Juan Manuel Parada’dan işgal ve diğer öyküler

Juan Manuel Parada’dan işgal ve diğer öyküler

Bugün Türk edebiyatını değil de farklı bir kültürü yansıtan bir kitap okumak istiyorsunuz mesela. Ne olabilir? Venezuela edebiyatına dair bir kitap okumuş muydunuz?

Zülem PALTACI

Bugün Türk edebiyatını değil de farklı bir kültürü yansıtan bir kitap okumak istiyorsunuz mesela. Ne olabilir? Venezuela edebiyatına dair bir kitap okumuş muydunuz? Bu kitabı okumadıysanız ya da İspanyolcanız yoksa, hiç sanmıyorum. Neden mi? Çünkü şu anda anlatacağım kitap Venezuela edebiyatından Türkçeye çevrilen ilk eser özelliğini taşıyor da o yüzden.
Kitabı tanıtmaya birkaç soruyla başlayayım, bu soruların cevabı ise sadece bir öyküdeki karakterin kendi iç dünyasının yansımasıyla olacak.
Ezilen bir halkla karşı karşıyasınız, elinizde iki seçenek var: Bir yanda roman yazmak , diğer yanda silahlanıp mücadele etmek. Hangisini tercih ederdiniz, kalem tutmayı mı, silah tutmayı mı? Silahı tercih eder ve yakalanırsanız ne hissederdiniz? Pişmanlık mı, mücadeleni yürütebilmenin cesareti mi?
Yakalandığında ilk cümlen ‘ Lütfen beni affedin, köylüleri ayaklandırmanın yanlış olduğunu biliyorum.’ olur muydu? Kendini korumak mı senin için önemlidir, mücadeleni savunnmak mı ?
İşte Juan Manuel de Prada’nın, İşgal Ve Diğer Öyküleri’nde profosyonel bir devrimcinin kendisiyle çelişmesini, pişmanlıklarını, kazanımlarını, mücadelesini ve  kaybedilmişlikleri konu ediniyor...
‘Sefaletten bıkmıştı ve fikirler krallığına giderek satabileceği bir fikir aramaya koyuldu. Öyle bir şey olmalıydı ki bu okumakla harcadığı saatlerine ve uzun uzun düşündüğü gecelerine değsin. Bulvarın göbeğinde tezgahını kurdu ve el yazısıyla bir ilan hazırladı: Kiralık fikirler
Talep öylesine fazlaydı ki çoğu gün öğlen olmadan fikirleri tükeniyordu. Hatta kimileri aldıkları fikirleri geri getirmiyorlardı. Bazı uyanıklarsa başkasına vermek için fikirlerini kiralıyorlardı. Bir gün elinde kalan son üç fikrini felsefecisine sattı. Şöhrete ve kızlara elveda diyecekti. Tam o anda zamanında diktatörlük yapmış bir general çıkageldi.  ‘beni tekrar iktidara kavuşturacak fikir verin’
Adamın bıyıklarını yalayarak belinde tabancasıyla orada durması birden aklına dahiyane fikirler gelmesine yetti. Ne varki sonunda ikisi oyundan galip çıkacak, birçokları ise yenilecekti.’

KİRALIK FİKİRLERİ OLAN BİR YAZAR

Kiralık Fikirler adlı bu öyküde, kimi zaman kendi fikirlerini kiralayan, kimi zaman da fikirlerini bir filozofa ya da iktidara çıkarılmak isteyen generale satan bir portre var. Muhalifken yandaş olan ya da fikirlerini satarak para kazanan bir kişi anlatılıyor, bu kişi belki bir gazeteci, belki de bir yazar.
Sahneleme yöntemleri kullanıyor kitabın her bir öyküsünde. Parada, kitabında toplumcu yazarların izini sürerken, Latin Amerika’daki gerçekleri de gözler önüne sermeyi ihmal etmiyor.
Kitabın Venezuela edebiyatıyla tanışmak adına iyi bir fırsat olduğunu tekrar vurguluyor ve yazımı kitabın bir başka öyküsünde geçen şu cümlelerle noktalıyorum; ‘Öğretmen ona şöyle diyordu:
‘Eğer şair olmak istiyorsan önce sesini bulmalısın.’
Genç rahip, önceden diz çöküp dua ettiği yerler de dahil, tapınağı baştan aşağı aradı., ama sesini bulamadı. Çünkü sesi, fısıldanan aşk sözcüklerinde ve kurulan müstehcen cümlelerde gezinmekteydi.’’

www.evrensel.net