12 Aralık 2013 11:51

AYM'nin kararını yerine getirmemek suçtur

Tutuklu milletvekilleri için yapılan tahliye başvuruya ilişkin karar bugün de çıkmadı. Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını yerine getirmemenin suç olduğunu belirterek, "AYM'nin kararı çok açık ve nettir. Buradaki tavrın siyasi olduğunu düşünmek istemiyoruz ancak kararın bu kadar uzaması bizi farklı düşüncelere yönlendiriyor" dedi.

AYM\'nin kararını yerine getirmemek suçtur
Paylaş

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını yerine getirmemenin suç olduğunu belirterek, "AYM'nin kararı çok açık ve nettir. Bu güne kadar iddia makamları mahkemelere her hangi bir mütalaa sunmamıştır. Bunun şaşkınlığı içerisindeyiz. Buradaki tavrın siyasi olduğunu düşünmek istemiyoruz ancak kararın bu kadar uzaması bizi farklı düşüncelere yönlendiriyor" dedi.

BDP'li tutuklu 4 milletvekili ile Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş için Diyarbakır 5 ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri'ne yapılan tahliye başvurularına ilişkin karar bugün de çıkmadı. Vekillerin yargılandığı 5 ve 6'ıncı Ağır Ceza mahkemelerinin Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak, Gülser Yıldırım ve Kemal Aktaş için savcılık mütalaasını beklediği bildirilirken, İbrahim Ayhan'la ilgili savcı mahkemeye, "AYM'nin gerekçeli kararını beklemeden tahliye edilmeli" yönünde görüş bildirdi. 5 ve 6. Ağır Ceza mahkemelerinin bu açıklamasının ardından Diyarbakır Barosu avukatları, Diyarbakır Barosu Adli Yardım Bürosu'nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, tutuklu vekillerin avukatları ve çok sayıda avukat katıldı. Toplantıda konuşan Elçi, Savcıların Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını beklemelerine gerek olmadığını, bazen AYM'nin kararını açıklamasının ayları bulabileceğini ifade etti.

ELÇİ: BU ÖYLE BİR BASİT KARAR DEĞİLDİR

Anayasa Mahkemesi'nin kararının tüm yargı organlarını bağladığını ifade eden Elçi, "Biz herhangi bir mahkemenin kararından değil, AYM'nin kararından bahsediyoruz. Bu karar tüm yargı organlarını bağlar. Bu öyle basit bir karar değildir. AYM'nin kararı herkesi bağlar. Biz AYM'nin kararının uygulanmaması gibi bir kanaate varmak istemiyoruz. AYM'nin kararını yerine getirmemek suç teşkil eder. Türkiye AYM'nin kararının uygulamayan bir ülke haline dönüşmemelidir. Mahkemelerin verdiğimiz taleplere ilişkin makul bir sürede kararını vermesi gerekiyor. Ancak taleplerimize ilişkin mahkeme süresini aşmıştır. Bu süre makul bir süre değildir" dedi.

'KARARIN BU KADAR UZAMASI BİZİ FARKLI DÜŞÜNCELERE YÖNLENDİRİYOR'

BDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan hakkında mütalaa hazırlayan savcının, CHP'li Balbay'a ilişkin hazırlanan mütalaaya paralel bir mütalaa hazırladığını dile getiren Elçi, "Savcı uzun tutukluluk süresinin bütün milletvekilleri için geçerli olduğunu belirtmiştir. Bunu gerekçeli kararında açık bir şekilde belirtmiştir" ifadesinde bulunurken, tahliye talebinde bulundukları 5 milletvekili için bir hükmün söz konusu olmadığını ifade etti.

AYM'nin Balbay hakkında verdiği kararının bütün mahkemeler için ön açıcı olduğunu belirten Elçi, "Böyle bir mahkemenin verdiği kararda tereddütte bulunmak büyük bir hukuksuzluktur. Bir önce mahkemeler taleplerimiz kabul ederek vekiller için tahliye kararı vermelidir. AYM'nin kararı çok açık ve nettir. Bu güne kadar iddia makamları mahkemelere herhangi bir mütalaa sunmamıştır. Bunun şaşkınlığı içerisindeyiz. Buradaki tavrın siyasi olduğunu düşünmek istemiyoruz, ancak kararın bu kadar uzaması bizi farklı düşüncelere yönlendiriyor" şeklinde konuştu.

BDP'Lİ VEKİLLERE DAİR 2 SAVCI, 2 FARKLI YORUM

Vekillerin yargılandığı 5 ve 6'ıncı Ağır Ceza Mahkemeleri'nin Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak, Gülser Yıldırım ve Kemal Aktaş için savcılık mütalaasını beklediği bildirilirken, İbrahim Ayhan'la ilgili savcı mahkemeye "AYM'nin gerekçeli kararını beklemeden tahliye edilmeli" yönünde görüş bildirdi.

Öte yandan bugün Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak ve Kemal Aktaş'ın tahliye taleplerine ilişkin Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı Mehmet Şahin ile görüşen Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Nahit Eren, "Gerekçeli kararı bekliyorum" cevabı aldığını söyledi. Eren, henüz mahkemeye mütalaa vermeyen savcı Şahin'in, "AYM'nin gerekçeli kararını bekliyorum. Eğer bu karar gecikirse ben olumlu yada olumsuz görüşümü mahkemeye bildireceğim" dediğini aktardı.

AYM'nin en geç Pazartesi günü gerekçeli kararını açıklaması beklenirken tutuklu vekillerin avukatları, savcının AYM'nin gerekçeli kararını beklemesinin verilecek kararın olumsuz olacağı yönünde kaygılarını artırdığını söyledi.

5. AĞIR CEZA SAVCISI: GEREKÇELİ KARARI BEKLEMEYE GEREK YOK

BDP'nin tutuklu 4 milletvekili ile Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş için Diyarbakır 5 ve 6. Ağır Ceza Mahkemeleri'ne yapılan tahliye başvurularına ilişkin karar henüz çıkmazken, tutuklu Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan'a ilişkin savcılık mütalaasının ayrıntıları ortaya çıktı. Savcı, tutuklu vekil Ayhan'a ilişkin müdafi avukatları tarafından 6 Aralık günü mahkemeye sunulan tahliyeye ilişkin başvuruda, Ayhan'ın 5 Ekim 2010 tarihinden bu yana tutuklu yargılandığı, uzun tutukluluk süresinin sanığa mağduriyet yaşattığı, yine bağımsız milletvekili seçildiği, benzer durumda hükmen tutuklu bulunan İzmir Milletvekili Mustafa Balbay hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 4 Aralık tarihli kararında uzun tutukluluk süresiyle Anayasa'nın 19. maddesinin ihlal edildiğine hükmettiği ve seçilme hakkının da ihlal edildiğine dikkat çekildiğine işaret etti. Bu bağlamda savcının mütalaasında yer verdiği "hukuki değerlendirme" kısmında, "silahlı terör örgütü üyesi" olarak belirttiği Balbay'ın tutuklu bulunduğu, fakat Anayasa Mahkemesi'nin Balbay hakkında uzun tutukluluk süresinin Anayasa'nın 19/7 ve 67. maddelerine aykırı olduğuna karar verdiği hatırlatıldı.

Savcı, bu bağlamda Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) gerekçeli kararının beklenmesine gerek olmadığına dikkat çekerek, "Anayasa Mahkemesi bu bireysel başvuruya ilişkin olarak henüz gerekçeli kararını yayınlamamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iş yoğunluğu nedeniyle bazı kararların gerekçesinin yazılmasını aylarla ifade edilen süreleri bulduğu uygulama bilinmektedir. Bu nedenle gerekçeli kararın yayınlanmasının beklenilmesinin tutuklu sanık açısından, var ise hak ihlalinin devam etmesine neden olacağı aşikar olduğundan, talep konusunda Anayasa Mahkemesi'nin hüküm fıkrasının ilgili Anayasa Maddeleri ve Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş ve yargılama usulleri hakkında 6212 Sayılı Kanunun ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek karar verilmesi gerekiyor" dedi.

'TUTUKLAMA SON TEDBİRDİR'

Savcı, Anayasa Mahkemesi'nin 2012/1272 sayılı kararında tutukluluğun makul süreyi aştığı iddiasıyla ilgili olarak da Anayasa'nın 67. maddesinin birinci fıkrasıyla bağlantılı olarak 19. maddesinin 7. fıkrasının ihlal edildiğine, seçilme hakkının ihlal edildiği iddiası ile ilgili olarak Anayasa'nın 19. maddesinin 7. fırkasıyla bağlantılı olarak 67. maddesinin birinci fıkrasının ihlal edildiğine hükmettiğini hatırlattı. Anayasa Mahkemesi'nin hükmettiği ilgili maddeleri tek tek açan savcı, mütalaasının sonuç kısmında ise tutuklamanın bir "koruma" tedbiri olduğuna işaret ederek, "Ceza yargılaması sırasında delillerin karartılmasının önlenmesi, sanığın kaçmasının önlenmesi amacı güder. Böylelikle yargılama sonuna kadar delillerin karartılmadan mahkemenin maddi gerçeğe ulaşması ve ulaşılan maddi gerçek sonucu hükmedilen cezanın da sanığa uygulanabilmesi amacına hizmet eder. Bu haliyle tutuklama koruma tedbiri yargılamanın sonucuna kadar ulaşılması gerekli maddi gerçeği bulma amacına hizmet eden geçici bir araçtır. Tutuklamanın geçici bir koruma tedbiri olması nedeniyle orantılılık ilkesinin uygulanmasını zorunlu kılar. Orantılılık 'kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran tutuklama tedbirinden önce hafiften ağıra doğru giden adli kontrol hükümlerinin uygulanması' ilkesidir. Yasa koyucu bu nedenle kişiler hakkında tutuklama tedbirini 'en son uygulanması gereken tedbir' olarak düzenlemiştir" açıklamasına yer verdi.

Tutuklu Ayhan'ın milletvekili sıfatına da değinilen mütalaada, Anayasa Mahkemesi'nin "Sanığın milletvekili olması nedeniyle diğer temel haklara ilave olarak seçilme hakkının da ihlal edildiğini" hatırlatılarak,"Seçilme hakkının demokratik düzenin önemli unsurlarından olması nedeniyle ayrı bir önemi olduğu sonucuna vararak seçilme hakkının ihlalinin diğer hak ihlallerine kıyasla demokratik bir düzende ağır bir ihlal olduğu sonucuna vardığı değerlendirilmiştir. Dolayısı ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucu verdiği kararlar ile ortaya çıkan hükümler tıpkı Yargıtay içtihatları gibi artık yerel mahkemelere yol gösterici nitelikte kararlar halini almıştır" diye belirtildi.

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ VURGUSU YAPILDI

Mütalaanın sonuç kısmında yer alan dikkat çekici hususta savcı, şunları kaydetti: Anayasa Mahkemesi'nin mezkur kararı nazara alındığında, hükümlü sanık Mustafa Ali Balbay hakkında seçilme hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş olması henüz hakkında bir mahkumiyet hükmü verilmemiş tutuklular hakkında evleviyetle seçilme hakkının ihlal edildiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle bu aşamadan sonra sanığın tutuklu kalmasının milletvekili olması nedeniyle Anayasa'nın 19/7 ve 67/1 maddelerinin ihlali sonucunu doğuracaktır. Bu nedenle sanık müdafilerinin tahliye talebi kabul edilerek sanık İbrahim Ayhan'ın tahliyesine, ancak sanık hakkın da bu aşamada adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur."

Öte yandan tutuklu milletvekili İbrahim Ayhan'ın müdafisi Av. Servet Özen, müvekkilli ile ilgili karara ilişkin görüştüğü Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kendisine tutuklu Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım'a ilişkin henüz mahkemelerine mütalaa sunulmadığını, bu nedenle karar için bu mütalaayı beklediklerini ve birlikte değerlendirerek karar vereceklerini söylediğini aktardı. (DİHA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ordu TOKİ konutlarında doğal gaz isyanı

SONRAKİ HABER

Öğrencisini istismar eden Kuran Kursu hocası tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa