Küba, Apartheid rejiminin yıkılmasına nasıl yardım etti?

Küba, Apartheid rejiminin yıkılmasına nasıl yardım etti?

Nelson Mandela'nın cenazesinde Barack Obama'nın Küba Devlet Başkanı Castro ile el sıkışması çokça tartışılırken Tarihçi Piero Gleijeses, Nelson Mandela ve Apartheid rejiminin yıkılışıyla Küba arasındaki yakın bağları anlattı.

Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela, dün neredeyse tüm dünya liderlerinin katıldığı görkemli bir törenle uğurlandı. ABD’den İngiltere’ye, ırkçı Apartheid rejimi sırasında rejimi destekleyen çok sayıda ülkenin lideri de Johannesburg’daki törene katılırken, en çok konuşulan noktalardan biri de ABD Başkanı Barack Obama ile Küba Devlet Başkanı Raul Castro’nun el sıkışması oldu. ABD’de Cumhuriyetçiler Obama’nın Castro ile el sıkışmasını sert bir şekilde eleştirdi hatta Temsilciler Meclisi'nde Ileana Ros-Lehtinen, “Obama, zalim diktatör Castro’nun elini sıkarak Küba’daki tiran rejime destek verdi” gibi ifadeler dahi kullandı.

Peki, zamanında Apartheid rejimini destekleyen ABD’lilerin “zalim”, “diktatör”, “tiran” gibi ifadelerle andığı Küba ve eski lideri Fidel Castro ile Nelson Mandela’nın ilişkileri nasıldı?
Democracy Now!'dan Amy Goodman, John Hopkins Üniversitesi'nden Tarihçi Piero Gleijeses ile Güney Afrika’da Apartheid rejiminin sonunu hazırlayan süreçte Küba’nın oynadığı rolü konuştu.

Küba’nın tarihte Apartheid rejimine karşı askerlerini gönderen tek ülke olduğunu hatırlatan Gleijeses, 1975, 1976 ve 1988’de Küba birliklerinin Apartheid ordusunu yenilgiye uğrattığını söyledi.

Nelson Mandela’nın 1988’de Angola’da Apartheid rejiminin askerlerine karşı Kübalı birliklerin kazandığı zaferi “Küba zaferi” olarak değerlendirdiğini söyleyen Gleijeses, Mandela’nın şu sözleri sarf ettiğini aktardı: “Bu zafer, rejimin yenilemezliğine dair efsaneyi çökertti ve Güney Afrika’da mücadele halindeki kitlelere ilham verdi. Angola’daki zafer, kıtamızın özgürleşmesi ve bizim Apartheid rejiminden kurtuluşumuzda dönüm noktası oldu.”

Gleijeses, Mandela’nın 1975’te cezaevindeyken Kübalı askerlerin Angola’ya yardım için ülkeye geldiğini öğrendiğinde not defterine şunu yazdığını da aktardı: “İlk kez Afrika kıtası dışından bir ülke Afrika’ya kendisi için bir şeyler almak üzere değil Afrikalıların özgürleşmesine yardımcı olmak için geliyor.”


ANGOLA’DA NE OLMUŞTU?

11 Kasım 1975’te Portekiz’den bağımsızlığını ilan eden Angola’da o dönem 3 hareket arasında silahlı bir mücadele sürüyordu. Kübalılar, Marksist MPLA’yı desteklerken diğer iki grupsa ABD ve Güney Afrika’nın Apartheid rejimi tarafından destekleniyordu. 1975’te Angola'nın Kurtuluşu için Halk Hareketi'nin (MPLA) zaferini engellemek için ABD, Güney Afrika’yı Angola’yı işgal etmeye ikna etti. Güney Afrika birlikleri başkent Luanda’ya doğru yürürken Küba da 3 bin 600 askerini Angola’ya gönderdi ve Güney Afrika birliklerini o dönem Apartheid rejiminin kontrolünde olan Namibya’ya kadar püskürttü. Bu, Güney Afrika ordusunun tarihteki ilk geri çekilişiydi. Kübalılar sonrasında, Angola’yı korumak için ülkede kalmaya devam etti ve Afrika Ulusal Kongresi’nin (ANC) militanlarını burada eğitti. (DIŞ HABERLER)
 

www.evrensel.net