09 Aralık 2013 06:00

Hem sanık, hem gizli tanık, hem MİT üyesi

Hatay’da Suriyeli muhaliflerin avukatının kaçırılması olayıyla ilgili, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan Yurt Gazetesi Hatay Muhabiri Hasan Kabakulak’ın aleyhine ifade veren gizli tanığın aynı davada tutuksuz yargılanan M. Ö. B olduğu iddia edildi. M. Ö. B’nin aynı zamanda MİT için çalıştığı da belirtiliyor.

Hem sanık, hem gizli tanık, hem MİT üyesi
Paylaş

Eda YILDIRIM
İstanbul

Hatay’da Suriyeli muhaliflerin avukatının kaçırılması olayıyla ilgili, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan Yurt Gazetesi Hatay Muhabiri Hasan Kabakulak’ın aleyhine ifade veren gizli tanığın aynı davada tutuksuz yargılanan M. Ö. B olduğu iddia edildi. M. Ö. B’nin aynı zamanda MİT için çalıştığı da belirtiliyor. Aynı davanın tutuklu sanıklarından Mürsel Almaz bir önceki duruşmada, hem emniyet hem de JİTEM için çalıştığını söylemişti.

29 Ocak 2013 tarihinde, Mürsel Almaz ve M. Ö. B isimli kişiler, Ebu Hüseyin adlı kişinin talimatıyla Suriyeli muhaliflerin avukatı Musa Ahmad Emhan’ı Suidi Şeyhi Halit adlı kişiden para alınacağını söyleyerek Hatay’da bir restorana götürmüş, restoran çıkışında Emhan, silahlı kişilerce kaçırılmıştı.
Kaçırılma olayıyla ilgili Almaz ve M. Ö. B tutuklandı. Almaz, emniyet ve mahkemede verdiği ifadede Yurt Muhabiri Kabakulak’tan hiç bahsetmedi. Cezaevine gönderilen Almaz, 8 şubat 2013 tarihinde yeni bir ifade vererek, gazeteci Kabakulak’ın kaçırma olayıyla ilişkisi olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine Kabakulak “Devlet topraklarından bir kısmını ayırmaya yönelik yabancı devlet lehine faaliyette bulunmak suçlaması”yla 10 Nisan’da tutuklandı.

6 GÜN SONRA ALACAKLARI İFADEYİ SORMUŞLAR

Dosyadaki skandallar bunlarla bitmiyor. Dosyada yer alan gizli tanık Kaptan, 2 Şubat 2013 tarihinde davada görevli Cumhuriyet Savcısına ifade veriyor. Ne hikmese savcı, 8 Şubat’ta Mürsel Almaz’ın ifadesinde söylediklerini 2 Şubat’ta gizli tanık Kaptan’a soruyor.
Savcı 2 Şubat’ta gizli tanık Kaptan’a 8 Şubat’ta alınan Almaz’ın ifade tutanağını okuyarak bunların doğru olup olmadığını soruyor.
Gizli tanığın ifade tarihine ilişkin bu çelişkinin ardından Cumhuriyet Savcısı tarafından M. Ö. B’nin 22 Şubat tarihinde ifadesinin alınacağı yazısı da gizli tanığın M. Ö. B. olduğu iddiasını kuvvetlendirdi. Cezaevi yönetimi de savcılığa o tarihte M. Ö. B’nin hazır edileceğini söyledi. Ancak M. Ö. B’nin bu tarihte ifadesi alınmadı. Üstelik M. Ö. B değişen delil durumu, gizli tanık Kaptan’ın beyanları da dayanak gösterilerek aynı tarihte savcılık tarafından serbest bırakıldı.

MİT VE JİTEM VARLIĞI NEDEN SORUŞTURULMADI?

Gizli tanık olduğu iddia edilen M. Ö. B’nin Hatay Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü tarafından olayla ilgili tutulan bir tutanakta MİT ajanı olduğu da ifade ediliyor. Polisin tuttuğu tutanakta M. Ö. B’nin avukat Ahmad’ı kaçıranlar arasında olduğu şu şekilde ifade ediliyor: “Olayın içerisinde olan MİT’in elemanı M. Ö. B islimli şahıs Mağdur avukat ile birlikte restoranda yemek yiyen Mursel Almaz isimli şahısların yemek hesabını ödedikten sonra avukatı kaçırmak için yaklaşık 300 metre mesafede bekleyen şahıslara bilgi verdiği... MİT’in elemanı olan M. Ö. B isimli şahıs kaçırma ekibindeki şahısların hepsini tanıdığı, birlikte yemek yedikleri, şahsın ne zaman hangi yoldan ve sınırın hangi bölgesinden geçileceğini bildiği ve eylem ekibine öncülük yaptığı...” Aynı tutanakta polisin olay gecesi avukat Ahmad’ı kaçıran aracın geçiş güzergahına gittiğini ancak MİT üyesi bazı kişilerin de buraya gelerek polisleri farklı bir noktaya sevk ederek polisi yanılttığını söylüyor. İlginç olan ise iddianamede bu tutanaktan hiçbir şekilde bahsedilmemesi ve savcının dosyayı etkileyecek bu tutanakla ilgili herhangi bir işlem yapmaması.

JİTEM VE EMNİYET BAĞLANTISI DA VAR

Sanık Mürsel Almaz ise daha önceki duruşmada JİTEM ve emniyete çalıştığını, bu çerçevede pek çok operasyona katıldığını söylemişti.
Olayda MİT ve JİTEM bağlantılarının yanı sıra emniyet bağlantısının olduğu da iddialar arasında. Avukat Ahmad’ın kaçırıldığı gece, polisle çıkan çatışmada yaralı yakalanan araç şoförü Kasım Güçlü ile Eren Gökçe adlı kişiler polise yardım etmek için olay yerinde olduklarını söyledi. Savcılık iki kişi hakkında takipsizlik kararı verdi.

TOPALCA’YI KİM KORUYOR

M. Ö. B’nin, el Kaide’ye bağlı el Nusra örgütü ile yakın ilişkisi bulunduğu ve örgüt içinde bir tabur yönettiği iddia edilen Suriye uyruklu Heysem Topalca’yla birlikte hareket ettiği öne sürülüyor. Reyhanlı saldırısında da adı geçen Topalca’nın sık sık silah sevkiyatı için Türkiye’ye geldiği ve sevkiyatı organize ettiği de ileri sürülüyor. Yine son olarak Adana’da el Kaide’ye götürülürken ele geçirilen silah ve mühimmatların taşındığı tırın şoförü, sevkiyat emrini Topalca’nın verdiğini söylemişti. Ancak  Emniyet Müdürlüğü Topalca’nın önce gözaltına alındığını sonra da arandığını belirten iki farklı açıklama yapmıştı.

DAVAYA BUGÜN DEVAM EDİLİYOR

Gazeteci Kabakulak, hakkında gizli tanık Almaz ve M. Ö. B’nin çelişkili ifadeleri dışında hiçbir delil bulunmamasına karşın aylardır tutuklu bulunuyor. Üstelik kaçırılan avukat Ahmad’ın, olaya ilişkin verdiği ifadede Almaz ve M.Ö.B’nin adı geçerken Kabakulak’tan söz edilmiyor. TMK’de görevli Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4 Aralık’ta başlayan ilk duruşmasının ikinci oturumu bugün görülüyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Antalya’nın şoför Nebahat’ı

SONRAKİ HABER

Mersin'de AKP'li meclis üyelerine göre prezervatif dağıtmak örf ve adetlere aykırı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa