Savcı uyudu, mahkeme çekildi

Savcı uyudu, mahkeme çekildi

Ankara’daki Gezi direnişi eylemlerinde polis kurşunu ile vurularak yaşamını yitiren Ethem Sarısülük'ün davasının 3'üncü duruşması bugün Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.

Hasan AKBAŞ
Ankara

Gezi direnişi sırasında Kızılay’da başından vurduğu Ethem Sarısülük’ün ölümüne neden olan polis A.Ş, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya savcının uyku rezaleti damga vurdu. Ayrıca, mahkeme heyeti, “mahkemenin tarafsızlığı ve adil yargılama hakkı konusunda şüpheler ortaya çıktığı” gerekçesiyle davadan çekildiğini açıkladı. Dava dosyası bir üst mahkemeye gönderildi.

İstanbul ve Ankara’dan gelen 100’ün üzerinden avukat Sarısülük ailesini savunmak için salonda yerini aldı. Sanık A.Ş.’nin avukatları da duruşmaya Ankara’dan katıldı. Duruşmayı HDP Eş Başkanı Ertuğrul Kürkçü, CHP milletvekilleri Hüseyin Aygün, Mahmut Tanal ve İlhan Cihaner, polisler tarafından öldürülen muhabirimiz Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, Sivas’ta yakınlarını kaybedenler adına Zeynep Karababa ile çok sayıda kurum temsilcisi takip etti.

BU NASIL KİMLİK TESPİTİ?

Urfa’da sadece hakimlerin bulunduğu duruşma salonundan telekonferans yöntemiyle Ankara’daki mahkemeye ifade veren polis A.Ş’nin, yine yüzünü gizleyecek şekilde gözlük ile takma kaş ve bıyık kullanması dikkat çekti. Duruşmada sanığın takma bıyığı, peruğunun çıkarılması talep edildi. Mahkeme heyeti, sanığın peruğunun olup olmadığının kontrol edilmesi taleplerini reddetti.

Ayrıca salonda yer olmadığı için Sarısülük ailesi sanık sandalyesinde oturmak zorunda kaldı.

BAĞLANTI ANİDEN KESİLDİ

Daha sonra savcılıkça hazırlanan iddianame okundu. İddianamenin okunmasının ardından, sanığın ifadesi alındı. A.Ş’nin çevresinde bir takım kişilerin olduğunu da fark eden avukatlar, “Orada kimler var? Ne oluyor ne bitiyor belli değil” diyerek duruma tepki gösterdi. Tam bu sırada telekonferans bağlantısı kesildi.

Bağlantının sağlanmasının ardından sanık A.Ş, “Beni öldüreceklerini düşündüm” dedi. Birine tekme attığı görüntülere ilişkin “Ona tekme atmasaydım yanıma gelip beni linç edecekti” diye savunma veren A.Ş., “Kaçmak için kendime fırsat yaratmak için namluya mermi sürdüm. Daha sonra namluyu omuz hizasından yukarı tuttum. Amacım uyarı atışı yapmaktı” diye konuştu. Kimseyi hedef almadığını söyleyen sanık polis, savunmasına ek olarak “Maktulün ölümünde benim hiçbir kusur ve hatam yoktur. Maktulün ölümüne sebebiyet verenler bana taş atanlardır” diye suçlamada bulundu. Bunun üzerine Ethem’in annesi Sayfı Sarısülük, “Senin o ellerin kırılsın” dedi.

SAVUNMA BÜLENT ARINÇ’TAN

Polis memuru A.Ş. savunmasında, “Ben ateş ederken atılan taşlar bana isabet ediyordu. Üç el ateş ettim. Ben ateş ettiğim sırada birinin yaralandığını fark etmedim” dedi.

Sanığın bu savunması Bülent Arınç’ın haziran ayında yaptığı açıklamayı hatırlattı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 24 Haziran’da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Polis Memuru A.Ş.’nin serbest bırakılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada “Polis iki defa havaya ateş etti ancak üçüncüsünde eline taş değmesi sonucu bu olay meydana gelmiş olabilir” demişti.

EMNİYET MÜDÜRLERİYLE TOPLANTI YAPMIŞLAR!

Duruşmada avukatlardan Murat Yılmaz söz alarak sanığa soru soracağını bildirdi. Avukatların “Raporluydun nerede ve ne zaman imzalandın o raporu? Evrakı kim getirdi? Evrakın içeriği hakkında bilgin var mı? Okumadan mı imzaladın?” soruları üzerine A.Ş. “Hatırlamıyorum. İmza atıp atmadığımı da bilmiyorum. Susma hakkımı kullanıyorum” diye yanıt verdi. Avukatlar, ellerindeki belgeyi göstererek, sanığın ertesi gün amirleri ve emniyet müdürleriyle bir araya geldiğini, “A.Ş.’yi aklama toplantısı yapıldığını” ifade ettiler.
Avukatların konuşmaları sırasında savcının ve mahkeme heyetinden bir üyenin uyuması dikkat çekti.

GÖZLER ÜST MAHKEMEDE

Sanık avukatları da salonu provoke etti. Sanık A.Ş’nin avukatlarından Uğur Ceylan adlı avukat, daha önce duruşma da linç girişimleri olduğunu belirterek aileye hakaret etti. Ceylan, “Bizi burada linç edenler suçlu arıyorlarsa aynaya baksınlar” dedi. Bunun üzerine salondakiler tepki gösterdi.

Mahkeme heyeti duruşmaya verdiği 1 saatlik aranın ardından, mahkemenin tarafsızlığı ve adil yargılama hakkı konusunda şüpheler ortaya çıktığı gerekçesiyle davadan çekildiğini
açıkladı.

Üst mahkeme eğer Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebini onaylaması halinde, mahkemeye yeni bir heyet atanacak. Talep reddedilirse yargılama aynı heyetle devam edecek.

‘YARGILAMA DEĞİL TİYATRO’

Duruşmaya ara verilinceye kadar yaklaşık 6 saat boyunca adliye önünde sloganlar atan, polisleri ve AKP’yi protesto eden kitleye, duruşmadan çıkan Sarısülük ailesinin avukatı Kazım Bayraktar açıklama yaptı. Bayraktar, mahkeme heyetinin taleplerinin çoğunu kabul etmediğini belirterek, “SEGBİS yöntemi ile sanık polisin ifadesi alındı. Polis Ş. olduğu söylenen kişi, sorduğumuz birçok soruya ‘hatırlamıyorum’ diye yanıt verdi. Bu davada adil yargılamanın ilkeleri ihlal edilmiştir. Burada olan bir yargılama değil tiyatrodur. Biz sanık polis hak ettiği cezayı buluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

MAHKEME HEYETİ KAÇTI

Duruşma sırasında Ankara Adliyesi önünde de yüzlerce kişi bekleyişini sürdürdü. Polis geçen duruşmada olayların yaşandığı C Kapısı tarafına kimseyi sokmazken, Adliye'nin ana girişi önünde de yoğun önlem alındı. Burada yapılan eylemde sık sık “Ethem’in katili AKP’nin polisi” sloganları atıldı. Avukat Kazım Bayraktar, mahkeme heyetinin adeta kaçtığını söyledi.

Ethem’in öldürülüşünü 2 gün sonra haberlerden öğrendiğini iddia ettiğine dikkat çeken Bayraktar, Ethem’in öldürüldüğü gün tutulan tutanakta A.Ş.'nin de imzasının bulunduğunu kaydetti. Mahkeme heyetinin hukuksuzluk karşısında çekilme kararı verdiğini belirten Bayraktar, mahkeme heyetinin adeta kaçtığını ifade etti.


SAVCI UYUDU!

Savcının duruşma sırasında uyuyakalması davayı takip edenlerin tepkisini çekti.

Twitter'da kullanıcılar bu durumu "Adalet uyuyor" diye yorumladı. Konu hakkında atılan bazı tweet'ler şöyle;

Emrah Aslan: Türkiye'de hukuk eğitiminin zaman kaybı olduğu defalarca kanıtlanıyor. Ethem Sarısülük davasında savcı uyukluyor. Hukuk fakültelerini kapatın.

luca_breitner: ethem sarısülük davasında savcı uyuyor. olacak iş değil lan

Ece Sevim Öztürk: Ethem Sarısülük'ün duruşmasında Ahmet Şahbaz sorgulanırken savcı uyudu. Zaten sonuç belli değil mi sayın savcı, sorgu da boşuna.

Bulut Gu: Savcı mışıl mışıl uyuyo... Adalet uyuyor....

Dağhan Irak: Sefer Abi'den "uyuyan adalet" temalı karikatür bekliyoruz

DURUŞMADA HORLAYAN HAKİME SORUŞTURMA AÇILMIŞTI

Ümraniye Cezaevinde altı kişinin öldüğü ‘Hayata Dönüş Operasyonu’na ilişkin Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen yargılama sırasında uyuyup horlayan Hakim Mehmet Ali Önen hakkında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) soruşturma başlatmıştı. Hakim Önen’i şikayet ederek soruşturma açılmasını sağlayan Avukat Güçlü Sevimli, “Bu dava sekiz yıldır sürüncemede bırakılıyor. Hiçbir talebimimiz kabul edilmiyor. Asıl tepkim bunaydı. Horlama, bardağı taşıran damla oldu” demişti.

URFA'DA PROTESTO

Şanlıurfa’da görülen davayla ilgili çeşitli demokratik kitle örgütlerince kurulan Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri adliye önünde protesto için basın açıklaması yaptı. Grup adına konuşan İnsan Hakları Derneği Başkanı Cemal Babaoğlu, adil bir karar verilmesini beklediklerini ifade ederek, "Yargı hiç kimsenin etkisi altında kalmadan özgür iradesiyle bu dava hakkında karar vermesi gerekiyor" dedi. (HABER MERKEZİ)


SANIK POLİSİN TUTANAK ÇELİŞKİSİ

Öte yandan davada yeni bir ortaya çıktı. Radikal'den Mesut Hasan Benli'nin haberine göre sanık polisin, raporlu göründüğü tarihte ‘Olay Yeri Tutanağı’nda imzasının bulunduğu anlaşıldı. Tutanakta Ethem’in vurulduğu net bir şekilde anlatıldı. Oysa sanık polis savcılık ifadesinde “Olay sırasında bir kişinin yaralandığını iki-üç gün sonra öğrendim” demişti.

Tutanakta şöyle denildi:
“Polis memuru A.Ş'nin uyarı ateşi yaptığı esnada eylemci grup tarafında yakın mesafede atılan çok sayıda taş kendisine isabet etmiştir. Bu esnada saldırgan grubun arasında bulunan Ethem Sarısülük’ün yere düştüğü ve devamında ambulansla hastaneye gönderildiği gözlemlenmiştir.”
Sarısülük ailesi, olay tutanağında imzası olan polis amirleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. A.Ş'ye talimat veren polis amirleri hakkında da dava açılması talep edilmişti. Ancak savcılık soruşturmada amirler hakkında takipsizlik kararı verdi. Ailenin avukatları takipsizlik kararına itiraz etti. İtirazı görüşen Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi de savcılığın verdiği takipsizlik kararını hukuka uygun bularak yapılan itirazı reddetti. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net