Sanatın yeni sağlık ocağı tiyatro seyirlik

Sanatın yeni sağlık ocağı tiyatro seyirlik

David Tristam’ın “TheSecretLives of Henry and Alice”inden çevrilen Ya Başaramazsak, seyirciyi “iletişimsizlik” kavramı ile karşı karşıya getiriyor.

Eylem AYDOĞDU
İstanbul


Hüseyin Avni Danyal’ın otuz beş yıllık hayali Kadıköy’de hayat buldu. Tiyatro Seyirlik, Kadıköy’de kendine ait sahnesinde, David Tristam’ın “TheSecretLives of Henry and Alice” eserinden çevrilen Ya Başaramazsak oyunu ile Hüseyin Avni Danyal, hayaline ilk perdeyi açtı. Ya Başaramazsak komedi oyunu, seyirciyi toplumun birçok kesiminde, özellikle de; aile ilişkilerinde yaşanılan başlıca sorun olan “iletişimsizlik” kavramı ile karşı karşıya getiriyor. Uzun yıllardır evli olan Henry ve Alice’in ilişkileri…

Evlilik ilişkilerine mizahi bir biçemle yaklaşan, seyircisine kendi ilişkilerini sorgulatarak, düş ve gerçek arasında keyifli bir yolculuk yaptıran, iki perdelik bu komediyi Gürol Tonbul yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımını Tayfun Çebi’nin, çevirisini Sinan Gürtunca’nın yaptığı oyunda Hüseyin Avni Danyal ve Ebru Saçar rol alıyor.

Monoton giden evliliklerini sürdürmeye çalışan umutsuz çiftimiz Henry ve Alice’in, hayallerini artık başka kadınlar ve başka erkekler süslemektedir... Kimi zaman masum, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zamansa trajikomik fantezilerle süslü bu düşlerin tek tanığı ise kırmızı süs balığı Orca.

Orca bazen iletişimsizliğin içindeki çözüm, bazen sorun ve bazen de evliliklerdeki sorumluluğun simgesiyle karşımıza çıkıyor. Monotonluğun içindeki tek renk!
Sahne yeni, oyun ilk kez Tiyatro Seyirlik tarafından sahneleniyor. Tek eski olan ekibin dostluğu… Herkes birbirini en az yirmi yıldır tanıyor.  Dostluğun getirisiyle,  tüm kadro aylardır salonun oyunla, seyirciyle buluşması için çalışmış. Ekip, bu çalışmalarının tohumlarını alacağa benziyor. Hüseyin Avni Danyal’ın tiyatro sevdası, azmi, cesareti, her şeye rağmen “tiyatro” diyebilmesi, etrafındaki herkese, kendisinde çok fazla olan duyguyu yayıyor, cesareti…

Yönetmen Gürol Tonbul’un da dediği gibi “Bu ülkede tiyatro yapmamanız için çok neden var. Yapmak istediğiniz zaman yanınızda tek şey var, yüreğiniz… Hüseyin Avni’de işte öyle bir yürek.”Yönetmen Gürol Tonbul “ benim burada yaptığımın adı yönetmenlik değildi. Gün geldi salonun oluşması için  tozların içinde çalıştık, birlikte tozlandık. Koltuk numaralarını dahi beraber ayarladık.” diyerek ekibin birlikten doğan gücünü ispatlıyor.

DEVLET ÖDENEĞİ KESEBİLİR AMA SON SÖZ SEYİRCİNİNDİR

Seyirciyi cesarete davet ediyor Sayın Gürol Tonbul… “Son söz seyircinindir. Devlet ödeneklerini kesebilir, ama seyirci isterse seyri izlemeye gelir. Tiyatro, içinde yaşadığımız toplumun karanlık yanına aydınlık getirir.  Nasıl bizler cesaret edip salon açtıysak seyircinin de yağmur demeden, soğuk demeden bir nevi yeni aldığı montları eskitip çıkmaları gerekir. Hep söylerim ‘Kabanları gardıropta eskitmeyin!’  Aslında halkın seyirci görevini gören kesimi sadece tiyatro zihniyle özgürleşir. Düşüncenin üretimi bu sayede gerçekleşir. Bir adımla başlar tiyatro, izleyiciyi yedinci ve sekizinci oyunda  büyüsü sarar.”

BİR HAYALİN HAYAT BULMASI…


Tiyatro Seyirliğin açılışında Hüseyin Avni Danyal’a ithafen “Don Kişot” benzetmesi yapıldı. Anlattıkları ve azmi bu benzetmeyi pekiştiriyor.

Danyal : Ben oyunculuk yapmayı da hayal ettim ve bunun için çok çalıştım. Sadece hayal bir işe yaramıyor. Tiyatro sahibi olmayı çok hayal ettim ve hayalim için bir o kadar da çalıştım. Otuz beş yıldır gecemi gündüzüme katıp hedefime doğru ilerledim. Her şeyim bir hayali gerçekleştirmek içindi. İnşallah hayal olarak kalmaz, gerçekle birebir örtüşür. Hem seyircisiyle, hem yaptığı işlerle hayatına devam eder. Tiyatromda doğru paylaşımlar yapmayı hedefliyorum. Ne salon, ne iş, önemli olan paylaşılandır. Bu salonun bulunduğu alan  her şey olmuş. İlk Ulvi Uraz’ın da oynadığı tiyatro olarak anılmaya başlayan bu binayı kırk yıl sonra  bir tiyatro salonu haline getirdiğim için, bulunduğumuz yeri aslına teslim ettiğim için çok mutluyum. Umarım bir daha bozulmaz ve hep tiyatro olarak devam eder.  Mesleki anlamda kendime koyduğum hedefler var. Ömrüm yeterse bu tiyatroyu yaşamımın sonuna kadar herkesin bildiği,  bir yer olmasını sağlamakla geçireceğim.

Ya Başaramazsak oyunu ile perde açmaya karar veren Hüseyin Avni Danyal’ın bu oyunu seçmesindeki en önemli etkenin  ‘iletişimsizlik’ kavramıyla örtüşmesi olmuş. Danyal, özel tiyatro yapanların oyunlarında komediye de yer vermesi gerektiğini şöyle anlatıyor; Özel Tiyatro yapıyorsanız, bir tanesinin komedi olmasında yarar var. Çünkü seyircimiz komedi oyununa biraz daha fazla ilgi gösteriyor. Ama komedi deyip hemen sahnelememek lazım. Onun da bir dozu ve içinde anlatacağınız bir derdiniz olmalı…

BU SALON BENİM RAHAT BİR KANEPEM OLACAK
Olabelicek müdahalelere karşı karşıya kalma ihtimalinde Hüseyin Avni Danyal zihnini tarihe çeviriyor; Ben bu salonda bana müdahale edilene kadar istediğim oyunu sahnelemek istiyorum. Kendi doğrum, kendi dünya görüşüm, yaşam tarzım, doğru bildiklerim adına, bana müdahale edilene kadar devam edeceğim. Bir nevi bu salon benim rahat bir kanepem olacak… Tiyatronun kısıtlanabilir veya engellenebilir bir durumu yoktur.  Antik yunandan beri tiyatro var. Birçok devlet adamı gitti, savaşlar oldu bitti,  ama tiyatro hep vardı ve hep yaşar. O yüzden tiyatronun engellenmesi mümkün değil…

www.evrensel.net