Bağdat Caddesi de Blokla tanıştı!

Bağdat Caddesi de Blokla tanıştı!

Bilmeyenler için söyleyelim, Bağdat Caddesi, İstanbul’un en zengin semtlerinden biridir. Burada yaşayanlar, kendilerini “Caddeliler” diye ifade ederler. “Caddeye çıkmak” diye bir olgu vardır mesela. “Caddeye iniyorum”, “Caddedeyim” gibi tabirler kullanılır. “Bu cadde de ne ola ki?” diye sorarsanız, anla

Serpil İlgün

Burada ülkemizin en elit, en rahatına düşkün, aynı zamanda memleket gerçeklerine en uzak üst sınıf insanları yaşar. Bildiğiniz burjuva yani! Bağdat Caddesi laik, seçkinci, beyaz Türk ifadelerinin en uygun düştüğü, karşılığını en çok bulduğu semtlerin başında gelir. Resmi ideoloji burada samimiyetle sahiplenilir. Cumhuriyet bayramlarının en şaşalı kutlamaları burada yapılır. 19 Mayıslar, 30 Ağustoslar hatta 23 Nisanlar da cadde sakinlerince atlanmaz ve “vatanın bölünmez bütünlüğü”, “Cumhuriyet ve Atatürk değerlerinin korunması” vurgusu her vesile ile gözümüze sokulur. Zaten Cumhuriyet de bütün nimetlerini Bağdat Caddesi gibi yerlere sunmuştur. Avrupa Yakası’ndaki kardeş semt Nişantaşı gibi, hayat tarzlarına dokunulması konusunda son derece hassas olduklarından, Bağdat Caddesi sakinlerinin de vakti zamanında caddelerinde sıkı bir cumhuriyet mitingi yaptıklarını da hatırlatmış olalım.

Özetle Bağdat Caddesi, maddi manevi kendini halktan ayrıştırmıştır. Cadde onlar için bir tür kazanılmış bölgedir. Alt sınıflar sadece hizmet sunmak için girebilirler. Ötesi görüntü kirliliğidir.

Hele yoksul, cahil, hem de bölücü Kürtler hiç giremez. Hadi girdiler, bir köşede stand açmak neyse de, bir de böyle caddenin trafiğini kesecekler, Sebahat Tuncel’e oy, Öcalan’a özgürlük, anadilde eğitim isteyip; Kürtçe, Türkçe halklar kardeştir diye slogan atacaklar… Daha neler? Bağdat Caddelilere kalp krizi mi yaşatacaklar?

Ama girdiler. Trafiği de kestiler, Kürtçe slogan da attılar.

Şöyle söyleyelim; Bağdat Caddesi Bağdat Caddesi olalı, böyle şaşkınlık, tedirginlik hatta korku yaşamamıştı!

ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE

Evet, bu uzun girişten de anlaşılacağı üzere, önceki gün Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku İstanbul 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Sebahat Tuncel’in Bağdat Caddesi’nde yürüyüş ve şenlik programı vardı. Blok bileşenleri saat 17.00’de başlayacak yürüyüş öncesinde, Suadiye’de, yani Bağdat Caddesi’nin başladığı noktada, broşürler dağıtıp, sesli ajitasyonlar yaparak, cadde sakinlerine Bloku anlattılar. Anlamaya çalışanlar, broşürleri okuyanlar, kolaylıklar dileyenler olsa da; bakışlarını sertleştirenler, suratlarını asarak ve adımlarını hızlandırarak uzaklaşanlar ağırlık kazandı. “Yukarı mahallelerden” Kürt kadınlarının ve gençlerinin de gelmesiyle, Bağdat Caddesi’nin geniş kaldırımları bile Blok bileşenlerini almaz olunca yani, meşhur cadde trafiği kesilmiş oldu. Davulları, düdükleri, üzerilerine emek, barış, demokrasi taleplerinin yazılı olduğu rengarenk balonları, pankart ve dövizleri ile Türkçe, Kürtçe atılan sloganlarıyla, oldukça renkli ve coşkulu kitlenin çevik kuvvet eşliğindeki yürüyüşü boyunca, Cadde sakinlerinin “ne oluyoruz” şaşkınlığı, tedirginliği eksilmedi.

Bine yakın kişinin, davullar çalarak, şarkılar söyleyerek, “biz Amed’de de Bağdat Caddesi’nde de varız” diyerek, “hepimiz Hopalıyız, hepimiz eşkıyayız” sloganlarını atarak meşhur caddeyi bir baştan bir başa kat etmeleri karşısındaki hakim duygunun, (‘Defolun buradan’ gibi birkaç sataşma dillendirilse de )şaşkınlık ve endişe olduğunu söylemek mümkün.
Blok bileşenlerinin yanı sıra, Hrant’ın Arkadaşları, Ufuk Uras, Barış İçin Sanat Girişimi, Gayda İstanbul, Masalın Aslı, MKM, İlkay Akaya’nın da aralarında olduğu kitle, işte bu şaşkınlık ve endişeli bakışlar altında programın yürüyüş bölümünü sahilde sonlandırdılar. Sonrası, Sebahat Tuncel’e de yansıyan keyifli konuşmalar. Sonrası mutlulukla söylenen şarkılar. Ellerin daha sıkı tutularak çekildiği halaylar. Ötesi dostluk, dayanışma ve güçlenme. Ötesi Bloğun başarısı, gücü, mucizesi…

Üstelik daha yeni başlıyor! (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net