3 Tutuklu vekil için daha ret kararı verildi

3 Tutuklu vekil için daha ret kararı verildi

Tutuklu Milletvelleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak'a ilişkin Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'ne yapılan tahliye başvurusu da oy birliği ile reddedildi.

Tutuklu Milletvelleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak'a ilişkin Diyarbakır 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'ne  yapılan tahliye başvurusu da oy birliği ile reddedildi.

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4 yıldan fazladır tutuklu olarak yargılanan milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak için mahkemenin 'uzun tutukluluk' süreyi nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin kararı ardından mütalaa istediği savcılık, 3 milletvekilinin tahliye edilmemesi yönünde görüş bildirmişti.

'KARARI ALAN HAKİMLER HAKKINDA HYSK'YA BAŞVURACAĞIZ'

Tutuklu milletvekilleri hakkında verilen karara ilişkin Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde gerçekleşen protesto eyleminde konuşan BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, mahkemenin verdiği kararla birlikte hukuksuzluğun tescillendiğine vurgu yaparak, kararı alan hakimler hakkında HYSK'ya başvuruda bulunacaklarını söyledi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargılanan milletvekilleri İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım'ın tahliye talebini reddetmesi 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ise, 4 yıldan fazladır tutuklu olarak yargılanan milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak için savcının tahliye edilmemeleri yönünde mütalaa vermesi, yüzlerce kişi tarafından Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde protesto edildi. BDP Diyarbakır İl Örgütü'nün çağrısıyla gerçekleşen protesto eylemine BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, tutuklu milletvekilleri İbrahim Ayhan ve Kemal Aktaş'ın yakınları, BDP Diyarbakır il eş başkanları Zübeyde Zümrüt ve Mehmet Emin Yılmaz da katıldı. Açıklama öncesi cezaevi girişi polisler tarafından zırhlı araç ve TOMA'larla ablukaya alındı. Açıklamada sık sık "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" ve "Biji berxwadana zindana" sloganları atıldı. Eylemde ilk olarak aileler adına Kemal Aktaş'ın yakını Şükrü Yaşar konuştu. Halkın iradesiyle seçilen vekillerin tamamen keyfi bir şekilde "rehin" tutulduğuna işaret eden Yaşar, tutuklu bulunan milletvekillerinin yolsuzluk ya da ihaleye fesat karıştırmadıkları, demokratik siyaset yaptıkları için yıllardır dört duvar arkasında tutulduğunu belirtti. Mahkeme tarafından verilen kararın açık bir şekilde demokrasi ihlali olduğunu söyleyen Yaşar, "Kendi hukukunu ayaklar altına almaktır. Paralel devlet yapılanmasının iradeyi hapsetme ve barış sürecini sabote etmeye yönelik bu tutumu bilinmelidir ki birlikte yaşamayı ve demokrasiyi baltalamaya yöneliktir. Zaten bu paralel yapılanmadan bir farkı olmayan AKP hükümeti ve düzen partileri de sessiz kalarak bu iradeyi hapsetme operasyonuna ortak olmaktadırlar" dedi.

'AKP'NİN OYALAMACI POLİTİKASI MAHKEMELERDE DEVAM EDİYOR'

Anayasa Mahkemesi'nin CHP Milletvekili Mustafa Balbay hakkındaki kararına rağmen söz konusu BDP'li milletvekilleri olunca sürecin tam tersine bir yol izlediğine dikkat çeken Yaşar, şunları aktardı: "AKP'nin Kürt sorununun çözümünde uyguladığı oyalama stratejisinin aynısı günlerdir mahkemelerce uygulanmaktadır. Bizler tüm seçilmiş iradelerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Hiçbir hukuk halkın iradesinden üstün değildir. Hiçbir gerekçe halkın umutlarını hapsetmeye muktedir değildir."

Daha sonra konuşan BDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Mehmet Emin Yılmaz ise, mahkemenin tutuklu milletvekilleri hakkında vermiş olduğu kararın manidar olduğunu dile getirerek, hukuksal açıdan en ufak bir fark olmamasına rağmen tahliye talebinin reddi yönündeki kararın iktidar ve yargının Kürtlere ve seçilmişlere karşı ayrımcılığının açık ifadesi olduğunu belirtti. AKP iktidarının evrensel hukuk yerine kendi hukukunu işleten bir sistem yarattığını söyleyen Yılmaz, mahkemenin vermiş olduğu kararın Kürt halkına karşı tahammülsüzlüğün göstergesi olduğunu kaydetti. Yılmaz, Kürt halkının yıllardır vermiş olduğu meşru mücadelenin tüm kirli siyasetleri ortadan kaldıracak güce iradeye sahip olduğuna dikkat çekerek, "Kürtlerin siyasal iradesini kırmaya dönük kirli niyet ve pratik sahibi siyasal iktidar ve bağlı erklerinin bu türden faşizan uygulamaları boşa çıkarılacaktır" diye belirtti.

'KARAR HUKUKSUZLUĞU TESCİLLEMİŞTİR'


BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Kürt halkını yok sayma politikalarını dayatanların bir gün bu halka hesap vereceğini belirterek, mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuksuzluğun tescil edilmesi olduğunu ve paralel devletin yanında paralel hukukun uygulanması olduğuna dikkat çekti. Söz konusu Kürtler olunca var olan hukuk normlarının uygulanmadığını ifade eden Beştaş, şöyle devam etti: "Hiçbir mahkeme Türkiye'de anayasa ve Anayasa Mahkemesi'nin kararına karşı çıkamaz. Bu karar herkesi bağlar. Bu Anayasa hükmüdür. Bu siyasi bir karardır. Kendi hukuklarını çiğniyorlar. Bize 'bölücü' diyenler, gelip Diyarbakır'da Kürdistan diyenler gidip Meclis tutanaklarından CHP ve MHP ile birlikte çıkaranlar bize çifte hukuku dayatıyorlar. Bunu kabul etmiyoruz" diye konuştu.

KARAR HYSK'YE TAŞINACAK

Kararın AKP-cemaat kavgasının hukuka yansıması olduğuna dikkat çeken Beştaş, mahkeme üyelerinin bu kararla birlikte suç işlediğini kaydetti. Kararı alan hakimler hakkında HYSK'ye başvuruda bulunacaklarını söyleyen Beştaş, "Bu kararı hukukun bir gereği olarak tanımıyoruz. Kürt halkının yüz binlerce oyla seçtiği vekiller siyasi kararlarla içeride tutulmaya devam ediyor. Milletvekillerimiz darbeden, silah bulundurmaktan ya da çetecilikten yargılanmıyor. Halk adına halk için eşit yurttaşlık mücadelesi verdikleri ve demokratik siyaset için yargılanıyorlar" dedi. (Diyarbakır/DİHA)


HÜSEYİN ÇELİK, MUHALEFET LİDERİ GİBİ KONUŞTU

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, BDP milletvekillerinin tahliye taleplerinin reddedilmesini, “BDP’lilerle ilgili bu karar böyle çıkınca ben doğrusunu isterseniz hayret ettim. BDP’li vekillerle ilgili verilen kararda bir çifte standart var. Bu kabul edilemez. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın farklı farklı uygulamak bu memlekette çok ciddi tartışmalar ortaya çıkarır, bunu kabul etmek mümkün değil” ifadeleriyle değerlendirdi.
Çelik, katıldığı bir TV programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın serbest bırakılmasının ardından BDP vekillere tahliye çıkmamasına tepki gösteren Çelik, “Biz en baştan ‘milletvekilliği müessesi cezaevlerinden insan çıkarma aracı olarak kullanılmamalı’ dedik. Bu insanların aday yapılmaması gerektiğini her zaman söyledik. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin Mustafa Balbay’ın bireysel başvurusu üzerine böyle bir karar alınca ben, biz Anayasa Mahkemesi’nin kararına saygı duyarız dedim. Neticede bunun gereğini yerine getirmek mahkemenin görevidir. Türkiye’de bağımsız mahkemeler vardır. Siyasi yargının yönlendirmesiyle mahkemeler işlemez, işlememeli dedim. Nitekim mahkeme Mustafa Balbay’ın tahliyesine karar verdi” dedi.

BDP vekilleri hakkında “ret” kararı karşısında hayret ettiğini dile getiren Çelik, “BDP’lilerle ilgili bu karar böyle çıkınca ben doğrusunu isterseniz hayret ettim. Nihai karar değil bu gerçi, daha itiraz var. İtirazdan sonra son sözü söylemek gerekiyor. Ben burada yargıya müdahale olarak değerlendirebilecek bir ifade kullanmak istemem” diye konuştu. (ANKA)

www.evrensel.net