02 Aralık 2013 11:27

Yıldız: Irak hükümetine her gün dekont verilecek

petrol boru hatlarında merkezi Irak hükümetinin görevlendireceği bir gözlemci ile bu ölçüm noktalarında bulunmalarını istediklerini söyledi. Yıldız, Kürt yönetiminin de bunu doğru bulduğunu anlatırken, "Elde edilen paranın bir kamu bankasında hesabının oluşturulması ve bundan sonra bunun dağıtılıyor olması ve o bankanın dekontunun da her gün itibariyle merkezi Irak Hükümeti'ne veriliyor olması doğru olacaktır. Şeffaflığın gücünü kullanmamız lazım" dedi.Merkezi Irak hükümeti ile yaşanan sıkıntının aşılması için dün Bağdat'a giden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın hareketinden önce Kuzey Irak'ta Kürtçe yayın yapan Rudaw TV'nin sorularını yanıtladı.

Yıldız: Irak hükümetine her gün dekont verilecek
Paylaş

Ferit Aslan

Irak'ın başkenti Bağdat'a giden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, hareketinden önce Federal Kürdistan Bölgesi'nde Kürtçe yayın yapan Rudaw TV'nin sorularını yanıtladı.

Yıldız, Kürt yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani'nin Türkiye ziyaretinin son derece verimli, olumlu ve yapıcı bir hava içerisinde geçtiğini söyledi. Şu ana kadar özellikle Irak merkezi hükümeti ile yaptıkları anlaşmaların, Federal Kürdistan bölgesi ile yaptıkları sözleşmelerin, kamu şirketleri ve özel şirketlerle özel hukuk hükümlerine tabi olmaları kaydıyla bunların her birisinin Irak'ın normalleşmesi ile ilgili sürecin bir parçası olduğuna inandıklarını söyledi.

Yıldız, şöyle konuştu:

"Bu devam eden bir süreç. Nihayetlenmiş değil. Bir kısım görüşmelerimiz daha devam edecek. Ama, bunun en temel hareket noktası Irak'ın hangi bölgesinde olursa olsun, Kuzey Irak'ta, güneyinde de üretilen bir petrolün veya üretilen bir doğalgazın iletilmesi veya dünya pazarlarına sunulması konusudur. Burada dost ve kardeş ülke Türkiye ile Irak'ın tamamının yapacağı merkezi Irak hükümeti ile olan anlaşmaların, Kuzey Irak ile olan sözleşmelerin her birisinin artı değer olarak getireceğine inanıyoruz. Tabii ki, buna 'çok iyi' diyenler de, 'hiç iyi değil' diyenler de olabilir. Türkiye'nin yanı başındaki bu tür kaynaklara kayıtsız kalması ne de Irak'ın siyasi istikrarı sürdürülebilir olan ve artık genel geçer bir hale gelmiş Türkiye'nin siyasi istikrarından faydalanmayacak olması  düşünülmez. Türkiye, dünya pazarlarına açılan en güvenli kapılardan biridir. Türkiye'nin Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattı ile beraber 1.5 milyon varillik günlük kapasitenin dolmasını bekliyoruz. Bu 15 yıllık bir anlaşmadır biliyorsunuz ve merkezi Irak ile yaptığımız bu anlaşmadan Irak'ın hangi bölgesinden çıkarsa çıksın petrollerin buraya dahil edilmesi esastır, söz konusudur. Önemli olan şeffaf bir şekilde bunların yapılmasıdır.Ben doğru anlattığımız kadar ABD'nin doğru anlayacağına inanıyorum. Veya herhangi bir ülkenin bu konuyu doğru algılayacağına inanıyorum.Bizlerin gayretleri, çalışmaları iki ülkenin de bu manada çıkarları önümüzdeki süreçte çok daha iyi anlaşılacaktır."

Bakan Yıldız, Kürt yönetimi ile yaptıkları sözleşmelere Bağdat yönetiminin tepkisi ile ilgili bir soru üzerine ise, merkezi Irak Hükümeti'ni anladıklarını, sevk edilecek petrol ve bunların kayıtlarının tutulması ile ilgili isteklerinin haksız olmadığını vurgularken, şöyle dedi:

"Irak halkının tamamına ait bir gelirden bahsediyoruz. Iraklı kardeşlerimiz anayasalarında da belirtildiği bir şekilde kendi aralarındaki bir konuyu paylaşıma karar vermişler. Türkiye'nin bunu olduğu gibi kabul edip bunun üzerinde bina etmesi, kurgulaması gerekiyor. Biz de zaten öyle yapıyoruz. Yani yüzde 83 Irak merkezi hükümetine, yüzde 17 Irak'ın Kuzey bölgesinin bu işlemden pay alacak olması Irak'lı kardeşlerimizin kendi içerisindeki kararıdır. O yüzden bu tarzda bir paylaşımın merkezi Irak hükümeti tarafından isteniyor olması da yine anayasanın gereğidir. Biz, bütün bunlara şeffaf bir şekilde riayet edeceğimizi söylüyoruz. Eğer Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattından tamamlanmayan bir kapasite varsa, boş bir kapasite varsa bunun dediğim gibi farklı bölgelerden gelen petrol ile doldurulması ve bununda ölçülmesi esastır biz de inşallah bunu yapacağız."

Petrol anlaşması ve sözleşmelerine imza atılıp atılmamasından çok sürecin devam etmesinin önemli olduğunu vurgulayan Yıldız, petrolden elde edilen gelirlerin Türkiye'de bir kamu bankasında toplanmasıyla ilgili ise, "Merkezi Irak hükümetinden kendilerinin görevlendireceği bir gözlemci ile bu ölçüm noktalarında bulunmasını istiyoruz. Bunu Kuzey Irak'tan yetkililer de doğru buluyor. Buradan geçen petrolün ne kadar geçti. 100 varil, bunu ölçümledik ve teyitleştik. Bunun kaç para ettiği 1000 dolar. 1000 doların bir kamu bankasında hesabının oluşturulması ve bundan sonra bunun dağıtılıyor olması ve o bankanın dekontunun da her gün itibariyle merkezi Irak hükümetine veriliyor olması doğru olacaktır. Dediğim gibi şeffaflığın gücünü kullanmamız lazım. Son derece şeffaf olmamız lazım bu konuda iyi bir nokta yakalamamız lazım" dedi.

Bakan Yıldız, Türkiye'nin bölgesel Kürt yönetimi ile yaptığı petrol sözleşmelerine ABD'nin nasıl bakacağı ile ilgili bir soru üzerine ise, Washington yönetiminin de Irak'ın normalleşmesini isteyeceğini, Irak'ın gelirlerini artırdığı kadar normalleşebileceğini ifade ederken şöyle konuştu:

"Şimdi toplam 2.7 milyon varil civarındaki üretimin 5 milyon varile, 6 milyon varile hatta 7 milyon varile çıkması demek Irak'ın tamamının normalleşmesi anlamına gelir. O yüzden ben Washington'un da bu konuda olumlu bir tutum içerisinde olacağı kanaatindeyim. Zaman zaman farklı bilgiler, beyanatlar etrafta dolaşabiliyor ama işin kendisine ve aslına bakmamız lazım. Eğer Irak'ta petrol ve doğal gaz üretilecekse bunun iletilmesi ve dağıtılması lazım. Dünya pazarlarına sunulmuyor olması lazımdır. Türkiye siyasi istikrarı ile beraber yakaladığı bu noktayı bir avantaj haline getirmek istiyor. Yalnızca kendi ülkesi için değil, bölge içinde. Gelirler artıkça bizim buna üzülmemiz değil, sevinmemiz lazımdır. Irak'ın gelirleri artıkça Irak daha da hızlı normalleşecektir. Basra'nın dünya pazarlarına çıkış kapısı son derece sınırlı. Bundan sonra kapasite artığında bu miktarı iletiyor olmak lazım. Merkezi Irak hükümeti ile yapacağımız kuzeyden güneye boru hattı ile de yine aynı şekilde bu süreci rahatlatacak bir projedir." (DHA)


BARZANİ: PETROL ANLAŞMASI KİMSE İÇİN TEHLİKE ARZ ETMİYOR

Federal Kürdistan Bölgesi'nde bulunan Hewler kentinde, 3. Kürdistan-Irak Petrol ve Gaz Konferansı düzenleniyor. Konferansa Kürdistan Federal Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani, Irak merkezi hükümet adına ise Irak Başbakan Yardımcısı Roj Nuri Shawes, IKYB Doğal Kaynaklar Bakanı Aşti Havrami ile Türkiye'den ise Enerji Bakanı Taner Yıldız ile çok sayıda davetli katıldı.

Barzani, Türkiye ile gelişen ilişkilerinin devam etmesini istediklerini ifade ederek, yeni bir Irak'ın kurulması için de ısrarcı olacaklarını söyledi. Barzani, son iki yıldır petrol ile ilgili olarak komşu ülkelerle görüşmeler yaptıklarına vurgu yaparak, "Bu alanda Türkiye ve İran ile görüşmeler yapıyorduk. Özellikle Türkiye ile yaptığımız görüşmeler çok ciddi ve titiz yürütülmüştür. Biz bu görüşmelerin iyi sonuçlanacağına inanıyorduk. Sadece petrol ve enerji çerçevesinde değil. Belki de siyasi, ekonomi gibi birçok alanda Türkiye ile var olan ilişkilerimizi güçlendirmek için yapılan çalışmaların devam etmesini temenni ediyoruz" dedi. Barzani, Türkiye ile yapılan petrol anlaşmasının hiçbir taraf için tehlike arz etmediğini belirterek, bundan endişe duyulmaması gerektiğini aktardı.  (Hewler/DİHA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

12 yılda bin 35 asker intiharı

SONRAKİ HABER

Ankara'da AKP döneminde belediye kasasından Osmanlıspor’a 2 milyon verilmiş

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa