AKP’nin kırık karnesi: Gezi ve Roboski

AKP’nin kırık karnesi: Gezi ve Roboski

İnsan Hakları Haftası’nda devlet kaynaklı gerçekleşen hak ihlalleri bir kez daha gündeme geldi. Gezi’de de Roboski’de de sorumlular ceza almadı.

Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Bilgen İnsan Hakları Haftası dolayısıyla açıklama yaptı.

Açıklamasında Roboskî’de çoğu çocuk 34 sivilin hayatını kaybetmesinin üzerinden iki yıl geçtiğini hatırlatan Bilgen, bu süre içinde sorumluların açığa çıkartılması ve cezalandırılmasına yönelik ciddi bir gelişmenin yaşanmamış olmasını eleştirdi. Bilgen açıklamasına şöyle devam etti: “Roboskî sorumluluğu sadece yargıya havale edilemeyecek niteliktedir. Hükümetin bu konuda üzerine düşeni yerine getirmek bir yana, konu adeta zamana yayılarak üstü örtülmeye çalışılıyor. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere, iktidar temsilcilerinin, farklı inanç, kültür, kimlik ve yaşama biçimlerine yönelik aşağılayıcı, dışlayıcı, ayrımcı ve nefret suçu içeren söylemleri de, güvenlik bürokrasisi ve yargının tutumunu da olumsuz yönde etkiliyor.”

HAK İHLALLERİ SİSTEMLİ

Devlet kaynaklı hak ihlallerinin bilinçli ve sistemli bir hale geldiğini kaydeden Bilgen, “Suriye’de devam eden savaş dolayısı ile sivillerin yaşadığı dram, aşırı güç kullanan polis ile ilgili etkin bir soruşturma ve yargılama sürecinin yaşanmamış olması, Roboskî’nin üzerinin örtülmek istenmesi. Bu tavrın sistemli olduğu gözler önüne seriliyor” dedi.

HEM GEZİ’DE HEM GEVER’DE

Türkiye’de devlet kaynaklı hak ihlallerinin artarak devam ettiğine dikkat çeken Bilgen, “Son olarak Gever’de (Yüksekova), göstericilere yönelik silahlı müdahale sonucunda iki yurttaşımızın hayatını kaybetmesi, aslında geçtiğimiz yıla da damgasını vuran polisin müdahale alışkanlığının son örneğidir. Gezi eylemleri boyunca ölüme sebebiyet verecek ölçüde aşırı güç kullanan polis ile ilgili etkin bir soruşturma ve yargılama sürecinin yaşanmamış olması, bu tavrın sistemli olduğunu gözler önüne seriyor” dedi.

HASTA MAHPUSLAR ÖLÜME TERK EDİLİYOR

 Bilgen cezaevlerindeki hasta tutuklu ve hükümlülerin durumuna da dikkat çekti. Yüzlerce hasta mahpusun tedavisinin engellenerek adeta ölüme terkedildiğini kaydeden Bilgen, “Salıverilmeleri gerçekleştirilmiyor. Yine seçilmiş milletvekilleri gibi, avukatların, siyasi parti yöneticilerinin, öğrencilerin, gazetecilerin, belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin keyfi  biçimde tutuklu bekletilmeleri ve adeta rehine muamelesine tabi  tutulmaları kabul edilemez bir durumdur” dedi. Bilgen, “İnsan hakları savunucularının tehdit altında olmaya devam ettiği bir ülkede, devletin kendi insan hakları örgütlenmesinin de güven verici, inandırıcı olması beklenemez” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net