Engelliler için Berlin modeli

Engelliler için Berlin modeli

Her birey sağlıklı ve yaşanabilir bir kentsel çevrede, kent kaynaklarından eşit bir biçimde yararlanma hakkına sahiptir. Ne yazık ki yaşadığımız kentler, bireylerin yaşam düzeylerini yükselten mekanlar yaratmaktan uzak.

Her birey sağlıklı ve yaşanabilir bir kentsel çevrede, kent kaynaklarından eşit bir biçimde yararlanma hakkına sahiptir. Ne yazık ki yaşadığımız kentler, bireylerin yaşam düzeylerini yükselten mekanlar yaratmaktan uzak. Kâr endeksli şehirleşmeden en fazla etkilenen kesim ise engelli bireyler. Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Engelliler Günü olarak kabul edilen 3 Aralık günü, toplumun engelliler konusunda dikkatini çekebilmek ve daha duyarlı olmalarını sağlamak için anlamlı bir gün.

8.5 milyon kişinin engelli olduğu Türkiye’de ise (Erkeklerde bu oran 11.10, kadınlarda yüzde 13.45) bu günü, geçmiş yıllarda olduğu gibi hükümet cenahı ‘engellilere sahip çıktık’ övgüleriyle geçirecek; ‘Biz şu kadar kanun yaptık, şu kadar engelliyi istihdam ettik, şu kadar engelliye sağlık hizmeti verdik’ vb. Bütün bu övgüleri hâlâ engelli yolu yokken, hâlâ toplu taşıma araçları engelliler için eziyetken, hâlâ dört duvar arasına hapsedilmişken yapacaklar. Ama umut vaat eden gelişmeler de oluyor.  

Herkese için erişim kolaylığı sağlamak çoğu Avrupa şehrinde artık yasal bir zorunluluk. Fakat bunu uygulamaya geçirmek önemli olan.  Euronews’ın haberine göre, Berlin bu tür uygulamalara 1990’larda başladı ve örnek çalışmaları, özel bir Avrupa ödülüyle de taçlandırıldı. Başkent’teki otobüslerin tümünde engelliler için özel yerler ve geniş kapılar var. 2020’ye kadar aynı sistemin tramvay ve metrolara da uyarlanması planlanıyor.

Turizm açısından önemli bir merkez olan Reichstag, engelliler için yapılan çalışmalarda örnek bir yer. Buradaki ünlü cam kubbede tepeye çıkan iki rampa bulunuyor.  
Kentleri her bir vatandaş için daha yaşanabilir hale getirmenin yolları aranıyor. Örneğin körler için dokunmalı ve çoklu duyumsal maketleri artık birçok müzede görmek mümkün. Çünkü bilgiye ulaşım, dolayısıyla kültüre erişim, en az mekânlara ulaşım kadar önem taşıyor. “Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler’in engelliler için haklar anlaşmasını imzalamak noktasında önemli bir adım attı. Bu anlaşma özellikle kamu binaları gibi yerlerde engelliler için minimum altyapının sağlanmasını zorunlu kılıyor.”

Avrupa’nın en büyük tren garı olan Berlin İstasyonu bu kriterlerin çoğunu karşılıyor. 7 yıl önce tamamen yenilenen istasyonda görme engelliler için şu an 30 adet konuşan asansör ve kabartma yön çizgileri bulunuyor.

Avrupa şehirleri engelliler için erişim kolaylığı konusunda önemli adımlar atıyor. Ama fiziksel ve mental tüm bariyerleri ortadan kaldırmak ve her vatandaşa tam bir seyahat özgürlüğü sağlamak elbette daha çok zaman alacak. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net