Yolsuzluk bahane, amaç özelleştirme

Yolsuzluk bahane, amaç özelleştirme

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müzelerin gişelerinde yaşandığı iddia edilen yolsuzluk iddiaları gişelerin özelleştirilmesi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı özelleştirmelere gerekçe olarak Ayasofya ve Topkapı Sarayı’nda çalışan gişe memurlarının yolsuzluk yaptıkla

Derya Kaya

Radikal Gazetesinde 29 Mayıs günü yer alan haberde, Topkapı Sarayı’nın gişe memurlarının pantolonlarının içlerine yerleştirdikleri müze kartlarıyla turistleri bilet barkodlarını okutmadan içeri aldıkları ve topladıkları biletleri de tekrar gişeye götürüp sattıkları iddia edilmişti.

Bakanlığın bir diğer yolsuzluk iddiası da Ayasofya Müzesi’ndeki gişe görevlileri ve turnike memurlarının kağıt olarak gelen biletleri öğrenci, ücretsiz veya tam olarak barkodladıktan sonra, barkodun yazdığı yeri selobantla kapatıp tam biletlere öğrenci yada ücretsiz kodu yazdıkları yönündeydi. Bu şekilde ziyaretçinin elinde tam bilet yazmasına rağmen kayıtlara öğrenci olarak geçtiği ve aradaki farkın şebekenin eline geçtiği iddia ediliyor.

Başka bir iddia da, turist kafilelerini getiren bazı turizm şirketleri ile anlaşılarak müze kartlarla geçiş yapıldığı yönünde.
Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da gişelerin Kasım ayında özel sektöre devrinden sonra gelirlerin yüzde 40 arttığını ifade ederek, bir anlamda yapılan yolsuzluğa çözüm olarak özelleştirmeleri gösterdi.

‘AMAÇ ÖZELLEŞTİRMEYİ MEŞRULAŞTIRMAK’

Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya yaşanan yolsuzluk iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, Ayasofya ve Topkapı müzelerinin gişelerinin özelleştirilmesini, yapılan yolsuzlukla baş edememe olarak gerekçelendiren Bakanlığın gişelerin gerekli denetim ve takibini neden yapmadığını sordu. Demirkaya, Bakanlığın çözümü özelleştirmede bulmasının “Biz denetim için gerekli altyapıyı hazırlayamadık, buyurun özel sektör olarak siz başarın, yolsuzlukla siz mücadele edin” demek anlamına geldiğini söyledi.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın “Gişelerin özel sektöre devrinden sonra gelirler yüzde 40 arttı ve bu fark daha önce birilerinin cebine gitti” ifadesini de değerlendiren Demirkaya, “Özelleştirmelerden sonra gelirlerin yüzde 11’ini alacak olan özel sektöre kamusal üretim, mülkiyet ve hizmetler peşkeş çekilmemiş midir?” diye sordu.

‘AÇIKLAMALAR ONUR KIRICI’

Demirkaya, gişe memurları hakkındaki “yurt dışında seks partilerine gittiler, Kıbrıs’ta kumar oynadılar” şeklindeki iddiaların da insan onurunu hedef alan rahatsız edici nitelikte olduğu ifade etti. Demirkaya, Bakanlığın iddia ettiği yolsuzluğun önüne geçmeyerek müze gişelerini özelleştirmesini “evine birkaç defa hırsız giren ev sahibinin gerekli koruma tedbirlerini almadan evini değerinin altında satmasına” benzetti. Demirkaya ayrıca, müze gişelerinde bahsi geçen yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak Bakanlıkça herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığının, kişiler hakkında yargıya intikal etmiş suç duyurusunun bulunup bulunmadığının da muallakta olduğunu söyledi.

‘ÇÖZÜM ÖZELLEŞTİRME DEĞİL’

Bütün yaşananların özünde AKP hükümetinin özelleştirme gerekçesini meşrulaştırma çabası yattığını ifade eden Demirkaya, “Bakanlığın iddialarının doğru olduğunu düşünsek bile özelleştirme yolsuzlukla mücadele yöntemlerinden birisi değildir” dedi. Demirkaya, çözümün “toplumun tarihsel süreç içerisinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi değerlerin satılması değil, korunması ve yaşatılması için gerekli tedbirlerin alınması” olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan sorumluluklarını yerine getirmesini isteyen Demirkaya, konunun takipçisi olacaklarını ifade etti. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net