\

'Oğlum iş çıkışı elleri yağlı öldürüldü'

Hakkari'de polis saldırısı sonrası vurularak öldürülen Veysel İşbilir ve Mehmet Reşit İşbilir'in ailesi, bölgede ölümlerin son bulmaması halinde Kürt sorununun çözülemeyeceğini vurguladı.

Hakkari'nin Yüksekova (Gever) ilçesinde MEYA-DER tarafında düzenlenen basın açıklamasının ardından polisin kitleye müdahalesi ve özel hareket polisleri tarafından katledilen amca-yeğen Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir'in aileleri, bölgede ölümlerin son bulmaması halinde Kürt sorununun çözümünün imkansız olduğunu dile getirdi. Hakkari Valisi'nin polisi aklayan "Silahlı militanlar çatışmada öldürüldü" açıklamasına tepki gösteren Veysel İşbilir'in annesi Gozel İşbilir, oğlunun herkes tarafından tanınan ve hiç kimseye zarar vermeyen biri olduğunu dile getirdi. Anne İşbilir, "Oğlum sabah işe gitmek için evden çıkmıştı. Oğlum iş çıkışında çarşı merkezine gitmiş. Zaten cumartesi günleri erken eve gelirdi. İşten çıkan oğlum yeğeni Reşit ile çarşıya gitmiş. Orada partinin basın açıklamasına katılmışlar ve sonrasında polis onlara saldırmış. Kalabalık kitlenin içine polisin oğlumu ve oğlumun yeğenini kendilerine hedef olarak belirlemişler. Polisler oğlumu katlettiler. Oğlum işten silahsız çıkmış, her tarafı makine yağları, simsiyah yüzleri ve elleri yağ kir içindeydi. Çocuklarımız günahsız bir şekilde katledildi. Reşit de aynı demir doğramada dükkânında çalışıyordu. Onu da aynı şekilde yan yana öldürdüler. Hastanede çocuklarımızın cenazelerini görmek istedik. Orada bile cenazelerimize saygı gösterilmedi. Gaz bombalarıyla hastaneye saldırdılar. Özel harekâtçılar hastanenin kapılarını, camlarını kırdılar. Bunların cenazelerimize bile tahammülleri yok. Ölümler ve gençlerin katledilmesi son bulmadığı sürece bu topraklara barış getiremezsiniz" dedi.

"Oğlum ve yeğeni Kürdistan'ın şehitleridir" diyen anne İşbilir, çocuklarının cenaze töreninde dahi polisin saldırdığını belirterek, "Faşist devlet cenazelerimizi defnetmeyi bile hazmedemiyor. Cenaze törenine panzerlerle gaz bombalarıyla saldırdılar. Artık yeter diyoruz. Bunu da herkes bilsin ki burada binlerce Veysel ve binlerce Reşit öldürseler de, biz bu mücadeleyi bırakmayacağız. Onursuzca yaşamayı Kürtler kabul etmeyecek. Onurlu yaşamak için binlerce Reşit ve binlerce Veysel bu mücadeleyi sürdürecektir" şeklinde konuştu.

Katledilen Veysel İşbilir'in 6 aylık hamile olan eşi Namide İşbilir ise, eşinin sakin ve sevilen biri olduğunu vurguladı. Namide İşbilir, "Evde çok sakin biriydi. İşten eve gelirdi. İşten geldiğinde ben ve çocuklarla ilgilenirdi. Devlet ocağımıza ateş düşürdü, ailemizi dağıttı, yaktı. Canımı benden aldı. İki çocuğum ve daha dünya gelmeyen çocuğumu yetim bıraktı. Allah bu çocukların hakkını onların yanlarına bırakmasın. Benim çektiklerimi Allah onlara da çektirsin. Eşim ölmedi, Kürdistan şehididir. Kürdistan'ın her tarafında sahiplenildi. Biz onunlar gurur ve onur duyuyoruz" diye konuştu.

Katledilen demir doğrama ustası Mehmet Reşit İşbilir'in eşi Aycan İşbilir de, eşinin vurulmadan önce eve geldiğini ve dükkanını kapatmak için tekrar çıktığında üzerinde iş elbiseleriyle katledildiğini söyledi. Eşinin vurulduğunu duyduğunda hastaneye gittiğini söyleyen İşbilir, "Morgdan çıkar çıkmaz yüzleri maskeli özel harekat polisleri kapının ağzında bizim üzerimize gaz bombaları sıktılar. Hastanenin her tarafına gaz dolmuştu. Acı bir günümüzdü. Ama bize insan muamelesi bile çok görüldü. Benim canımı aldınız, benim Reşit'imi benden aldınız. Ama şunu unutmayın ki bir Reşit aldınız, benim 4 Reşit'im daha var. Ben ve 4 Reşit'im, Reşit'imin mücadelesini bırakmayacağız. Oğlum beni teselli etmek için bana 'Ben avukat olacağım ve babamın katillerini bulacağım. Babama bunu yapanlardan hesap soracağız hakkımızı onların yanında bırakmayacağım' diyor" diye ifade etti.

"AKP'li Kürtlere daha ne kadar bu kanların dökülmesinden yana olacaksınız" diye soran İşbilir, "Asıl suçlular AKP hükümeti ve AKP yandaşları olan Kürtlerdir. Bu katliamı yapan devletin hormonlu olarak yetiştirdiği yetim mitler eşimi katletti. Erdoğan'ın bu zulmü dinin ve imanın dışındadır. Allah kabul etmesin diyoruz. Bu yapılanların hesabını mutlaka soracağız" dedi. (Hakkari/DİHA)

www.evrensel.net