BDP\

BDP'li vekillerin tahliye taleplerine ret!

Haklarında savcının tahliye istediği BDP'nin tutuklu milletvekilleri Gülser Yıldırım ve İbrahim Ayhan'ın tahliye talepleri mahkemece reddedildi. Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı ise Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız ve Kemal Aktaş' ın tahliye taleplerinin reddedilmesini istedi.

Anayasa Mahkemesi'nin 'uzun tutukluluk' kararı ardından savcının tahliye edilmeleri yönünde görüş bildirdiği Milletvekilleri İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım için bugün toplanan 5. Ağır Ceza Mahkemesi, oy çokluğu ile iki milletvekilinin tahliye talebinin reddedilmesine karar verdi. Diyarbakır 6 'ncı Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı ise BDP'nin tutuklu milletvekilleri Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız ve Kemal Aktaş' ın tahliye taleplerinin reddedilmesini istedi.

Geçen hafta 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Milletvekilleri İbrahim Ayhan ve Gülseren Yıldırım için de mahkeme savcılıktan mütalaa istemiş, savcılık da iki milletvekilinin tahliyesi yönünde görüş bildirmişti.

KCK davasından yargılanan ve Anayasa Mahkemesi'nin 'uzun tutukluluk' kararı ardından savcının tahliye edilmeleri yönünde görüş bildirdiği Milletvekilleri ibrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım için bugün toplanan 5. Ağır Ceza Mahkemesi, oy çokluğu ile iki milletvekilinin tahliye talebinin reddedilmesine karar verdi. Mahkeme kararında bir hakim muhalefet şerhi koyarak, tahliye edilmeleri yönünde görüş bildirdi.

KCK davalarından yargılanan tutuklu Van Milletvekili Kemal Aktaş ile Şırnak Milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak için mütalaası istenen savcılık, 3 milletvekilinin tahliye edilmemesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4 yıldan fazladır tutuklu olarak yargılanan milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak için mahkemenin 'uzun tutukluluk' süreyi nedeniyle Anayasa Mahkemesi'nin kararı ardından mütalaa istediği savcılık, 3 milletvekilinin tahliye edilmemesi yönünde görüş bildirdi.

BDP: HUKUK AYAKLAR ALTINA ALINDI

Tutuklu vekillerin tahliye taleplerinin reddedilmesini değerlendiren BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, "Bir kez daha hukuk ayaklar altına alındı. Türkiye'nin hukuk devleti olmadığı ortaya çıktı. Utanç verici bir karar" dedi.

Söz konusu kararları "Türkiye'de bir kez daha hukuk ayaklar altına alındı" diye değerlendiren Buldan, şunları söyledi: "Hukuk bir kez daha çiğnendi, bunu görmüş oldu. Doğrusu Balbay'ın tahliye edilmesinden sonra diğer seçilmişlerin hepsinin tahliye edilmesi gerekiyordu. Bu arkadaşlarımız hakkında kesinleşmiş cezalar yok. Fazlasıyla içerde yattılar. Bu arkadaşlarımız hiç içerde olmaması gerekirken, bir rehine olarak tutuluyorlar. MHP'li bir milletvekili, BDP'li tahliyesi gündeme gelir gelmez. 'BDP'liler tahliye olursa kıyametin kopması gerekiyor' yönünde açıklaması oldu. Bu tehdit olarak mı algındı. Türkiye özgürlüklerden korkuyorsa, Türkiye'de hukuk devletinden bahsedemeyiz. Türkiye açısından, demokrasi açısından yaralayıcı bir karar. Acilen düzeltilmeli gerekiyor bu kararın. Türkiye'nin hukuk devleti olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Utanç verici bir karardır."

CHP'Lİ CİHANER: ÇİFTE STANDARDIN DANİSKASI

Kararı değerlendiren Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Balbay'ın tahliyesinin gerekçesinin çok açık olduğunu dile getirerek BDP'li milletvekillerinin tahliye edilmemesini "Çifte standardın daniskası" diye değerlendirdi. Cihaner, Adil yargılama ilkesinin seçilme hakkı ve özgürlük hakkına dayandığını belirterek, "Adil yargılama ilkesi iki olguya dayanıyor. Seçilme hakkı bunlardan biridir. Seçilmiş kişiler hakkında karar veriliyor. Bazılarının tutukluluğuna bazılarının tahliyesine karar verilmesi hangi taraftan bakarsanız bakın seçilme hakkına ve özgürlük hakkına aykırıdır. Aynı kriterleri taşıyanların bırakılmaması kabul edilemez" dedi.

Cihaner, "Anayasa Mahkemesi'nin bu tutumu açık bir hukuksuzluk anlamına geliyor. Böyle bir yaklaşım çifte standardın daniskasıdır ve hukuki zorbalıktır" şeklinde değerlendirdi. Tutuklu vekiller ve siyasetçiler ile ilgili bir iradenin olmadığını dile getiren Cihaner, "Bu karar ile böyle bir iradeye ihtiyaç duyulmadığı ortaya çıkıyor. Mahkemeler taraf olduğumuz sözleşmelerde güvence altına alınmış hakları uygulamıyorlarsa ve kendi aldığı kararlarla ters düşüyorlarsa burada yeni baştan tartışmamız gerekir. Bazı yazar ve gazetecilerin tutuklu olmaktan son anda kurtulduğuna dair son dönemlerde tartışılan bir gündem var. Hukukun siyasi bir arena haline dönüştürüldüğü ortada. İktidarın iradesi parçalanmış. AKP ve cemaat arasında süren bir sürtüşme var. Ve bu karar bunun bir sonucudur. Hangi taraftan bakarsanız bakın karar sıkıntılıdır. Oysa Anayasa Mahkemesi'nin kararı tüm herkesi bağlar. Bir içtihadı anlatır. Ama bu çifte standart ile mahkemelerin ortak iradesi de bir kez daha sarsılmış oldu. Yine hukuk bir kez daha ayaklar altına alındı. Ve yine iktidarın içindeki çatışmaların memleketi ne hale getirdiğini görmemiz gerekiyor. Demokratik süreç içinde seçilen tüm siyasileri kapsaması gerekir" dedi.

TAHİR ELÇİ: MAHKEMEDEN BİR UMUDUMUZ KALMADI

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi kararı anlaşılmaz bulduklarını belirterek, "Bu kararı hukuka aykırı buluyorum. En son Mustafa Balbay'ın tahliye edilmesi durumu var. Aslında Anayasa Mahkemesi yoruma açık olmayan bir karar vermiştir. Bu kararın gereği olarak tahliye gerekiyordu. Ne yazık ki biraz önce talebimiz reddedildi. Bunu anlaşılmaz buluyoruz. Anayasa Mahkemesi Temmuz ortalarında Özel Yetkili Mahkemelerinin azami tutukluluk süresinin on yıl olmasını anayasaya aykırı bulmuştu. Mustafa Balbay'ın dört yılı aşkın bir sürenin makul süre olması ve uzun tutukluluk süresinin hem AİHM'nin 5. maddesine hem de anayasaya aykırı olmasıyla bağlantılı dört yılı aşkın bir seçilmiş kişinin tutuklu olmasıyla bağlantılı seçilme hakkının ihlali olarak belirtmişti. Karar çok açıktır" dedi.

Hukuki anlamda neler yapılabileceğe dair de değerlendirmelerde bulunan Elçi, Özel Yetkili Mahkemelerin verdiği bu kararların adil yargılama ihlaline dönüştüğünü belirterek, "Balbay'ın serbest bırakılması ile aslında adil yargılama ihlaline dönüşen bir toplumsal soruna ilişkin bir irade ortaya konulmuştu ama yargı bunu dikkate almadı" dedi. Adli kontrol ile tutuklama yerine diğer yöntemlere başvurunun yapılabileceğine dair kararların olduğunu hatırlatan Elçi, "Anayasa mahkemesi başka tutukluların durumuna ilişkin anayasal hükümlere aykırı olduğuna karar verdi. Anayasa Mahkemesi en yüksek karar organıdır. Yasaları uygulama, yargılama ve hüküm vermekle yükümlü en yüksek organdır. Herkesi bağlayıcı niteliği hüküm altını alınmıştır. Yargı organlarını bağladığına ilişkin çok açık bir düzenleme var. Ancak bu karar ile Anayasa Mahkemesi konumunu tartıştırıyor" dedi. Tutukluluk hallerinin devamına ilişkin mahkemelerin bu karara uyacaklarını düşündüklerini belirten Elçi, "Mahkemeden bir umudumuz kalmadı. Üç milletvekilinin tahliye taleplerinin de reddedileceğine dair bir beklenti içindeyiz" dedi.

KOCASAKAL: HUKUK IRKA, İDEOLOJİYE GÖRE BÜKÜLEMEZ

İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal da gazetemize yaptığı açıklamada, hukukun ideolojiye, mezhebe, kökene göre eğilip bükülemeyeceğini söyleyerek şöyle konuştu: “Görüşlerine katılmasam da, bir hukukçu olarak hep şuna inandım. Hukuken bir gerçeklik varsa bir ilke kararı çıkmışsa, kökenine, mezhebine,  ideolojisine bakmadan uygulamak gerekir. Anayasa Mahkemesi kararında uzun tutukluluktan bahsetmiş ve özellikle Balbay’la ilgili olarak seçilme hakkından bahsetmişse o zaman benzer konumda olan herkes bakımından bu ilke ve kararları uygulamak gerekiyor.” Kocasakal, hukukun eşitlik ilkesi gereği milletvekillerinin tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.

AYDIN: BU KARAR POLİTİKTİR

Mahkeme kararını gazetemize değerlendiren Diyarbakır Barosu yöneticisi ve tutuklu milletvekillerinin avukatlarından Cihan Aydın, bu kararın hukuk dışı olduğunu belirtti. Mahkemenin hukuk kurallarını çiğnediğini ve politik bir tutum aldığını ifade eden Aydın, “Bu kararın hukuken elle tutulur bir tarafı yok. Çünkü AYM Balbay kararında Anayasanın 19. Maddesindeki kişi özgürlüğü, güvenliği hakkı ve bunun yanı sıra seçme seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını ilan etti. Dolayısıyla müvekkillerimizin aslında Balbay’a nazaran hukuki durumları daha kabul edilebilir bir düzeyde. Çünkü bizim müvekkillerimiz hakkında henüz bir hüküm verilmemiş durumda. Yargılanmaları devam ediyor. Balbay’a 34 yıl bir ceza verilmişti. Bunları değerlendirince Diyarbakır’da verilen kararın hukuki olmaktan ziyade maalesef politik bir tutumla verildiği yönünde bir düşüncemiz var” dedi.
Aydın, karara ilişkin itirazda bulunacaklarını kaydederek, “Bu karara ilişkin gerekli mercilere başvuru yapacağız. Meslektaşlarımızla ve müvekkillerimizle değerlendirme yaptıktan sonra itirazımızı sunacağız. Hakimler ve savcılar hakkında şikayette bulunabiliriz, AYM’ye başvurabiliriz. Değerlendirmelerden sonra ne yapacağımızı kararlaştıracağız” dedi.

EMEP: SORUMLULUK AKP HÜKÜMETİNDEDİR!

EMEP Bölge Örgütünün mahkemenin kararıyla ilgili yaptığı açıklamada, devletin bütün kurumlarıyla çözümsüzlük politikasında ısrar ettiğinin ortaya çıktığı belirtildi. Anayasa Mahkemesinin CHP’nin Tutuklu Milletvekili Mustafa Balbay için uygulanan kararının, söz konusu BDP’nin tutuklu milletvekilleri olunca yok sayıldığına dikkat çekilen açıklamada şunlar dile getirildi: “Kürt sorunu söz konusu olunca kendi hukuk sisteminin gereklerini bile yerine getirmeyen bir zihniyetle çözüm sürecinin geliştirilemeyeceği açıktır. Gever’deki polis katliamına “provokasyon” diyenler acaba Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin bu hukuksuzluğuna ne diyecekler? Gever’deki katliamda da, BDP’nin tutuklu vekillerine uygulanan hukuksuzlukta da sorumluluk AKP Hükümetinindir. AKP Hükümeti, hukukun ya da başka gerekçelerin arkasına saklanmaktan vazgeçmeli, başta tutuklu vekiller olmak üzere siyasi operasyonlarla tutuklanan bütün siyasi tutuklu ve hükümlülerin salıverilmesini sağlayacak yasal düzenlemeler yapmalıdır. Emek Partisi Bölge Örgütü olarak, BDP’nin tutuklu vekillerine uygulanan hukuksuzluğun düzeltilmesi ve Kürt sorununda demokratik barışçıl çözümün önündeki engellerin kaldırılması için bütün halk güçlerini birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”


HUKUKÇULAR 'TAHLİYE EDİLMELİLER' DEMİŞTİ

Geçen hafta İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın tahliyesine karar vermişti. Hukukçular, Balbay gibi BDP'li vekillerin de tahliye edilmesi gerektiğini söylemişti.

Anayasa Hukuku Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “Uzun tutukluluk süresi sadece seçilenlerle sınırlı tutulmamalıdır. Uzun tutukluluk süresi hak ihlali ise, bunda seçilmiş ya da normal vatandaş ayrımı yapılmamalıdır” dedi. Avukat Ercan Kanar ise, tutuklu BDP’li vekiller için mahkemelerin gerekçeli kararı beklemelerine gerek olmadığını belirterek, “eşitlik ilkesi” gereğince sadece seçilmişler değil, uzun süre tutuklu kalan herkes için kararın uygulanması gerektiğini söylemişti.

DİYARBAKIRLILAR KARARI PROTESTO EDECEK

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yargılanan Milletvekilleri İbrahim Ayhan ve Gülser Yıldırım'ın tahliye talebini reddetmesi 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4 yıldan fazladır tutuklu olarak yargılanan milletvekilleri Kemal Aktaş, Faysal Sarıyıldız ve Selma Irmak için savcının tahliye edilmemeleri yönünde mütalaa vermesi Diyarbakır'da protesto edilecek. BDP'nin çağrısıyla Diyarbakırlılar saat 15.00'te E Tipi Kapalı Cezaevi önünde olacak.  (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net