Barzani yüzünü Kürtlere dönsün

Barzani yüzünü Kürtlere dönsün

Yaşanan süreç Türkiye tarafındaki çözüm sürecini çeşitli boyutlarıyla etkilerken petrol anlaşmalarının akıbeti önümüzdeki günlerde netleşecek. Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı bileşenleri Barzani-Erdoğan buluşmasını, çözüm sürecini, petrol restleşmelerini ve ulusal birlik tartışmalarını gazetemize değerlendirdi.

Cumhur Daş
Faruk Ayyıldız
Diyarbakır

Geçtiğimiz haftaların en önemli tartışma başlıklarından biri Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da bir araya gelmesiydi. Siyasi ve ekonomik iş birliği konularının ele alındığı görüşmenin bölgede yankısı devam ederken Federe Kürdistan Bölgesi Başbakanı Neçirvan Barzani’nin Ankara temasları tartışmaların boyutunu genişletti. Neçirvan Barzani’nin ziyareti sırasında imzalandığı belirtilen petrol ve doğalgaz anlaşmaları Irak merkezi hükümetinin tepkisine neden oldu. Merkezi Hükümet Başbakanı Maliki anlaşmayı yok hükmünde sayarken Mesut Barzani, “Baskılar devam ederse Kürdistan’ı ilan ederim” mesajı verdi. Gelişmelerin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Irak merkezi hükümetiyle görüşmek ve bu yıl Hewler’de üçüncüsü düzenlenen ve dört gün sürecek olan Kürdistan Doğalgaz ve Petrol Konferansı’na katılmak için bölgeye gitti.

Yaşanan süreç Türkiye tarafındaki çözüm sürecini çeşitli boyutlarıyla etkilerken petrol anlaşmalarının akıbeti önümüzdeki günlerde netleşecek. Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı bileşenleri Barzani-Erdoğan buluşmasını, çözüm sürecini, petrol restleşmelerini ve ulusal birlik tartışmalarını gazetemize değerlendirdi.

‘DİYARBAKIR BULUŞMASI AKP’YE CAN SİMİDİ OLDU’

Barzani ve Erdoğan’ın Diyarbakır buluşmasının AKP’ye can simidi olduğunu söyleyen Emek Partisi (EMEP) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aslanoğlu, “Bu buluşma çözüm sürecinin tıkandığı, Kürt halkının AKP’ye olan güveninin azaldığı bir dönemde gerçekleşti. Erdoğan, Barzani ile yeni bir hamle yapmak istedi” dedi. Mesud Barzani’nin 2007’den bu yana Türkiye ile ilişkilerini ileri bir aşamaya getirdiğini ifade eden Aslanoğlu, “Barzani, Türkiye’yi dünyaya açılacak bir kapı olarak görüp, politikalarını bunun üzerinden yürüttü. Türkiye ile ekonomik, diplomatik ilişkilerinin olması anlaşılırdır” dedi. Barzani siyasetinin Kürdistan bölgesindeki diğer siyasi hareketler tarafından eleştirildiğini de hatırlatan Aslanoğlu, “Sadece Türkiye’ye mahkum olan, Ortadoğu’daki Sünni–Şii kamplaşmasında Sünni bloga angaje olan tutum eleştiri konusu. Amed’de de bir Kürt liderin, AKP’nin politikalarına bu kadar angaje olması hayal kırıklığı yarattı” dedi.

‘SINIFSAL ÇIKARININ GEREĞİNİ YAPIYOR’

“Güney Kürdistan başkanı olarak Sayın Barzani ticaret burjuvazisinin, egemen güçlerin temsilcisi olarak, AKP’yle kader ortaklığına yönelmiş durumdadır. Sınıfsal çıkarları bunu gerektirdiği için bu adımları atıyor” diyen Aslanoğlu, “Yapılan petrol anlaşmalarını da bu kader ortaklığının en önemli unsuru olarak değerlendirmek gerekiyor” şeklinde konuştu. Çözüm sürecinde AKP’nin kendi çözümünü dayattığını söyleyen Aslanoğlu’nun değerlendirmeleri şöyle; “Başbakanın burada ‘Irak Kürdistan bölgesi’ demesi çok konuşuldu. Bunun elbette bir anlamı var. Ama bunu AKP’nin meseleyi çözeceğine dair umut olarak algılamaktan öte dört parçadaki Kürtlerin verdiği mücadelenin bir kazanımı olarak görmek gerekiyor. Barzani ile yapılan mitinge bakınca AKP’ye dair umut beslemekten öte müzakere sürecinin aslında mücadele süreci olduğunun altını tekrar çizmek gerekiyor. Kürt halkı ne kadar örgütlü mücadele yürütürse, Türkiye’deki demokrasi güçleriyle birleşerek demokrasi talebini ne kadar yükseltirse AKP’yi masada talepleri kabul etmeye o kadar zorlar.”

‘BARZANİ’DEN BEKLENTİMİZ PETROL ANLAŞMASI DEĞİL’

“Kürtlerin Barzani’den beklentisi petrol anlaşmaları değil, Kürt ulusal ittifakına katkı sunmasıdır. Barzani, her şeyden önce bu rolünü oynamalıdır” diyen Barış ve Demokrasi Partisi Diyarbakır İl Eş Başkanı Mehmet Emin Yılmaz ise Kürtlerin ulusal geleceğini belirleyecek olan Hewler Konferansı bir an önce toplanması gerektiğini söylüyor. Erdoğan-Barzani buluşmasını eleştiren Yılmaz, “AKP, Amed’de ve Kürdistan’da seçim startı verdi. Erdoğan, 2002’den bu yana farklı Kürt örgütleri üzerinden Kürdistan’da zemin bulma çabasından bir sonuç alamadı. Bu gelişiyle birlikte sayın Barzani’yi de Amed’e taşıması ‘Acaba Barzani üzerinden böyle bir toplumsal zemin bulabilir miyim’ düşüncesiydi” şeklinde konuştu. Barzani’nin gelişinin AKP’nin ortaya koyduğu politikalara destek amaçlı olduğunu söyleyen Yılmaz, Federal Kürdistan Hükümeti ile AKP Hükümeti görüşmesinin ilk ve son olmayacağını da dile getirdi. Bu görüşmenin Amed’de yapılıyor olmasına ilişkin itirazları olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bu bir diplomatik görüşmeyse niye Ankara değil de Amed’de yapıldı” diye sordu. Çözüm sürecinde Kürtler üzerindeki baskıların devam ettiğini de söyleyen Yılmaz, “Başbakan Amed’de cetvelle sınırlar çizildiğini söylüyor, ama kendisi Nusaybin’de duvar örüyor. Kürdistan coğrafyası böyle parçalanmışken Kürt ulusal önderlerinin de gerçekten Kürtleri birleştirecek öncülük misyonunu oynaması lazım. Sayın Barzani, Rojava’da bir devrimin gerçekleşmediğinden bahsediyor. Bu pratikler Kürtleri bölmeye, parçalamaya çalışan zihniyetlere hizmet ediyor” dedi. Barzani’nin Diyarbakır’daki konuşmasında çözümden bahsettiğini ancak Öcalan’dan söz etmediğini hatırlatan Yılmaz, “Çözümün tarafları vardır. Kürtler kendi üzerlerine düşeni yaptı. Sayın Öcalan’ın rolü ortadadır. Bunları değerlendirince biz ortada Kürtler için tarihi bir buluşma görmüyoruz” dedi.

‘IRAK’TA GÖNÜLLÜ BİRLİK YOK’

Erdoğan ve Barzani buluşmasını “Tarihi bir görüşme yapıldı” sözleriyle değerlendiren Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD) Başkanı İmam Taşçıer, Erdoğan’ın ‘Kürdistan’ demesinin de önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi. Görüşmenin çözüm sürecine de katkı sunacağı görüşünde olan Taşçıer oldukça umutlu. Öyle ki; “Bu buluşma inkarın resmi olarak kalktığının göstergesidir” diyor. Demokratikleşme paketine atıf yaparak, “Kürtler kendi ana dillerini parayla öğrenmeyi hak etmiyor” diyen Taşçıer, daha fazla adım atılması gerektiğini belirtiyor. Federal Kürdistan Hükümeti ve Türkiye arasında gerçekleşen petrol anlaşmasına ilişkin, “Komşu ülkeler arasında ticari ilişkiler olması doğal” diyen Taşçıer, “Güney Kürdistan bir devlet modelidir. Bir devletin de diğer devletlerle ticari ilişkisi olması gerek. Güney Kürdistan’ın elinde bulunan petrol ve doğalgaz kaynaklarını Türkiye üzerinden dünyaya açması doğaldır. Bu ilişki hem Kürt hem de Türk tarafının yararınadır” şeklinde konuştu. Maliki’nin Kürtler üzerinde tahakküm kurmak istediğini söyleyen Taşçıer, “Irak’ın kendi iç karışıklığı olmasaydı Kürt tarafına çoktan savaş açabilirlerdi. Orada zaten gönüllü bir birliktelik yok. Kürtlerin güçlenmesini istemiyorlar. Türkiye ile Güney Kürdistan arasında karşılıklı çıkara bağlı olarak gelişen bir diyalog var. Ancak ABD’de bu diyalogdan rahatsız. Türkiye’nin ve Güney Kürdistan’ın kendi çizdiği çerçeve dışına çıkmasını istemiyor” dedi.

ZİYARETİN ZAMANLAMASI KAYGILANDIRDI

Mesud Barzani’nin Diyarbakır ziyaretinin zamanlaması ve davet eden kişiler bakımından sorunlu olduğunu söyleyen Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Genel Başkan Yardımcısı Aziz Mahmut Ak ise “Sayın Barzani’nin kendi ülkesindeki bir kente gelmesi normaldir. Ancak bu ziyaretin AKP cephesinde siyaset malzemesi olarak kullanılabileceği endişesi vardı. Ulusal kongrenin bilinmez bir tarihe ertelendiği, Hükümetin açıkladığı paketin çözüm sürecine denk düşen bir adım olmadığı ve Rojava’da gerilim yaşandığı bir süreçte bu ziyaretin gerçekleşmesi kaygıları artırdı. Ancak ziyarete belediyenin eklenmesi ortamı biraz yumuşattı” şeklinde konuştu. Ak Kürtlerin en öncelikli meselesinin ise ulusal birlik olduğunu söyledi.
Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Irak Merkezi Hükümeti arasında devam eden gerilimeye de değinen Aziz Mahmut Ak, “Türkiye ile yapılan petrol anlaşması Irak hükümetini tedirgin ediyor. Kürdistan bölgesinin bağımsız hareket etmesi ve bağımsızlığa doğru adımlar atması Irak Merkezi Hükümetinin tepkisini çekiyor. Kürt halkının bağımsızlık rüyasını herkes biliyor. Bunu Sayın Mesud Barzani de defalarca söyledi. Dolayısıyla devletler arası anlaşmalar Irak hükümetini rahatsız ediyor” şeklinde konuştu.

KÜRT HALKI ARTIK SİYASİ STATÜYE KAVUŞMALIDIR

Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP) Diyarbakır İl Başkanı Cuvan Roj Ceyhan da Barzani ve Erdoğan buluşmasının önemli bir mesaj içerdiği görüşünde. Başbakan tarafından ‘Kürdistan’ın telaffuz edilmesinin bir milat olduğunu söyleyen Ceyhan, “Bu Kürtlerin tanınması anlamında bölgede bazı tabuların kırıldığının göstergesidir” dedi. Kürt sorunun çözümünde atılacak adımların ise çok uzatılmadan atılması gerektiğini söyleyen Ceyhan, “Kürtlerin siyasi statüye kavuşması gerekiyor. Bunun için zemin hazırlanmalıdır” dedi. Kendilerinin çözüm önerisinin federal sistem olduğunu dile getiren Ceyhan, Anayasa konusunda da “Herkesi kapsayan bir anayasa için partiler daha hassas davranmalı” dedi. Ceyhan, petrol tartışmalarına ilişkin ise bir açıklama yapmaktan kaçınarak, “Önümüzdeki süreçte daha net açıklama yapabiliriz” şeklinde konuştu.

www.evrensel.net