Gerçek Demokrasi, Hemen Şimdi

Gerçek Demokrasi, Hemen Şimdi

Yüksek işsizlik oranının artmasına ek olarak politikacıların halkın sorunlarını bir kenara bırakarak kişisel çıkarlarına odaklanmaları, İspanya gençliğini harekete geçirdi. 15 Mayıs’ta başlayan gösteri dizisi, bütün yaştan ve sınıftan insanları bir araya getirdi. Anneler protestolara çocuklarıyla beraber katıldılar.

Daniel F. Rivera

Fiziksel engeline rağmen oldukça aktif bir gösterici olan Nerea İspanya’daki durumu şu şekilde ortaya koyuyor: “Şuan devlette politik yozlaşma söz konusu, bankalar halkımızı kötü emellerine alet ediyor ve onları kendi çıkarları için kullanıyorlar. Ev sahibi olmayı başarmak imkansız hale geldi, doğru dürüst iş bulamıyoruz. Ben grafik tasarımcısıyım, reklamcılık okuyorum, benim için önerilen tek meslek ise teleoperator olmak.”. Eyleme katılanlardan Nerea aslında Madrid, Barselona, Sevilla, Valencia gibi büyük  kentlerdeki diğer protestocu gençlerin haykırdığı taleplerin benzerlerine sahip biri olarak görülebilir.  

Halk kendi ülkeleriyle yetinmeyip aynı zamanda Ekvador, Mısır, ABD ve Almanya’daki İspanya konsolosluklarının önünde gösteri yapmaya başladılar. Joan adlı genç Ekvador Quito’daki İspanyol konsolosluk binası önündeki protestoya katılan İspanyol bir gösterici. O ise durumu şu şekilde açıklıyor: “Bu protestolar Rodriguez Zapatero’nun sosyalist hükümetine karşı bir gösteri değildir. Problem, demokrasinin insanların çıkarlarını artık dikkate almamasından kaynaklanmaktadır. Güçlü gruplar, zengin adamlar, bankalar ve holdingler sinsi bir şekilde  yurttaşlarımızla ve politikacılar arasına sızıyor. Ama biz gerçekleri görüyoruz, bu işlerin nasıl döndüğünü ayrıca kendi kendimize varolan bu duruma karşı nasıl örgütleneceğimizi de biliyoruz. Bu, halklarını, kendilerinden daha az akıllı sanan politikacılarımızı protesto etmenin bir diğer yolu.”.

İSPANYA’NIN TAHRİRİ

İspanya’daki meydanları dolduran hareket belki de en hızlı şekilde çoğalan ve ilginç özellikler gösteren bir meydan gösterisi. Şimdilerde bazı protestocuların “devrim” adını verdikleri bu hareket içinde,  gençlerin özlemlerinin ve hedeflerinin tartışıldığı küçük meclisler (in situ) örgütlendi. Madrid Meydanında iş yapmak ve koşuşturmak, çadırlar kurmak hareketin önemli  yönleri oldu.. Kurulan resmi danışmanlık, iletişim, temizlik, yiyecek içecek, kütüphane hatta anne ve babaların çocuklarını bırakabilecekleri çocuk bakım evi atölyeleri hareketin farklı yönleri oldu. Bu komiteler ve atölyeler Tahrir Meydanında da görülmüştü. Sol Meydanındaki bu tarz atölyeler Mısır’dakinden sayıca fazlaydı ve daha da geliştirilmişti. Gençlerin hedefi çok açıktı. Bulundukları alanda karar verilen süre boyunca izinli sayıldıkları bölgede gösterilerine devam edecekler ve sonra dağılacaklardı. Bazı organizatörler bu hareketin daha önce gerçekleştirilenlerden çok daha karışık olduğunu belirtti.

Hareketi yöneten platform, eylemi Ortadoğu’da yer alan Mısır ve Tunus örneklerindeki Arap ayaklanmalarına benzetmek ve hareketi sağlamlaştırmak istedi. Meydandaki en büyük heykelin tepesine bir Mısır bayrağı dikildi. Batı Şeria halkının bağımsızlık mücadelesini destekleyen Polisario Front Derneğinin Filistinlilerle dayanışmak için bastığı afişler her yere asıldı. Madrid meydanlarının en önemlisi olan bu meydanı sesleri duyulana kadar hareketin güçlü kalesi haline getirmek için ellerinde tutmak istediler. Organizasyon komitesi, hareketi daha hızlı ve güçlü kılmak için yoğun çaba harcadı. Aynı zamanda katılımcılara yardım komitesine dönüştü. Eylemci Mario’nun fikrine göre bu komiteler ve çalışma atölyeleri insanlar tarafından örgütlendi, “Burada bir çok konuda yetenekli ve uzman olan yurttaşlar vardı. Biz sadece bir grup serseriden oluşmuyoruz  Burada üniversiteli profesörler, yüksek lisans öğrencileri ve diğer profesyoneller de var. İsteyen istediği atölyeye katılma şansına sahip. Örneğin ben politika atölyesindeyim. Çalışma grubumuzda Fransa’dan bir profesör var, diğeri ABD’den ve diğer ikisi Madrid’den. Gençler bir araya geliyoruz ve akıl yürütüyoruz.  Güzel şeyler oluyor. Fakat en önemli şey atölyelerde alınan kararlar. Bu atölyelerde hedeflerimizi, iddialarımızı ve fikirlerimizi formüle ediyoruz.”.

DEĞİŞİM İÇİN  MANİFESTO

Seçimler sonrasında hareket tamamlandı ve birkaç dilde- özlemlerini ve temel hedeflerini beyan ettikleri bir manifesto yayınladı: “Gençliğin içinde bulunduğu durum normal kabul ediliyor, günlük dertlerimizle hala yüz yüzeyiz ve umutsuzluk hakim ama eğer biz bizim dışımızdaki güçlerle birleşirsek bir şeyleri değiştirebiliriz Bazı şeyleri değiştirmenin vakti geldi, toplumu çok daha iyiyi elde etmek için bir araya getirmenin tam sırası.”

Şu sonuçları ortaya koyuyorlar: “Ahlaki bir devrime ihtiyacımız var. Paranın yerine insan haklarının ve insanoğlunun önde tutulduğu bir sisteme ihtiyacımız var. Bu görevlerimizin merkezinde olmalı. Biz insanız, ürün değiliz, ben satın aldığım herhangi bir mal değilim,  ne için bir mal olayım ve kimden alınayım.”.

Bu manifesto krizi sonlandırmak için herhangi bir somut öneri sunmakta başarılı değil. Öte yandan eylemin Tunus, Mısır, Bahreyn, Suriye ve Yemen’deki gibi bir devrim hareketi sayılması için çok erken. Luis’de protestolara katılan aktif biri “Bizim durumumuz Arap dünyasından çok farklı. Onlar zalim diktatörlerin ele geçirdiği özgürlüklerini almak için mücadele ediyor. Onların mücadelesi bizim örgütlediğimiz kampanyalardan çok daha değerli ve onlar bunun için hayatlarını ortaya koyuyorlar. Onların hedefleri bu yönüyle bizimkilerden çok daha farklı görünüyor.” diyor.

Nerea, Luis, Aurora ve Mario hareketleri kıyaslarken benzer görüşlere sahipler ve kendi seferberliklerinin hedeflerinin Arap dünyasındaki hedeflerle aynı olduğunu düşünmüyorlar. Öte yandan onlar herhangi bir bakanlarını ve başkanlarının istifasını sağlamak için güç kullanmak peşinde de koşmuyorlar.

Mario hedeflerini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor: “Politika modelimizde radikal değişiklikler görmek istiyoruz. Örnek olarak hisse senetleri ve borsalara bağlı kararlar vermekle yetinen politikacılara sahip olmak istemiyoruz. Yargılanma usulleri ve resmi görevlilerin atanması ile ilgili farklı bir sistemin uygulanmasını istiyoruz.”  

ŞÜPHELERE RAĞMEN

Politik analistler ve uzmanlar bu hareketin öncelikle seçimlerin sonuçlarını değiştirecek oranda etkili bir başarı gösterdiğinde hem fikirler, ama başarılarının uzun süreli olup olmayacağı ile ilgili şüpheler var.

Ignacio Molina, Madrid Autonoma Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler ve Politikalar Departmanında profesör öğretim üyesi. Kendisi bu hareketin gelişmesinin engelleneceğini düşünüyor. Buna rağmen politik teorilerle ilgili derslerde bu eylemlerin taleplerinin çok yakında hak ettiği yeri alacağını belirtiyor.  “Başka bir deyişle,  protestolar, Cumhuriyetçi hükümet rejimi,  katılımcı demokrasi ve nispi seçim sistemi gibi krizlere çözüm getirebilecek, işsizlik sorununu çözecek ve genç insanların beklentilerini gerçekleştirebilecek ayrıca anayasal konularda politik değişiklik getirebilecek bir hareket olamasa da böyle bir sistem için etkide bulunacaklardır.”diyor.

Politik Bilim Fakültesi ve Ulusal Uzaktan Eğitim Üniversitesi (UNED) profesörü olan Jaime Pastor gibi diğer uzmanlar, politik ve ekonomik reformların yan yana yürümesi gerektiğini belirtiyorlar ama öte yandan hareketin çok önemli bir pozisyonda olduğunun altını çiziyorlar.

Protestocular sonunda bir dizi temel hedeflerini yayınladılar. Ama seçimlerin ardından ateşi canlı tutmayı becerebilirlerse manifestolarını halka ulaştırmakta kolaylık sağlarlar. Açık olarak görülen şey bu hareketin, uzun süredir bataklığa saplanmış ve uyuşmuş olan İspanyol gençlerinin uyanmasında önemli derecede etkili olduğudur. Bir çok katılımcıya göre seçim sonuçları ne olursa olsun bu hareket devam edecek.

Mario, protestoların meydan dışına taşınmasına dair bir planlarının olduğundan bahsetti. Komiteler kurarak ve şehrin mahallelerinin tümünde meclisler oluşturarak aşağı tabakadan başlayan çalışmayla bunu uygulamaya başladıklarını kaydetti ve ekledi: “Fransa ve Londra’daki insanlar çoktan komitelerin üyeleriyle iletişime geçtiler. Çünkü Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yaşayan herkesi ilgilendiren politika ve düzenlemelerle ilgili bir çok meseleyi tartışıyoruz.” .
Protestocuların nüfusun geniş bir kesiminin desteğine ulaştıkları inkar edilemez. Ama bu yine de İspanyol politikalarında değişiklik yaratabilecek kadar büyük bir etkiye sahip olmaktan çok uzak.  Hareketin dayanıklılığına dair verdiği testler gençliğin geniş bir kısmını harekete geçirmek için kapasitelerini yalanlar nitelikte, fakat bu yetenek gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimleri açısından çok önemli olacak.

Hükümet protestoları küçümseyerek hata yapmasına rağmen, apolitik kalan protestolar arasındaki eğilime ek olarak, bu süreç zaten popülerlik kazanan sağ kanat için bir kazanca dönüştü. İronik olarak, başbakanlık seçimi, ülkenin genelinde protestolar meydanları doldurduğundan öte çok farklı bir durumu da ortaya çıkarabilir. (KAYNAK: EL CEZİRE)


EYLEME DEVAM

Sol Meydan’daki hareket, hükümetin tüm yasaklama girişimlerine ve katılımcıların dağıtılması yönündeki emirlere rağmen şimdiye kadar elde edilebilmiş en başarılı hareket. Protestoların büyümesinin ardından üç gün sonra, Madrid Yerel Seçim Komisyonu seçimden önceki gün bütün politik kampanyaların düzenlenmesini yasaklayan İspanya hukukunu gerekçe göstererek Sol Meydanında eylem yapılmasını yasakladı. Komisyon, gösterilerin insanların düşüncelerini etkileyebileceğini ileri sürüyordu ve bu nedenle devlet güçleri meydanı ele geçirmek ve kontrolleri altına almak için güç kullandılar. Hareketin merkezinde yer alan gençler hızlı bir şekilde engellendi ve gözaltına alındılar. Fakat iş tam tersine döndü komisyonun kararından sonra katılımcıların sayısı önemli ölçüde arttı. Bu noktada hükümet hiçbir şey yapamadı, polis ve devlet güçleri başka bir operasyon yapmaktan çekindiler.


BELİRSİZ GELECEK

Protestocular halkın dikkatini çekmeyi başardılar. Asıl başarısız olan seçimler oldu. Halkın seçimlere yönelik ilgisi oldukça düşüktü. Sol meydanındaki hareketin yasaklara karşı gösterdiği girişimler, afişleri ve sloganları, toplumun geniş bir kesiminin gözlerini kamaştırdı. Gösteriye katılanlar oldukça fazlaydı. İspanya hükümeti yenilgiye uğradı.

Yetkililer, öncelikli olarak gördükleri politikalarının  bir kısmında değişikliğe gitti. İçişleri bakanı ve başkan yardımcısı Alfredo Perez Rubalcaba kriz yönetimi olduğu için yerel seçim kampanyasını iptal etti. Rubalcaba gazeteye “Polis’in prensiplere, şartlara uygun ve orantılı bir şekilde hareket” edeceği açıklamasında bulundu ve ekledi “Problemin nerede olduğunu bulmalıyız, biz ikinci ve üçüncüyü yaratmamalıyız.”.

Diğer yandan İspanya Başbakanı Jose Luis Rodríguez Zapatero Sevilla’daki yerel seçim konuşmasından birkaç gün önce sessizliğini bozarak “Biz, Sol meydandaki mitinglerin demokratik ifadenin doğal bir sonucu olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Ardından problemin ekonomik krizden kaynaklandığı kısmını kabul etti. Yüksek işsizlik oranı, ekonomik konutların eksikliğinden bahsetti. Son olarak ekledi “Bu protesto direkt olarak seçimi etkileme amacıyla varolmadı. Bu seçimin ötesinde bir süreç olarak başladı ve öyle sürüyor.”.

Başkan seçimleri pek fazla etkilemeyeceğini sanmakla yanlış yaptı ve Pazar günkü seçimlerde Zapatero liderliğinde Sosyalist Parti (PSOE) yakın zamanlarındaki en kötü sonucu aldı.  PSOE, 2 milyon civarında oy kaybetti. Sağ kanattaki Halk Partisi eşi görülmemiş bir oranda oy kazandı,  ülkeyi yönetmede anahtar eyaletlerde açık farkla birincilik elde etti. Konuşma fırsatı bulduğum hükümet yetkilileri ve parti üyeleri liderlerinin etrafında toparlanmak için bu yenilgiyi bir fırsat olarak gördüklerini belirtiyorlar.

www.evrensel.net