\

'Cinnet' değil cinayet

Bir yandan peş peşe gerçekleşen kadın cinayetleri, öte yandan “erkek cinnet geçirdi” diyerek katili aklayan medya dili... Kadın gazeteciler ise cinayetlerin, “delilik”le, “bir an için delilik belirtisi göstermek”le açıklanacak bir şey olmadığını vurguluyor ve “cinnet değil, cinayet!” diyerek meslektaşlarını bu konuda duyarlı olmaya çağırıyor.

Bir yandan peş peşe gerçekleşen kadın cinayetleri, öte yandan “erkek cinnet geçirdi” diyerek katili aklayan medya dili... Kadın gazeteciler ise cinayetlerin, “delilik”le, “bir an için delilik belirtisi göstermek”le açıklanacak bir şey olmadığını vurguluyor ve “cinnet değil, cinayet!” diyerek meslektaşlarını bu konuda duyarlı olmaya çağırıyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın Komisyonu, art arda yaşanan kadın cinayetlerinde medyanın sanığı korur nitelikteki haber dilini eleştirerek meslektaşlarına sesleniyor: Kadına yönelik ayrımcılığın, erkek şiddetinin, cinayetlerin son bulması için biz medya emekçilerine büyük sorumluluk düştüğü aşikâr. Gazeteciler, medyadaki bu sorunlu dili değiştirmek için meslektaşlarını da birlikte mücadele etmeye çağırıyor.

TGS Kadın Komisyonunun mektubundan satır başları şöyle:

‘DEĞİŞTİRMEK ELİMİZDE’

Yüzlerce araştırma da gösteriyor ki, kadına yönelik erkek şiddeti ve bu şiddetin vardığı son nokta olan kadın cinayetleri, “delilik”le, “bir an için delilik belirtisi göstermek”le açıklanacak olgular değil. Kadına yönelik erkek şiddetine karşı yıllardır mücadele veren, alanda şiddet mağduru kadınlarla bire bir çalışan kadın örgütlerinin deneyimleri de buna işaret ediyor.
Bu örgütlerden biri de, bildiğiniz gibi, 1990 yılından bu yana ülkemizde faaliyet gösteren Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı. Peki, Mor Çatı ne diyor bu konuda? Bakalım…
Vakfa 23 yıldır emek veren Klinik Psikolog Feride Yıldırım Güneri’ye göre şiddet, bir kontrol kaybı değil; ya da medyanın o çok sevdiği ifade ile bir ‘cinnet’ hali değil. Aksine, bilinçli, kontrollü, planlı ve sistematik bir eylem, bir seçim.
Şiddetin kaynağında toplumun her yanında izlerini görebileceğimiz erkek egemenliği yatıyor. Erkeklerin egemenliklerini tehdit altında görmeleri ya da bu egemenliği güçlendirmek istemeleri şiddet davranışına yol açıyor.
Güneri, “cinnet anı” diye anlatılanın aslında “seçici bir delilik” olduğu kanısında. Erkek nerede kime karşı delireceğini, ne zaman ve hangi aletle delireceğini seçiyor. Kurbanların takip edildiğini, hangi saatte kaç kurşunla öldürüleceklerine karar verildiğini ve hatta gayet bilinçli şekilde son kurşunun cinayeti işleyenin kendine saklandığını görüyoruz. Bu gibi veriler bu cinayetlerin “bir anlık delilik” neticesinde değil bilinçli ve kontrollü şekilde işlendiğini gösteriyor.


NEREDEYSE HER GÜN BİR KADIN ÖLDÜRÜLÜYOR

8 Aralık günü Esenyurt’ta bir adamın eşine ve çocuklarına baltayla saldırmasını bazı haber siteleri, “cinnet getiren bir koca eşine ve çocuklarına baltayla saldırdı” diye verdi.
10 Aralık günü Balıkesir Gönen’de kendisi gibi öğretmen olan eşini, dilini ve kulağını kopardıktan sonra boğarak öldüren adamı yine aynı medya, “cinnet geçiren emekli öğretmen dehşet saçtı” dedi.   
11 Aralık’ta Çorum’da “cinnet” geçirdiği ileri sürülen bir adam önce nişanlısını öldürdü, sonra intihar etti.
15 Aralık günü Antalya’nın Serik ilçesinde bir kadın cinayeti yaşandı. 25 yaşındaki İ.Ş, boşanma davası açan eşi 20 yaşındaki Şeyma Şentürk’ü av tüfeğiyle öldürdü. Cinayeti jandarmaya ve eşinin yakınlarına haber veren İ.Ş kaçtı. Bazı haber kanalları ise bu haberi “boşanma cinneti” olarak yayımladı.


CİNNET NEDİR?

Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne göre, Arapça bir sözcük olan “cinnet”in Türkçe karşılığı delilik. “Cinnet getirme”nin Türkçe karşılığı ise “Bir an için delilik belirtisi göstermek.”
“Delilik”, deli olma durumu anlamına geliyor. “Deli” sıfatı ise aklını yitirmiş, akli dengesi bozulmuş olan kişiler için kullanılıyor. TGS Kadın Komisyonu da, TDK’de yer alan bu tanımlardan hareketle  “Kadına yönelik erkek şiddetinin vardığı son nokta olan kadın cinayetleri, ‘bir an için delilik belirtisi göstermek’ ile açıklanabilir mi? Mesele bu kadar basit mi?” diye soruyor. (MEDYA SERVİSİ)

 

www.evrensel.net