13 Aralık 2013 18:29

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Yüksekova protestosuna müdahale

Yüksekova'daki ölümleri protesto etmek amacıyla Boğaziçi Üniversitesi'nden AKP Beşiktaş İlçe Başkanlığı'na yürümek isteyen öğrencilere polis tazyikli su ile müdahale etti.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Yüksekova protestosuna müdahale
Paylaş

Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen "Gezi'de, Gazi'de, Gever'de devlet katliamı devam ediyor" başlıklı panelin ardından Yüksekova'da polis tarafından 3 yurttaşın katledilmesini protesto etmek için AKP Beşiktaş İlçe Örgütü binasına yürümek isten öğrencileri polis tazyikli su sıkarak engelledi. Engellenmeleri üzerine öğrenciler de polise
taş, soda şiselerinin yanı sıra kar topu ile karşılık verdi.

Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen panelde konuşan HDK Danışma Kurulu üyesi ve SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan Yüksekova'da 3 Kürt gencinin polis kurşunuyla yaşamlarını yitirmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, "Bence de provokasyon var ama AKP'nin yapmadığından emin değilim. Zaten AKP'nin Kürt sorunun çözmemesi başlı başına provokasyon. Anadilde eğitim, Öcalan'ın tecrit koşulları provokasyon değil mi?" ifadelerini kullandı

HDK Boğaziçi Üniversitesi Gençlik Meclisi ile DÖDEF üyesi öğrencilerinde aralarında bulunduğu Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından üniversitenin Güney Kampüsü Demir Demirgil Konferans Salonu'nda "Gezi'de, Gazi'de, Gever'de devlet katliamı devam ediyor" başlıklı panel düzenledi. HDK Danışma Kurulu Üyeleri ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ile BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar'ın konuşmacı olarak katıldığı panele öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Panelde ilk sözü alan ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 12 Eylül darbesinde tutuklanarak idam edilen Erdal Eren'in ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatarak, 'devlet terörüne' karşı direniş geleneğini sürdürdüklerini ifade etti. AKP iktidarının bilinçli ve sistematik biçimde katletme yöntemi izlediğine dikkat çeken Yüksekdağ, "Gezi'de ve Gever'de AKP'nin mevcut devlet geleneği görüldü. Gever'deki katliamda AKP iktidarının sorumluluğunu görmemek, Gever'deki devletin yüzünü yeterince anlayamamak anlamına gelir. AKP orada provokasyonu önleyebilecek bir yapıya sahiptir" diye konuştu.

"Katliam politikaları karşısında durabilmek için devlet terörü karşısında açık bir bilince sahip olmamız gerekiyor. AKP yüzde 50'yi gerekçe göstererek yasalar yapıyor ve katliamlarını bunlar üzerinden savunuyor" diyen Yüksekdağ, Türkiye halklarının geldiği eşiğin demokratik değişim eşiği olduğunu dile getirdi.

Yüksekdağ'ın ardından söz alan BDP İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar da, Yüksekova'da Veysi İşbilir, Reşit İşbilir ile Bemal Tokçu'nun polis kurşunu ile katledilmesi olayı için, "Devlet bugün de gerilla mezarlarından korkuyor ve halkın çocuklarının mezarlarına saldırıyor. Bu da yetmezmiş gibi çocuklarına sahip çıkmak isteyen ailelere de saldırılar gerçekleştiriyor. Bu katliamlar diyalog sürecini engellemek isteyen kişiler tarafından gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında Kürt coğrafyasında 35 yıldır derin güçlerin var olduğunun altını çizen Çınar, "Bugün ise, paralel devlet dediğimiz, iktidara ortak olan cemaat ile AKP'nin çatışma içinde olduğunu biliyoruz. AKP bu katliamın ertesinde olay hakkında provokasyon açıklaması yaptı. Provokasyon demesini de buna bağlıyoruz ama devlet hiçbir zaman bu kadar iktidar olmamıştı. Bundan dolayı bu olaydaki AKP sorumluluğu kesinlikle göz ardı edilemez" diye konuştu.

Panelin bir diğer konuşmacısı olan HDP Danışma Kurulu üyesi ve SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ise, devletin kendisini revize ederken militaristleştiğini söyleyerek, silahlanmanın Türkiye bütçesinin en önemli kalemini oluşturduğuna dikkat çekti. Turan, AKP'nin 'askeri vesayeti ortadan kaldırdık' söylemlerine dikkat çekerek, "Siz bakmayın bunlara, fark sadece 15'inci maddenin kaldırılmasıdır. Askeri vesayetin toplamda belirleyiciliği mi değişti, Kürdistan bir sömürge olarak TC'nin işgalci ordusunun tahakkümü altında değil mi? Militarizm aynı militarizmdir " dedi.

AKP'nin Kürt coğrafyasında yeni bir stratejiye bağlı olduğunu dile getiren Turan, "İnkar siyaseti hala sürüyor. Kürt hareketini bölme çabaları vardır. Ama AKP buna karşı, cemaat ile kavgasında kendi içinde bölünme yaşamıştır" diye belirtti. Turan, Yüksekova'da 3 Kürt gencinin polis kurşunuyla yaşamlarını yitirmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Turan, konu hakkında "Bence de provokasyon var ama AKP'nin yapmadığından emin değilim. Kürt meselesini çözseymiş de provokasyon olmasaymış. Zaten AKP'nin Kürt sorunun çözmemesi başlı başına provokasyon. Anadilde eğitim, Öcalan'ın tecrit koşulları provokasyon değil mi? Bırakın Pensilvanya'da provokatör aramayı. Sensin provokatör" ifadelerini kullandı.

Panelin sona ermesinin ardından ise, öğrenciler Yüksekova'da Veysi İşbilir, Reşit İşbilir ve Bêmal Tokçu'nun polis kurşunuyla katledilmesini protesto etmek amacıyla AKP Beşiktaş İlçe Örgütü binasına kadar yürüyüş gerçekleştirmek istedi. Üniversitesi Güney Kampüsü girişi önünde barikat kuran polisler ise, öğrencilerin yürüyüşüne izin vermedi.

Buna rağmen polis barikatına yüklenen öğrencilere tazyikli su sıkılarak engellenmeye çalışıldı. Müdahale üzerine okulun içerisine çekilen öğrenciler, polise taş, soda ve kar topu ile karşılık verdi. Saldırıya rağmen dağılmayan öğrenciler, polislere "Siz ancak öldürmeyi bilirsiniz" diye tepkisini dile getirdi. Yarım saati aşkın süren polis müdahalesinin ardından öğrenciler, Güney Kampüs önünde basın açıklaması yaptı. Öğrenciler adına açıklama yapan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Deniz Taşyürek, "Bunun bir polis cinayeti olduğunu haykırıyor, bu katliamın hesabını soruyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından öğrenciler eylemlerini noktaladı. (İstanbul/DİHA)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Savcı BDP\'li Gülseren Yıldırım için de tahliye istedi

SONRAKİ HABER

‘Kaz Dağları’nda son sözü, halk söyleyecek’

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...