin iddiaları görmezden gelen ve işlenen suçun fiilini göz ardı eden Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu vekiller Sarıyıldız, Irmak ve Aktaş'ın Anayasa'nın 5237 Sayılı TCK'nin 302 ile 316. maddeleri kapsamında "Örgüt üyeliği" ve "Örgüt yöneticiliği" ile suçlandığının altı çizilerek, "Suçları olması sanıklar hakkında seçimden önce soruşturma başlatılması ve kamu davası açılmış olması göz önüne alındığında tahliyesi istenen sanıklar Selma Irmak, Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız'ın eylemlerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83. Maddesinde düzenlenen 'yasama dokunulmazlığı' kapsamında kalmadığı" ifadesine yer verildi.

'ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI BU DOSYA İÇİN BAĞLAYICI DEĞİLDİR'

Günlerdir tartışma konusu olan Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararlarının "bağlayıcılığı" hususuna değinen Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, "Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru hakkı sonucunda vermiş olduğu kararlar hangi dosya için verilmiş ise, özel olarak o dosyanın tarafları hakkında sonuç doğurur. Bireysel başvuruya ancak kişisel ve güncel bir hakkı doğrudan etkilenenler başvuruda bulunabileceğinden bu başvuru ile ilgili ortaya çıkacak, AYM kararı da, bu kişi ve başvuruya konu adli karar veya işlem açısından bağlayıcı olacaktır. Her dosya diğerinden bağımsız ve kendi kapsamı dikkate alınması gerekir. Bu dosyanın kendine has özellikleri bulunmaktadır. Durum böyle olunca AYM'nin itiraza dayanak yapılan dosya için verdiği kararını bu dosya içinde emsal teşkil etmesi mümkün değildir" gerekçeleriyle başvurulara olumsuz yant verdi. (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net